Üstün Zekalı Çocuklar Ve Sorunları!

 

Çocuğunuz fazla mı zeki? Bu durum sanılanın aksine hayatınızı kolaylaştırmıyor değil mi?Biz de öyle tahmin etmiştik… Bilişsel olarak yaşıtlarına göre üstün gelişim gösteren çocuklar genellikle daha çabuk okuyup, sayılarla arası daha iyi olan, çoğu şeyi kolaylıkla ezberleyen, genellikle fazla sorun yaşamayan çocuklar olarak bilinirler. Fakat bilişsel olarak iyi bir kapasiteye sahip olmaları başka alanlarda problem yaşamayacakları anlamına gelmemekte.

Üstün zekalı çocukların problemleri

Bilişsel olarak iyi bir kapasiteye sahip olan bu çocuklar duygusal ve fiziksel olarak aynı beceriye sahip olamadıklarında zorlanmalar yaşayabilirler.

Birçok becerisi kendi yaşıtlarının üstünde olan ve küçük bir profesör gibi davranan bu çocuklar, duygusal olarak normal gelişim göstermesinden dolayı zaman zaman takvim yaşına göre normal kabul davranışlar sergileyecektir. Fakat “çok zeki ve her zaman en iyisi olması gereken çocukların” bu durumu genellikle çevresindekiler tarafından yadsınacak ve kabul görmeyecektir. Bilinmelidir ki, çok iyi problem çözmesi onun bir çocuk olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir, bu yüzden bu davranışlarını baskılamak onun “zeki ama mutsuz” bir çocuk olmasına neden olacaktır.

Diğer taraftan derslerden sıkılma bu yüzden okula gitmek istememe gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Bunlar çocuğun motivasyonunun düşmesine, kurallara uymamaya başlamasına, öğretmenleri ve arkadaşları ile sıkıntılar yaşamasına neden olabilir. Böyle bir durumda mutlaka okul ile iletişime geçilerek, nasıl bir yol izlenebileceğine birlikte karar verilmelidir.

Ailesi veya çevresindeki diğer kişiler tarafından üstün zekâlı olduğu sürekli hatırlatılan ve el üstünde tutulan çocuğun yaşıtlarından böyle bir ilgi görmemesi sosyal olarak geri çekilmesine neden olabilir.

Son olarak birçok konuda iyi bir durumda olan bu çocukların bazı alanlarda zayıf yönlerinin olacağı unutulmamalı. Çocuk ile ilgili beklentiler sık sık hatırlatılıp, bununla ilgili kaygı yaşamasına neden olunmamalı ve her şeyden önce onun “bir çocuk” olduğu unutulmamalıdır.

*Değerli bilgileri için Klinik Psikologlarından Aslı Karamuk’a teşekkürlerimizle.