Çocuğum Okula Hazır Mı?

Bir okul döneminin daha sonuna geldik. Artık öğrenciler için yaz tatili ve dinlenme zamanı. Peki ya yeni okul dönemi? Her yıl olduğu gibi bu yıl da yeni öğrenci adayları yeni okullarıyla buluşacaklar. Peki, sizce çocuğunuz okula hazır mı? Bu kritik sorunun cevabını Psikolog Berk Omay kaleme aldı. İşte satırlara yansıyanlar…

Anne babalara öncelikli önerim, çocuklar okul zamanında ders çalışsınlar ama tatili de tatil gibi yaşasınlar. Sosyalleşsinler, arkadaşlarıyla oynasınlar, dışarı çıksınlar, dinlensinler, uyusunlar. Her şey yerinde ve zamanında güzel. Şimdi tatilin tadını çıkarma zamanı. Çocuklarınızı yazın ders tekrarına zorlamayın. Ancak asıl kritik dönem bu sene okula yeni başlayacak olan öğrencilerimiz için. Bu yazım da onların ebeveynlerini erken uyarılarımı içeriyor. Bu yaz ebeveynlerin çocuklarını okula hazırlık için değerlendirmeleri için son derece önemli bir süreç.

Okula hazır oluş kavramı hem zihinsel hem de duygusal olarak bir çocuğun okul ve okul hayatına olan adaptasyonunu içeren bir kavramdır. Zihinsel hazır oluş çocuğun akademik becerilerinin kazanımına ne kadar hazır olduğunu ifade ederken, duygusal hazır oluş; anneden ayrılma, okul kurallarına uyum sağlama becerisine, sosyal becerilere, yanında ebeveyn olmadan da çocuğun kendini ve davranışlarını kontrol edebilmesine kadar geniş bir hazır oluşluğu içerir. Bu hazır oluşluğu ölçmek için Metropolitan Okul Olgunluğu testi hali hazırda kullanılmakta. Ancak okul başarısını yordamak ve çocukla ilgili diğer testlerden çok daha ayrıntılı bilgi almak için adını sıkça duymaya başladığımız CAS (Cognitive Assesment System) kullandığım yöntemler arasında bulunmakta. Metropolitan testi 5-6 yaş düzeyine uygulanır ve alınan puana göre çocuğun okula hazır olup olmadığını belirler. Genellikle 25-30 dakika sürer. Benim uygulamayı daha çok tercih ettiğim CAS ise 5-17 yaş arası çocuğun okul başarısını yordamasının yanı sıra çocuğunuzdaki çeşitli nörolojik sorunlarla, öğrenme problemleri, hiperaktivite ile ilgili ayrıntılı bilgi veren bir testtir. Yaklaşık 1-1 buçuk saat sürer. Çocuğun güçlü olduğu ve zayıf olduğu alanlarla ilgili ayrıntılı bir zihin haritası çıkarıp neler yapılması gerektiği ile ilgili bilgiler verir. Bu yüzden görünürde hiçbir sorun olmasa bile mutlaka bu testin uygulanmasını öneriyorum.

Çoğu çocuk okula ilk başladığında ilk 2 hafta okula adaptasyon sürecini yaşar. Bu dönemde zorlanabilir, okula gitmek istemeyebilir hatta ağlayabilir. Ancak bu süreç aşılmasına rağmen çocukta hala bir sakinleşme görülmüyorsa o zaman bazı sorunların mevcut olduğunu anlarız ve bir uzmana başvurulması gerekebilir. Çocuğun okul ile ilgili olan uyum sorunlarının önemli bir kısmını anneden ayrılma problemleri oluşturmaktadır. Ayrılma anksiyetesi adı verdiğimiz bu problem çocukta tek başına kaldığı zaman yoğun kaygıya, ağlama nöbetlerine, okula gitmek istememeye sebebiyet verir. Çocuk bir türlü sakinleşemez. Ayrılma anksiyetesi çocuğun anneye bağlanmasıyla ilgili problemlerden ve anne-baba tutumlarından kaynaklanabileceği gibi bazı travmatik yaşantılar da bu süreci yaşatabilir. Özellikle aile içerisinde sınır çizilmemiş, kural algısı verilmemiş olan çocuklarda da okula uyum problemlerinin baş gösterdiğini biliyoruz. Okul, eve göre çok daha sınırlandırılmış, daha katı ve grupla hareket etmeyi gerektiren bir ortam. Çocuk sıkılsa da davranışlarını bastırıp ayağa kalkmamayı, arkadaşlarıyla konuşmamayı ve düzeni bozmamayı başarabilmek zorundadır. Bu yüzden de ailede kuralsız yetişme çocuğun okuldan uzak durmayı tercih etmesine sebebiyet verebilir.

Okula hazır oluş süreci için anaokulları da son derece değerlidir. Çocuk anaokulunda ilk defa anneden ayrı bir zaman geçirir, kurallarla tanışır, grup halinde hareket etmeyi, arkadaşlarla oyun oynamayı, rekabet etmeyi, sosyal iletişimi, kendine yetebilmeyi öğrenir. Bu sayede ilkokula başladığında hali hazırda sisteme alışık olduğundan daha az zorluk çeker

Yaz ve tatil dönemleri genellikle daha rahat geçtiği için aileler çocuklarıyla ilgili olan problemleri bir süreliğine görmezden gelip erteleyebiliyorlar. Ancak problemlerin bekletilmesi veya yaz ve tatil dönemlerinde hafiflemesi sorunların ortadan kalktığını veya biteceğini gösteren işaretler asla değildir. Yoğunluğun ve temponun arttığı anlarda daha da şiddetlenerek devam edebilir. Bu yüzden aileler çocuklarını iyi gözlemlemeli ve bu yaz döneminde okula hazır oluş sürecinin anlaşılması ve varsa problemlerin çözülmeye başlanması adına mutlaka bir uzmana başvurmaları önemlidir.

Kısacası gözle görünür bir problem olsa da olmasa da bu sene okula yeni başlayacak olan çocuklar için değerlendirme ve problemlerin erkenden ortaya çıkarılması alınacak yol bakımından ve problemlerin daha büyümemesi açısından son derece kritiktir.