Otizm; Farkında Olma Vakti!

 

Otizm! Yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan bir nörogelişimsel bozukluk olan Otizm Spektrum Bozuklukları’nın sıklığı 2000’li yılların başında her 150 çocukta bir olarak tanımlanırken, bugün dünyada her 68 çocukta bir görüldüğü belirtilmektedir. OSB, yaygınlığının artıyor görünmesi, ağır bir bozukluk olması, neden ve tedavisinin açık olmaması nedeniyle, dünyada üzerinde en çok bilimsel makale yazılan bozukluklardan biri.  Sadece 2016 yılından bu yana bu konuda 5400’ün üzerinde bilimsel makale olduğunu belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Özgür Öner 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü sebebiyle geçen sene içerisinde dünyanın en saygın bilimsel dergilerinde OSB konusunda yayınlanan bilimsel makaleleri özetledi.

Araştırmalar Otizmin sebebi üzerinde yoğunlaşıyor

Otizm olgu sayısının artması karşısında araştırmacılar bu artışı da açıklayabilmek için otizmin sebepleri üzerine yoğunlaşıyor. Prof. Dr. Özgür Öner “Otizmin genetik bir bozukluk, ancak tek başına genetik nedenler bütün olguları açıklamaya yetmiyor” diyor. “Çevresel risk faktörleri arasında en belirgin olarak görünenler ileri anne baba yaşı, doğumda bebeğin oksijensiz kalması, vitamin D eksikliği olarak ortaya çıkmaktadır. Diğer olası etkenlerle ilgili veriler daha az; aşılar, annenin gebelikte sigara içmesi, yenidoğan sarılığı, ışık terapisi ve thimerosal, tüp bebek ise otizm riski ile ilişkili görünmemekte” dedi.

Gebelikte geçirilen enfeksiyonlar Otizme yol açabilir mi?

Farelerde yapılan bir çalışmada, annede gebelik sırasında enfeksiyon sonucu ortaya çıkan bağışıklık aktivasyonu ile, yavrunun beyninde sinir iletimini etkileyen bir çok genin işlevinin değiştiği gösterilmiş. Peki bu duruma bakılarak anne adayının geçirdiği enfeksiyonlarla otizm arasında bağlantı kurulabilir mi? Prof. Dr. Özgür Öner bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Bu bulgu insanlarda da geçerli ise, annenin geçirdiği enfeksiyonların bebekte nasıl otizme yol açabileceğine dair ipucu sağlamış oluyor. Annenin gebelikte geçirdiği enfeksiyonun tipi, zamanı, şiddeti ve genetik yatkınlıklar, hangi bebeklerde OSB ve diğer nörogelişimsel sorunların ortaya çıkacağını belirliyor olabilir. Öte yandan, büyük bir çalışmada gebelikteki grip enfeksiyonu ile otizm arasında bir ilişki olmadığı gösterilmiştir. Annenin gebelikte geçirdiği enfeksiyonların geniş etkileri var ve bunların bebekler üzerindeki sonuçları yoğun şekilde çalışılmaya devam ediyor.”

Otizm Genetik mi?

Prof. Dr. Özgür Öner  “Son 1 yıl içerisinde otizm ile ilgili en belirgin gelişmelerin olduğu alan genetik.” derken birçok çalışmada yeni genler bulunduğunu anlatıyor: “Bu çalışmalarda ortaya konan bulgular arasında, 15. kromozomdaki bir değişikliğe bağlı olarak miktarı değişen bir protein ve bunun sonucunda sosyal ilişkini azalması; OSB olan çocuklarda ortalama olarak 100’e yakın yeni genetik mutasyon saptanması; bu yeni mutasyonlara sahip çocuklarda motor gelişimin (ör yürüme) daha geri olmasına karşın otizm belirtilerinin daha hafif olduğu; SHANK genlerindeki mutasyonların bireylerde sinir iletimini bozarak OSB riskini arttırdığı yer almaktadır. Çalışmalar, sürekli farklı genlerde ortaya çıkan yeni mutasyonlar ile otizm arasında ilişki olabileceğini gösteriyor; ancak görülen o ki otizm ile ilgili yüzlerce, hatta binlerce gen var.”

