ÖNCE AİLE!

aile

Eğitim denince akla ilk gelen sözcük okul oluyor. Oysa ki, eğitim doğuştan itibaren ailede başlar. Çocuk üzerinde etkisi olan kişiler sadece ebeveynler de olmaz. Arkadaşlar, aile, komşular, özellikle de anneanneler, dedeler, babaanneler vs. “İnsan akrabasını da seçemez ki!” denir. Zaten seçmek zorunda da değilsiniz. Esas olan, her zaman anne ve babanın tutumudur. Anne ve baba yanlış ve doğru olanı sadece sözde değil davranışlarında da ayırabiliyorsa ve iyi örnek teşkil edebiliyorsa sorun en aza indirgenir. Dikkat ederseniz anne ve baba sözcüklerini birbirinden ayırmıyorum. Çocuğu iyi yetiştirmek istiyorsak biz anne ve babaların her durumda beraber hareket etmesi ve  tutarlı olması gerekiyor. Şartlar ne olursa olsun… Hatta boşanmış dahi olsak…İnanın tutarsızlık, çocuğa yapılabilecek en büyük kötülük.  Korumacı anne ve sert  baba…Aşırı kaygılı anne ve rahat baba… Bu tür örneklere yaşamınızın bir köşesinde rastlamışsınızdır. Bu tür tutarsızlıklar, çocuğu derin bir çıkmaza sürükler ve doğru davranış gelişimine engel olur.

  “Çocuktur, anlamaz.” denir ancak bilinmez ki çocuklar kayıt cihazı gibidir ve sizin her yaptığınızı ya da söylediğinizi kaydederler. Zamanla o kayıtlar ortaya çıkmaya başlar. Bu nedenle bazı anne ve babaların hayalindeki çocuğa sahip olamadığı düşüncesiyle mutsuzluğa kapılmasını  anlamış değilim doğrusu. İdeal çocuk, önce ideal anne ve babayı gerektirmez mi sizce de? Ya da şöyle düşünelim: İdeal olan hangisidir? Kime göre ve neye göre ideal? “ Çocuğum hem sosyal olsun hem çok başarılı olsun… Ezilmesin, ezsin ama sorun da çıkarmasın… Paylaşımcı olsun  ama bencil de olsun…  Müzikte yetenekli olsun, sporda da yetenekli olsun… Muhteşem bir çocuk olsun…”

  Altın değerli bir madendir. Gümüş de…Biz onların değerini bilip işlemesek ve süs eşyası durumuna getirmeseydik doğada var olmalarının bir anlamı olur muydu?  İşte aynen bu şekilde, anne ve baba elindeki madenin  değerini hiçbir zaman görmüyor ve işlemiyorsa sonuç mutsuzluktan başka bir şey olmaz…Öncelikle şunu kabullenmek gerekir; her çocuğun bireysel farklılıkları vardır. Karşılaştırma yapmak yerine  kendi çocuğumuzun  becerileri ile mutlu olup onları geliştirme gayretine girişmeliyiz.

Aklımızdan çıkarmamamız gereken bir şey daha var; çocuğumuz dünyaya gelmeden önce kitaplarda yazan ve hayalini kurduğumuz mükemmel çocuğun  da, mükemmel okulun da, mükemmel ebeveynin de gerçekliği yok. Gerçek olan biziz. Her iyi ve kötü özelliğimize rağmen biz…