Gebeliğin Son Üç Ayı

Hamilelik, 38-40 hafta süren bir yolculuk… Bebek doğmaya hazır hale gelene kadar hem annede, hem de bebeğin kendisinde pek çok değişim meydana gelir. Bu değişimleri sınıflandırabilmek için gebelik 3 dönemde incelenir ve bu dönemlerin her birine “trimestr” adı verilir.
“Birinci Trimestr” ilk 12 haftayı içerir.
“Ikinci Trimestr” 13-27. haftayı içerir.
“Üçüncü Trimestr” 28-40. haftayı içerir.

Daha önce birinci ve ikinci trimestrları konuşmuştuk, artık gebeliğin sonuna geldik. Bu yazıda gebeliğin son üç ayında annede ve bebekte oluşan değişimleri konuşalım.

Yedinci ayın sonunda bebeğin üzerinde yağ birikmeye başlar. Bebek parmağını emebilir., hıçkırabilir, ağlayabilir. Ağrı, ışık, ses gibi uyaranlara yanıt verebilir. Artık 2 kiloluk bebek rahmi doldurmaktadır.

Sekizinci ayın sonunda bebek yaklaşık olarak 45 cm boyunda ve 2,5 kg ağrılığındadır. Bu dönemde özellikle beyin olmak üzere büyüme çok hızlıdır ve bebek görüp duyabilir. Sistemlerin çoğu iyi gelişmiştir ama akciğerler hala tam olgunlaşmamış olabilir.

Dokuzuncu ayda artık her an olabilecek doğum için son hazırlıklar yapılmaktadır. Leğen kemiğinin içine gelen kısmı yerleşmiş olan bebek daha az hareketlidir.

Bedensel ve duygusal değişiklikler

  • Bebeğin hareketlerinde artış ve güçlenme
  • Giderek koyulaşan beyazımsı vajinal akıntı (lökore)
  • Kasık ağrıları
  • Kabızlık, basur (hemoroid)
  • Mide yanması, hazımsızlık, gaz, geğirti
  • Zaman zaman baş ağrısı, baş dönmesi, bayılacak gibi olma
  • Burun tıkanıklığı, burun kanaması, kulaklarda tıkanıklık
  • Diş eti kanaması
  • Bacak krampları, bel ve sırt ağrıları
  • Ayaklarda ve ayak bileklerinde hafif şişmeler
  • Bacaklarda varisler
  • Karın cildinde kaşıntı
  • Nefes darlığı
  • Uykuya dalmada güçlük
  • Dağınık genelde sancısız rahim kasılmaları (braxton-hicks kasılmaları)
  • Büyümüş memelerden sızan kolostrum

Bel ve sırt ağrıları

Genellikle hareketsiz olan kasık bölgesi eklemleri, doğumda bebeğin geçişini kolaylaştırmak amacıyla gebelik boyunca gevşemeye başlar, karnın büyümesiyle de vücudun dengesi bozulur sonuçta beldeki yay şekli daha da belirgin hale gelir, sırt kasları gerilir ve ağrı oluşur. Bu ağrıları azaltmak için;

  • Kilo artışı önerilen sınırlar içinde tutulmalı.
  • Çok yüksek topuklu veya çok düz ayakkabılar giyilmemeli.
  • Ağır yükler kaldırılırken; dizler bükülüp sırt bükülmeden, ağırlık belle değil bacak ve kollar kullanılarak kaldırılmalı.
  • Çok uzun süre ayakta durulmamalı. Ayakta dururken bir ayağın altına küçük bir tabure konularak diz bükülmeli.
  • Otururken yavaş oturmalı. İçine çökmeyen, sert döşemeli, düzgün arkalıklı, kollarıyla yeterli destek sağlayan bir sandalye tercih edilmeli. Ayak ayak üstüne atılmamalı.
  • Çok uzun süre oturmak yanlış oturmak kadar sakıncalıdır. Bir saatten fazla oturulmamalı.
  • Karın kaslarını güçlendirecek hafif egzersizler yapılabilir.

Ayak sorunları

Ayaklar bildiğimiz anlamda büyümezler ama genişleyebilirler. Gebeliğe bağlı normal sıvı artışının yol açtığı ödem vardır. Doğumda kalçayı esnek hale getirip doğuma hazırlayan relaksin denilen hormon bütün eklemler gibi ayak eklemlerini de esnekleştirip genişletir. Doğumla beraber bu etkilerin hepsi kaybolacak olmasına rağmen ayaklar ömür boyu bir numara büyük kalabilir.

Ayaklardaki ve ayak bileklerinde hafif ödem beden sıvılarındaki normal ve gerekli bir artışa bağlıdır. Sıcak havalarda, günün sonunda veya uzun süre oturduktan yada ayakta durduktan sonra ödem gelişmesi oldukça sıktır. Bacakları yükseğe kaldırmak, sol yana yatmak, rahat ayakkabı ve terlikler giymek rahatsızlığı azaltabilir. Günde en az 2-3 litre sıvı alarak atık maddelerden kurtulmak gerekir. Paradoks bir şekilde birçok kadında daha fazla sıvı almak sıvı tutulmasını engeller.

