Ah Şu Kurallar

çocuğunu eğiten anne

Çok büyük bir tartışma konusudur: Kurallar olmalı mı? Olmamalı mı? Ne kadarı gereklidir? Ne kadarı gereksizdir? Bana göre, bu durum kuralı nasıl değerlendirdiğinize bağlı… Bazı yetişkinlere göre kural evde ya da okulda, nerede olursa olsun çocuğu sessiz kılmak ve yetişkinleri rahat ettirmek için var. Kimine göre de son derece çağ dışı… Oysa ki kural dediğimiz şey, aslında ne zorlayıcı ne de bu denli büyütülmesi gereken bir şey. Kural, bilinenin tam tersine çocuğun doğasına uygun, hatta doğasında var. Çocuk kural sever çünkü onun planlayamadığı ve içinden çıkamadığı sorunlar ona hazır sunulan kurallar sayesinde farkında olmadan çözer. Bu durum Ona güven verir. Ancak kuralsız bir çatışma ortamı onu rahatsız eder.

Burada önem kazanan tek şey var, o da kuralın amacı ve ölçüsü. Eğer bir kural net ve anlaşılır ise ve sorun çözme becerisini geliştirmeye yönelikse işe yarar. Eğer kural, çocuğu zorluyor ve düşünme becerisini sınırlandırıyorsa sadece yetişkinin kendisini tatmin etme duygusunu besler. Demek ki kuralın hangi amaca yönelik olduğu çok önemli…

Bir de ölçü var tabii… Sıkıcı ve boğucu birçok söz ve davranış biçimi ‘kural’ diye adlandırılıp bir de yazılı hale getirilir. Hangi çocuk onları okur ve uymaya çalışır ki? Çocuğun dünyasında olmayan ve dünyasına yapay olarak sokulmaya çalışılan her klişe ‘kural’ adı altında empoze edilir ve işe yaraması beklenir. Halbuki doğru davranış biçimi oluşturulmaya çalışılıyorsa kuralın öncelikle çocuk tarafından içselleştirilebilecek kadar inandırıcı  olması gerekir. Çocuk neyi niçin yaptığını bilmelidir. Çocuk kendisi ve başkaları için faydalı olana zaten ister istemez yönelecektir.

Bu yüzden, lütfen çocuklarımıza anlamsız normlarımızı dayatmak yerine onları iyi ve doğru olana yöneltebilen uygulama şekilleri örneklendirelim ve   bu örnekleri onların yaşamlarına sokalım.