Beynin hacmi bebeklerde otizm riskini arttırıyor mu? 

Beyin görüntülemesi çalışmaları da birçok ilginç bulgu ortaya koyuyor. Önemli bir çalışmada, otizm için yüksek risk altında olan (kardeşlerinde otizm olan) çocukların beyin gelişimi Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) ile izlenmiş ve izlem süresince otizm saptanan ve saptanmayan yüksek riskli bebeklerin beyin gelişimi karşılaştırılmış. Prof. Dr. Özgür Öner bu ilgi çekici sonuçları şöyle ifade ediyor: “Daha sonra otizm tanısı alan çocuklarda 6-12 ay arasında beyin yüzey alanında hızlı bir artış olduğu ve 12-14 ay arasında da beyin hacminin arttığını göstermektedir. Beyin hacminin arttığı dönem aynı zamanda otizm belirtilerinin de çıktığı dönemdir. Bu çalışmaya göre, 6-12 ay arasındaki beyin yüzey alanı gelişiminin izlenmesi, yüksek riskli bebeklerin hangilerinde daha sonra otizm çıkacağını bulmak için kullanılabilir. Eğer bu sonuçlar tekrar edilirse, otizmin erken tanısı için önemli bir veri sunabilir.”

Otizm neden erkeklerde daha çok görülüyor?

“Bunun birçok nedeni var. Geçen sene yayınlanan diğer bir MR çalışmasında, erkek ve kadın beyinleri arasındaki farklar incelendikten sonra, kişinin beyni ne kadar “erkek beyin” yapısına yakınsa belirginliğinin otizm riskinin o kadar arttırdığı gösterilmiştir.” diyen Prof. Dr. Öner “Bu çalışmaya göre, kızların beyinleri ne kadar “erkek beynine” benzerse, otizm riskleri o kadar artmaktadır. Toplumda erkeklerde kızlara göre daha fazla otizm görülmesinin nedenlerinden birisinin de bu olabileceği belirtilmiştir.” şeklinde konuştu.

Barsak sağlığı ve otizm arasında bağlantı mı var?

Prof. Dr. Özgür Öner “Bir diğer aktif çalışma alanı barsak yerleşimli mikrobik canlılar ve bağışıklık ile ilişkilidir. Bazı çalışmalar, barsaktaki mikroplar ile beyin gelişimi, işlevleri ve bağışıklık arasında yakın bir ilişki olduğunu göstermektedir. Hayvan çalışmalarında, annenin gebelikte geçirdiği enfeksiyonların bebeğin barsak florası üzerindeki olumsuz etkilerinin probiyotik kullanımı ile azalabileceğini gösteren çalışmalar yayınlanmıştır. Otizm olgularında da bu konu aktif bir şekilde çalışılıyor; ancak barsak florasındaki değişiklikler tam bir uyumla gösterilebilmiş değil. Eğer bu konuda daha fazla, güvenli ve farklı çalışmalarda teyit edilen bilgiler elde edilirse, otizm açısından önemli bir  açılım olacak”dedi.

Erken teşhis ve tedaviye yönelik çalışmalar da devam ediyor

Bu yıl içinde otizmin sebebine yönelik çalışmalar olduğu gibi erken teşhis ve tedaviye yönelik çalışmalar da yapıldı. Prof. Dr. Öner “Tedavi ile ilgili yapılan çalışmalar erken yaşlarda başlayan ve anne babayı hedefleyen eğitimlerin etkin olduğunu ve etkinin uzun süreli olduğunu düşündürmektedir. Diğer bir çalışmada ise B vitaminleri ile ilişkili olan folinik asit tedavisinin bazı çocuklarda dil gelişimini hızlandırdığı gösterilmiştir.  Tekrar edilirse, önemli bir çalışma” dedi.

 


Warning: A non-numeric value encountered in /home3/wab66g0abgcu/public_html/wp-content/themes/Newspaper/includes/wp_booster/td_block.php on line 352