Hamilelik Bulantısına Nasıl ‘Dur’ Deriz?

 

Halk arasında ‘sabah hastalığı’ olarak anılan sabah bulantıları hamileliğin ilk üç ayında pek çok anne adayının kabusudur. Şiddeti ve süresi kadından kadına değişen bulantının bebeğe hiçbir zararı olmamakla birlikte, anne adayının yaşam kalitesini oldukça düşürür. Ancak alınacak bazı önlemlerle hamilelikte bulantı ve kusmayı azaltmak mümkündür…

Hamile kadınların büyük çoğunluğu genellikle 1. trimesterde (ilk 3 ay) sabah bulantısı problemi yaşar. Son derece yaygın olan bu durumun çoğunlukla yükselen hormon değerleri, tansiyonda dalgalanmalar ve karbonhidrat metabolizmasındaki değişiklikler nedeniyle meydana geldiği düşünülebilir. Gebelikte mide bulantısının ortaya çıkma nedenleri günümüzde hala gizemini korumakla birlikte bu durumun altında fiziksel ve metabolizma ile ilgili faktörlerin yattığı sanılmaktadır. Bu faktörler ise özetle şu şekilde sıralanabilir:

  • Hamileliğin tetiklediği büyük fiziksel ve kimyasal değişimler
  • Östrojen dahil olmak üzere yükselen hormon seviyeleri
  • Beslenmenin yeterince B6 vitamini içermemesi
  • Değişen karbonhidrat metabolizması
  • Tansiyon değerlerindeki dalgalanmalar, özellikle düşük tansiyon

Sabah bulantısı tipik olarak en şiddetli sabah saatlerinde ortaya çıkar ancak  günün herhangi bir saatinde, sabah ya da akşam ortaya çıktığı da görülebilmektedir.

Bazı kadınlarda sadece bulantı şikayeti görülürken bazılarında bulantılara kusma da eşlik eder. Çoğunlukla gebelikteki bulantı ne anne adayına ne de doğacak bebeğe zarar vermemekle birlikte kilo ve su kaybına yol açan, gün içinde birçok kez kusmaya neden olan bulantılar zamanında tıbbi müdahale gerektirir.

Ne kadar Sürer?

Gebelikte bulantılar genellikle hamileliğin 6. haftasından itibaren başlar, 9. hafta yakınlarında şiddetlenir ve genellikle 3. aydan sonra sonlanır. Bulantı bir kez başladığında 1 ila 4 saat arasında bir süre devam edebilir. Nadir olmakla birlikte

gebelik sürecinde 20. haftaya dek hatta belki de tüm hamilelik boyunca bulantı şikayeti devam eden kadınlar da vardır. Mol gebeliği veya çoğul gebelik gibi plasenta hacminin arttığı durumlarda da bulantı-kusma oldukça sık görülür. Burada dikkat edilmesi gereken kritik nokta şudur: Hamileliğin 9. haftasından sonra ilk kez bulantı ve kusma ortaya çıkmış, baş ağrısı, ateş veya ağrı benzeri şikayetler görülmeye başlamışsa doktora başvurulması gerekir. Bu belirtiler normal gebelik bulantılarından başka bir probleme işaret ediyor olabilir.

Sabah bulantıları gebeliğin erken dönemlerinde başlar ve oldukça yaygın bir şikayet olduğu için sıklıkla hekimler tarafından çok önemsenmez. Bazen de anne adayları, tedavide kullanılan ilaçların güvenirliğinden endişe duyduklarından, tedaviyi reddeder. Oysa bulantı ve kusmalar başladıktan sonra belirtileri kontrol etmek güçleşir. Erken dönemde  uygulanan tedavi daha ciddi komplikasyonların ortaya çıkışını  (hastanede yatmak gibi) önleyebilir. Hafif olgularda diyet ve yaşam tarzını değiştirerek çözüm bulmak mümkündür, daha ciddi vakalarda ise etkili ve güvenilir tedavi seçenekleri bulunabilir.

