Çocuğunuza Sınır Koyun!

 

İtiraf edin, ‘sınır koymak’ lafı sizi de ürküttü değil mi? Gündelik yaşam içinde yaşadıklarımız ve yaşamak istediklerimiz çeliştikçe çeşitli konularda kendimize dahi sınır koymakta zorlanan biz anne babalar, bir de kalkmış bunu çocuklarımız için yapmayı planlıyoruz. Ama durum sandığınız kadar ürkütücü değil aslında. Hatta neredeyse ılımlı bir yaklaşım biçimi sözettiğimiz…

Uzmanlar sınır koymayı özetle; çocuğun kendisini emniyette hissederek hareket edebileceği alanı belirleyen yardımcı ve yol gösterici işaretleri çocuğa sunmak olarak tanımlıyorlar. Çocukların ve ergenlik çağındaki gençlerin tanımları açık, net sınırlara ihtiyaç duyduğunu belirten uzmanlar onlardan ne beklendiğini, diğer insanlarla birlikteyken durdukları yeri, ne kadar ileri gidebileceklerini ve ileri gittiklerinde neler olabileceğini bilmek istediklerine dikkat çekiyor.

Neden Sınır Koymakta Zorlanıyoruz?

Birçok anne baba için çocuğun bitmek bilmeyen taleplerine “hayır” diyebilmek çok zordur. Bazı ebeveynler hiç direnmeden her isteği yerine getirmeye çalışırken bazıları da direnmeye çalışır ancak çocuklarının ağlamalarına, bağırmalarına dayanamadıklarından, özellikle sosyal bir ortamda böyle bir durum yaşanıyorsa, pes ederler. Sonuçta çocuklar öyle ya da böyle istediklerini elde ederler.

Çocuktan beklenilen davranışların neler olduğu açık bir şekilde konuşulması gerektiğini belirten uzmanlar, çocukların sınırları zorladığında onlarla göz kontağı kurulmasının gerekliliğine dikkat çekiyorlar. Bununla beraber çocuğu eleştirmeden ve düzeltmeden kendisi hakkında konuşmasına fırsat verilmesi ve değiştirilmesi uygun görülen davranışın değişmesi için neler yapılabileceğinin çocukla beraber düşünülmesi ve kurallar üzerinde anlaşılması önem taşıyor. Ve işte birkaç altın kural da bizden size;

  • Anne-babanın kararlı olması, görüş birliğine varması yani tek ağız olması en önemlisidir.
  • Hangi yaşta olursa olsun çocuğun bulunduğu yaş döneminin özelliklerini bilmek, yaşına uygun davranışlar beklemek gerekmektedir.
  • Gerçekten gerekli değilse ve çocuk inatçı davranıyorsa ebeveyn hayır demelidir.
  • Uzun nasihatlerden kaçınmalı ve güç kavgasına girilmemelidir.
  • Verilen mahrum etme cezasının yapılan yanlış davranışı ile alakalı olduğunu bilmesi gerekmektedir.
  • Yaşla birlikte beklenilen davranışların değişiklik göstermesi sonucu sınırları da yeniden oluşturmak sınır koymada dikkat edilmesi gereken önemli konulardır.