Burun Estetiğinde ‘Erol Yöntemi’

Plastik, Rekonstrüktif, Estetik Cerrrahi Uzmanı Prof. Dr. Onur Erol, “Türk Lokumu” yönteminin ardından burun estetiğinde kesi ve dikiş olmadan uygulanacak yeni bir yönteme imza atarak dünya Tıp Literatürü’ne girdi. “Erol Yöntemi” kıkırdak dokusundan yapılan bir macun ve buna özel geliştirilen bir enjektörle uygulanıyor. Erol Yöntemi;  burun ameliyatlarında, kaza, travma ve doğuştan gelen anomalilerdeki sert doku ihtiyacına cevap veriyor.

Prof. Dr. Onur Erol, başta burun estetiğinde olmak üzere çöküntü olan, kemik dokusu olarak yükseltilmesi gereken bölgeleri dolduracak yeni bir yöntem geliştirdi.  Geliştirilen ‘Erol Yöntemi’ başarılı sonuçlarıyla dünyanın en prestijli tıp dergisi Amerikan PRS’de (PlasticReconstructiveSurgery) yayınlanarak Dünya Tıp Literatürü’ne girdi.

Prof. Dr. Onur Erol’un geliştirdiği bu yöntemde; kıkırdak dokusunun macun haline getirilerek özel geliştirilmiş bir enjektörle sert doku ihtiyacı olan alana uygulanıyor.

Yöntem, başta burun estetiği olmak üzere;  kazalar sonucu  alın, çene gibi bölgelerde meydana gelen çökmeler, damak dudak yarığı gibi doğuştan gelen anomaliler,  geride olan çenenin uygun yere getirilmesi gibi alanlarda kullanılıyor.  “Erol Yöntemi” en fazla burun ameliyatlarında uygulanıyor. Burun estetiğinde  asimetrinin giderilmesi, kemerli görünüm ortadan kalkması ve burun ucunun kaldırılması alanlarında kullanılan yöntem, genel anestezi de gerektirmiyor.

Lokal anestezi altında yapılan işlem, 20-25 dk sürüyor. İyileşme süresi gerekmiyor, hasta işlem sonrası taburcu olabiliyor ve sosyal hayata karışabiliyor. Hastada herhangi bir morluk, şişlik, iz gözlenmiyor, dinlenme süresi gerekmiyor. Ancak çok geniş alana kıkırdak dolgusu yapılacaksa bu vakalarda 10 günü bulan bir bandaj takılması gerekebiliyor.

Kıkırdak Enjektörü dolgusu (Erol Yöntemi)  Amerikan PRS (PlasticReconstructiveSurgery) dergisinin son sayısında, sonuçlarıyla yayınlandı.  PRS; Dünyada Plastik, Rekonstrüktif, Estetik Cerrahi alanında,  bir yöntemin kabul edilebilrliğini gösteren en ciddi ve prestijli yayın olarak biliniyor. Plastik cerrahide bir yöntemin başarılı sayılması ve tavsiye edilmesi için kısa ve uzun vadeli sonuçları gözlenmesi gerekiyor. Her yeni buluş hemen kullanılamıyor;  vücutta başka bir alana zarar vermediğini, kalıcılığını koruduğunu yıllar içinde ispatlarsa literatüre girebiliyor. “Erol Yöntemi”, 12 yıllık sonuçları ile PRS’de yer alıyor.  Bu sonuçlarla başarısı tescillenmiş sayılıyor ve yeni yöntem olarak tanımlanmaya hak kazanıyor. Prof. Dr. Onur Erol;  yöntemin Türkiye’nin Plastik Cerrahi’deki başarısının yeni bir örneği olarak, ülkemiz adına gurur verici olduğunu söylüyor. Bu alanda birçok ülkeden başarılı olduğumuzun altını çizen Erol; “estetik turizmi bu tür başarılar sayesinde ülkemizin önemli turizm ve gelir kaynakları arasına girmiştir” ifadesini kullanıyor.