Çocuğunuzun Hayallerini Engellemeyin!

 

Çocuklarımız bizim herşeyimiz. Onlar için hep en iyisini istiyor, harika bir gelecek hayal ediyoruz. Sıklıkla onların gelecekteki meslekleri ile ilgili temennilerde bulunuyoruz. Peki, çocuklara gelecekleriyle ilgili rol biçerken ne kadar adil davranıyoruz? Uzman Psikolog Ayşen Kayahan’a, ebeveynlere çocuklarına yaptıkları kariyer yönlendirmeleri konusunda tavsiyelerini sorduk…

 

Uzman Psikolog Ayşen Kayahan ebeveynlerin çocuklarını yetiştirirken özellikle kariyer seçimleri konusunda yapmamaları gereken önemli noktalara dikkat çekiyor. “Ebeveyn olarak, ister istemez çocuğumuz için ‘iyi bir gelecek’ hayal ederiz. Bu istek son derece doğaldır. Ancak ‘iyi bir gelecek’ kavramının kendisi hem kişilere göre değişmekte hem birçok belirsizlik içermektedir” diyen Ayşen Kayahan, “Birçok ebeveynin çocukları için öngördükleri gelecek, kendilerinin isteyip gerçekleştiremedikleri hayallerden oluşur. Kendi hayallerini çocuğunun gerçeğe dönüştürmesini istemek doğal bir arzudur. Ancak bu eğilim, çoğunlukla çocuğun kişiliğini göz ardı etmeye varabilen bir dayatmaya dönüşebilir. Böylelikle çocuğu için ‘İyi bir gelecek’ planı yapmak, ebeveynlerin hırslarının bir uzantısı haline gelebilir. Bu durum, fark edilmeden, iyi niyetlerle bezenmiş bir baskıya dönüşebilir. Çocuğa olumlu olduğunu düşündüğümüz hedefler sunmakla bu hedefleri gerçekleştirmesi yönünde baskı uygulamak arasındaki çizgi sandığımızdan incedir” diyor.

Hayaller toplumsal gerçeklerle örtüşmeli

Çocuk için kurulan gelecek hayalinin, zamanın ihtiyaç ve toplumsal eğilimlere göre şekillendiğini unutmamak gerektiğine değinen Ayşen Kayahan, “İyi gelecek olarak kabul ettiğimiz hedeflerin, ‘makbul meslekler’ olarak varsaydığımız edinimlerin, tamamen kendi özgür irademizin ürünü olmadığını, her dönemin modalarına göre bizi saran bazı değerler tarafından yönlendirildiğini bilmemizde yarar vardır. Hatta popüler kültürdeki bazı ürünlerin belli eğilimleri tetiklediği, belli meslekleri moda haline getirebildiğini bile söyleyebiliriz. Meslek seçmek bir hayat tarzı seçmek anlamına gelir. Birçok çalışkan ve yüksek not ortalamasına sahip öğrencinin, yalnızca bu özelliğinden ötürü tıp veya bilgisayar mühendisliği alanına yönelmesi için ailesi ve öğretmenleri tarafından baskı gördüğünü biliyoruz. Oysa meslek tercihi, çoğunlukla, çocuğun geri kalan bütün hayatını derinden etkileyecek bir seçimdir. Makbul meslekler olarak görülen alanlar, maddi kazanç vaat eden ve sosyal statüsü yüksek olarak kabul edilen uzmanlıklardır. Bir çocuğun zihinsel becerileri, yetenek alanları, kişilik özellikleri her zaman makbul kabul edilen ve ebeveynlerinin onu yönelttikleri uzmanlık için uygun olamayabilir. Her bireyin özgül bir varoluş birimi olduğunu hatırlarsak, insanın kendi yetenekleri ve kişilik özellikleriyle uyumlu mesleklere ve hayat tercihlerine yönlendirilmelerinin önemi ortaya çıkar” dedi.

Doğru meslek mutlu insan

Türkiye’de, çoğu zaman ne okulda ne aile içinde çocuğun kişisel beceri ve eğilimleri dikkate alınarak bir yönlendirme yapılmadığı için, makbul sayılan mesleklerin eğitimini almış ama sürdürdüğü hayat tarzında mutsuz olan birçok bireye rastlayabildiğimize dikkat çeken Ayşen Kayahan, “Meslek yalnızca iş değil, yaşamı da bir kalıba sokar. Ebeveynlerin, gelecekte mutsuz olacak bireyler yetiştirmemek için çocuklarının yetenek, eğilim ve kişilik özelliklerini bilmeleri ve buna göre yönlendirme yapmaları gerekir. Mesleğin geliri kuşkusuz önem arz eder. Ancak, meslek tercihi kişiye mutluluk verecek bir hayat sunmuyorsa, maddi boyut, birinci derecede önemli değildir. Diğer yandan, mesleki seçimleri, kişilik özellikleriyle uyumlu olan bireylerin, kendi alanlarında maddi anlamda da tatminkâr bir düzeyi yakalamaları son derece mümkündür. Kariyer, toplumsal olarak önceden belirlenmiş ve garantilenmiş bir kalıp değil, her bireyin yetenek, eğilim, ilgi ve kişilik özelliklerine göre şekillenen bir hayat güzergâhıdır” dedi.

“Çocuk için kariyer planı, ne onu baskılayarak ne de seçimi tamamen onun deneyimsiz isteğine bırakarak yapılabilir” diyen Kayahan, “Asıl önemli olanın, çocuğu onun zihinsel kapasitesine, yeteneklerine, ilgi alanlarına ve kişilik özelliklerine uygun bir mesleğe yönlendirmek olduğunu unutmamalıyız. Çocuğumuz için ‘iyi bir gelecek’ onun mutlu olabileceği bir gelecektir. Doğru seçimler de mutluluğumuzun anahtarıdır. Çocuğumuzun kişiliğini ve yeteneklerini iyi tanımalı, bu yönde ona doğru tercihler yapmasında yardımcı olmalıyız. Moda, makbul ya da bizim hayallerimizden ibaret olan kariyer tercihleri, onu yalnızca mutsuz edecektir” açıklamasını yapıyor.