Bebeğe Etkileri…

Bazı kadınlar bulantı sonucu kusmanın doğacak bebeğe zarar vereceğinden endişe ederler. Kusma ve öğürme karın kaslarını gerebilir, bölgesel ağrı ve acıya neden olabilir. Ancak kusma sırasında yaşanan bu tip fiziksel belirtilerin bebeğe bir zararı olmayacaktır. Ceninin, su kesesi (amniyon sıvısı) içinde mükemmel bir biçimde koruma altında olduğu unutulmamalıdır. Yapılan bazı çalışmalar, normal kabul edilen şiddetteki bulantıların, düşük yapma riskinin azaldığı anlamına geldiğini göstermiştir. Ancak vücudun susuz kalmasına ve kilo kaybına neden olan şiddetli bulantılar bebeğin yeterince beslenememesine neden olarak düşük kiloda doğmasına yol açabilir. Eğer bir türlü sonu gelmeyen bulantı ve kusma şikayetiniz varsa doktorunuzla konuyu mutlaka görüşmelisiniz.

Hamilelikte Bulantı ve Kusmayı Azaltacak Yöntemler:

  • Yatmadan önce ya da sabah kalktığınızda, birkaç parça kraker, sade kızarmış ekmek ya da sade bisküvi yiyebilirsiniz.
  • 2 saatte bir küçük öğünlerle beslenmeye çalışın, aç kalmayın. Boş mide bulantıyı tetikler. Son küçük öğün gece yatmadan olmalı ki sabah uyandığınızda mideniz bulanmasın.
  • Yiyecekleri yavaş ve iyi çiğneyin.
  • Sıcaktan çok soğuk yemeklere yönelin. Sıcak yemekler daha çok koku yayar ve bu kokular da midenizi kaldırabilir.
  • Kızarmış, yağlı yiyecekler yemeyin.
  • Olabildiğince sıvı almaya çalışın. Suyu bir kerede çok miktarda değil de, gün içerisinde sık sık ve yudum yudum için. Sıvı tüketiminiz öğün aralarında olsun.
  • Yemek yapmak ya da yiyecek hazırlamak bulantıyı tetikleyebilir. Kokulardan uzak durun, mümkünse yemek yapmayın.
  • Karnınıza baskı yapmayacak şekilde bol giysiler giyin.
  • Hareket halinde olmak bulantıyı arttırabilir. Mümkün olduğunca dinlenin.
  • Yemeklerden sonra uzanmayın. Uzanırsanız, başınız yüksekte olsun.
  • Bulantı ve kusmayı provoke edecek güçlü kokulardan, sıcaktan ve gürültüden uzak durun.
  • Dikkatinizi bulantıdan uzak tutmaya çalışın. Düşündükçe bulantı tetiklenebilir.
  • Dışarı çıkın ve temiz hava alın.
  • Doktorunuz hamile olduğunuzun farkında olarak, durumunuza uygun bir ilaç vermediği sürece, kendi kendinize ilaç almayın.

Hiperemezis Gravidarum Nedir?

Gebe kadınlarda binde bir oranında şiddetli gebelik bulantısı olarak tanımlayacağımız hiperemezis gravidarum görülme ihtimali vardır. Ailesinde HG hikayeleri olanlarda görülme riski daha yüksek olan bu durum, tekrarlayan kusmalar, kilo kaybı ve vücudun su kaybetmesi gibi belirtiler gösterir. Hastalığın tedavisinde anne adayının hastaneye yatırılması ve damardan sıvı ve besin verilmesi gerekebilir. İlk hamileliklerinde hiperemezis gravidarum ile karşı karşıya kalan kadınların 2. hamileliklerinde de aynı tecrübeyi yaşama olasılıkları yüksektir.

Hiperemesis gravidarum’da olası komplikasyonlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Elektrolit dengesizlikleri
  • Aşırı kaygı ve depresyon hali
  • Ceninin yetersiz beslenmesi
  • Karaciğer, kalp, böbrek ve beyin gibi hayati organların zorlanması