Bacak krampları

Genellikle gece gelen bu ağrılı kasılmalar ikinci ve üçüncü üç aydaki gebe kadınlarda çok sıktır. Kramp girdiğinde bacağı gerip, ayak bileği ve ayak parmaklarını yukarı kaldırmak ağrıyı azaltacaktır. Her gece yatmadan önce bu hareketi birkaç kez tekrarlamak krampları önleyebilir. Soğuk bir yüzeye basmak da işe yarar.

Hızlı uzayan saç ve tırnaklar

Gebelik sırasında salgınan hormonlar metabolizmayı ve dolaşımı hızlandırır, deri hücrelerinin beslenmesini artırır. Bu artış tırnaklar ve saçın hızlı uzamasına sebep olur. Aynı zamanda önceden olmayan yerlerde kıllanma da görülebilir. Bu fazla kıllanmalar doğumdan sonraki 6 ay içinde kaybolur.

Derideki renk değişiklikleri

Gebelik hormonlarının etkisiyle meme uçlarının etrafındaki kahverengi halka koyulaşır. Daha önce varlığı dahi fark edilmeyen göbek deliğinden aşağıya doğru uzanan beyaz çizgi kahverengiye döner. Bazı kadınlarda yanaklar, burun ve alında maskeyi andıran renk değişiklikleri olur. Kloazma denilen bu renk değişiklikleri doğumdan sonra kaybolur. Güneş bu renk değişikliklerini şiddetlendirir. Dışarıya çıkarken 15 veya daha fazla koruma faktörü içeren kremler kullanılmalıdır.

Diş sorunları

Dişetleri aynı burun içindeki mukoza gibi şişer, iltihaplanabilir ve her fırçalamada kolayca kayabilir hale gelir. Dişlerde çürükten şüpheleniliyorsa mutlaka diş hekimine başvurup tıbbi bakım alınmalıdır. Çünkü çok kötü çürük bir diş tüm vücuda yayılan bir enfeksiyon kaynağı olabilir. Diş ve dişeti sorunlarından korunmak için;

  • Gebelik boyunca en az bir defa dişler kontrol ettirilmeli
  • Özellikle öğün aralarında olmak üzere beyaz şeker kullanılmamalı, c vitamini içeren besinler tüketilmeli.
  • Günlük yeterli miktarda kalsiyum alınmalı
  • Dişler düzenli fırçalanmalı
  • Ağız içindeki bakteri miktarını azaltmak için dişler fırçalanırken dilin üzeri de fırçalanmalı.

Ellerde ağrı ve uyuşukluk

Uyuşukluk başparmak, işaret parmağı ve orta parmağın tamamını, yüzük parmağının yarısını kapsıyorsa olasılıkla karpal tünel sendromudur. Parmakların duyusunu sağlayan sinirin geçtiği bilekteki karpal tünel gebelik sırasında şişip ve sinire baskı yapması sonucu uyuşukluk, sızlama, yanma ve ağrı ortaya çıkar. Bu belirtiler geceleri daha şiddetli olabilir. Bileklik takmak ve her gün B6 vitamini almak yararlı olabilir.

Gebelikte cinsel ilişki

Gebelik öncesi cinsel istek ve beklentiler kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Gebelik sırasında da çiftten çifte değişkenlik gösterse de genellikle ilk üç ayda cinsel istekte azalma, ikinci üç ayda artma, üçüncü üç ayda yine azalma gözlenir. Bazı durumlarda cinsel ilişkinin sınırlandırılması gerekir.

  • Herhangi bir anda beklenmeyen bir kanama olması
  • Düşük tehlikesi ve daha önceki gebelikte ilk üç ayda düşük veya düşük tehlikesi hikayesi olması
  • Erken doğum tehlikesi ve daha önceki gebelikte erken doğum hikayesi olması
  • Su kesesinin yırtılması
  • Plasentanın rahim ağzına yerleşmesi
  • Çoğul gebeliklerde son üç ay

Braxton-Hicks kasılmaları

Gebeliğin 20. Haftasından sonra başlayan doğum provası niteliğinde kasılmalardır. Bunlar genellikle ağrısız sıkışmalar şeklinde hissedilir.

Doğum sancısı

Özellikle yaşamında önemli bir acı çekmemiş olanlar için bilinmeyen bu durumdan duyulan bu korku çok gerçek ve çok da normaldir. Bu korku ne yazık ki etraftakilerin anlattığı dehşet öyküleriyle iyice beslenir. Doğum sancısı ne kadar şiddetli olursa olsun bir zaman sınırı vardır. Kimse sonsuza dek doğum odasında kalmaz. İlk bebekte doğum süresi 12-14 saattir, bu saatlerin yalnızca birkaçı çok rahatsız edecektir. Birçok doktor doğumun 24 saatten uzun sürmesine izin vermez, yeterince ilerleme kaydedilmemişse sezaryene dönerler. Bu sancılar kesin olarak olumlu bir amaca hizmet etmektedir. Kasılmalar giderek rahim ağzını inceltir ve açar, her kasılma bebeğin doğumunu yaklaştırır.