Geleneksel Eğitimin Uzağında; Montessori

 

Çocukların zihinsel gelişimi için ilk altı yıl çok önemli. Bilinçsiz öğrenmenin bilinçli öğrenme seviyesine geçtiği bu dönem geri dönüşü olmayan özel bir süreç. Öyle ki, çocuklar hayatlarının hiçbir evresinde bu derece öğrenmeye açık ve istekli olmayacaklar…

Montessori eğitim metodu İtalya’nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü olan Maria Montessori (1870-1952) tarafından yüzyılın başlarında geliştirilen özel bir pedagoji yöntemidir. Çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine uygun olan bu yöntemin temelinde eğitimin her çocuğa özel programlanması ve uygulanması yatar.

Casa dei Bambini

Maria Montessori 6 Ocak 1907’de ilk çocuk evi olan Casa dei Bambini’yi kurar. Bu evde öncelikle çocukların nelerden hoşlandıklarını ve nelerden hoşlanmadıklarını saptar. Çocukların; ödüllerden, cezalardan, yetişkin tarafından programlanmış eğitimden, oyuncaklardan, şekerlemelerden, öğretmen masasından ve toplu derslerden hoşlanmadıklarını, buna karşın özgür seçimden, hatalarını kendilerinin denetiminden,  hareket etmekten, sessizlikten, sosyal ilişkilerini kendileri tarafından kurulmasından, çevrenin düzenli ve temiz olmasından, özgür faaliyete dayalı bir disiplinden, kitapsız okuma ve yazmadan ve alıştırmaların tekrarından hoşlandıklarını gözlemler ve Montessori eğitim sistemini çocuktan yola çıkarak kurar.

Montessori sistemi başka eğitim sistemleriyle karşılaştırıldığında çocuklara sağlanan olanaklar sayesinde, kendi seçimlerinin eğitimcinin onları isteklendirmesinin yerine geçtiği kendi eylemleri sonucu hataların denetlenebildiği bir eğitim sistemidir. Temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durmaktadır. Montessori’nin temel taşlarından birisi hazırlanmış çevredir. Çocuklar hazırlanmış çevredeki Montessori materyallerinden, bireysel ilgi ve eğilimine göre bağımsız olarak seçim yaparlar. Montessori okullarında çocuklar, istedikleri materyalle, istedikleri zaman, istedikleri yerde calışırlar. Çocuklara istedikleri kadar tekrar etme imkanı sunulur. Erken öğrenen yeni bir çalışmaya geçebilecektir, çünkü öğrenmede herkesin farklı bir ritmi vardır. Materyallerdeki hata kontrolü çocuğun kendi hatasını bulmasıyla gerçekleşir. Başka birinden uyarıya, onaya ve düzeltmeye gerek kalmaz. Kendi kendisini düzeltmesine olanak sağlar. Böylece yetişkinden bağımsızlaşmak doğal olarak gerçekleşir. Montessori okullarında çocuklar, istedikleri materyalle, istedikleri zaman, istedikleri yerde calışırlar. Dolayısıyla Montessori yönteminin özü, çocuğa önceden hazırlanmış bir çevrede kendi kendini geliştirebileceği şekilde hareket ve faaliyet özgürlüğü tanımayı amaçlayan, kendi kendine oluşan ve gelişen bir yöntem ve sistem anlayışıdır.

Her Çocuğun Seçim Özgürlüğü Vardır

  • Çocuk çalışmayı bitirmeye zorlanmaz. Kesintisiz çalışma döngüsü vardır.  Doyuma ulaştığında kendi öğrenme döngüsünü tamamlar.
  • Yapılan hata öğretmenler tarafından gösterilmez, materyaller hata kontrolü içerdiği için çocuklar tarafından öğrenilir.
  • Kendi çalışmasını kendi seçen çocuk, mükemmelleşmek için kendi içgüdüsüyle tekrar yapar.


Her Çocuğun Hareket Özgürlüğü Vardır

  • Montessori öğrencileri aktiflerdir, dilediklerince hareket ederler.
  • Planlanmış çevre öz disiplin sağlar. Ne istediğini bilerek hareket eden çocuk  disiplinli davranır.
  • Hareket etmek çocuğun büyümesi için en önemli ihtiyaçtır. Bu sayede çocuğun hem zihni, hem beden kontrolü gelişir.

Montessori çocuğa ne kazandırır?

  • Çocuk, kendi bireysel beceri ve ilgi alanlarında kendi hızıyla gelişir.
  • Dikkatini yoğunlaştırmayı öğrenir.
  • Üretkenleşir.
  • Çalışma isteğini ve zevkini geliştirir.
  • Toplumsallaşır.
  • Özgüvenini ve sorumluluk duygusunu geliştirir.
  • Disiplini içselleştirir.
  • Bir problemi nasıl tanımlayacağını ve onu çözmek için nasıl çalışılacağını öğrenir.
  • Kendisine ve başkalarına karşı saygı duyar.

 


Warning: A non-numeric value encountered in /home3/wab66g0abgcu/public_html/wp-content/themes/Newspaper/includes/wp_booster/td_block.php on line 352