Adet Sancısı Üzerine…

Merhaba sevgili Bigoody okurları… Bu hafta sizlere adet sancılarından bahsedeceğim. Adet sancısı; adetler sırasında rahmin kasılmasına bağlı ortaya çıkan ağrılı kramplar olarak tanımlanır. Alt karın bölgesindeki ağrıların ve adete bağlı yakınmaların en sık sebebi adet sancısıdır. Çoğunluğu ergenlik dönemindeki kızlar olmak üzere üreme çağındaki kadınların yarısından fazlası adet sancılarından yakınmaktadır.

Adet sancısı çeken kadınlarda bu durum günlük aktivitelerinin azalmasına, hayat kalitelerinin düşmesine neden olur. Özellikle ergenlik dönemindeki kızlarda akademik performans düşer, uyku kalitesi bozulur, anksiyete ve depresyon gibi negatif duygu durum değişiklikleri görülür. Bazılarında ağrı o kadar fazladır ki, 1 ila 3 gün işe veya okula gidemezler.

Adet sancılarını; altta yatan sebebe bağlı olarak birincil ve ikincil adet sancısı olarak sınıflıyoruz.

Birincil adet sancılarında gözle görülür organik bir neden yoktur. Rahim içinde prostaglandin denilen bir maddenin fazla salgılandığı, bu maddenin rahim kasılması ve kasılmaların şiddetlenmesine neden olduğu düşünülmektedir. Çok şiddetli adet sancısı çeken kadınların adetlerinin ilk 2 gününde prostaglandin seviyesinin yüksek olması bu görüşü desteklemektedir. Prostaglandin üretimi progesteron denilen bir hormon tarafından kontrol edilir. Adetin başlamasıyla progesteron seviyesi aniden düşer ve prostaglandin yükselir. Progesteron ise yumurtlama sonrası salgılanan bir hormondur. Buradan şu çıkarımı yapabiliriz: Birincil adet sancısı çeken kadınlar yumurtalıklarında bir sorun olduğu için değil tam tersi yumurtalıkları düzenli çalıştığı, yumurtlama görevini yerine getirdiği ve hormon salgıladığı için bu sorunu yaşarlar.

İkincil adet sancılarında altta yatan pelvik bir patoloji vardır. Genç kadınlarda en sık ikincil adet sancısı sebebi endometriozis ve adenomyozistir.

Endometriozis

Endometriozis; her adet döneminde dökülen endometrium denilen rahmin iç tabakasının rahim boşluğu dışında herhangi başka bir yerde bulunması durumudur ve ikincil adet sancılarının en yaygın sebebidir. Endometriozisli hastaların %71.7’si adet sancısından yakınırken %30,6’sının adetle bağlantılı olmayan alt karın ağrısı ve ilişki sırasında ağrı şikayeti mevcuttur. Birçok hasta kronik alt karın ağrısından veya adet zamanı kuyruk sokumuna vuran ağrıdan şikayet ederler. İlişki sonrası ağrı ilişkinin sonlarında ve sonrasında birkaç saat devam eder. Yapışıklıklar hareket etmekle, iş yaparken ve ilişki esnasında ağrıyı artırır.

Adenomyozis

Adenomyozis; endometrium tabakasının rahmin kas tabakası içinde bulunması olarak tanımlanır ve adet sancısı ve yoğun adet kanaması sebebidir. Tanı genellikle ultrason ve MR görüntüleme ile konulabilir.

Risk Faktörleri

Yoğun ve uzun adet kanaması sıklıkla adet sancısını tetikler. Doğum adet sancının azalmasında etkili bir faktördür. Erken yaşta başlayan adet sancısı daha şiddetli iken yaş arttıkça adet sancısının şiddeti azalır. Adet sancısı için aile hikayesi de önemlidir. Yakın akrabalarında adet sancısı çeken bireyler varsa adet sancısı yakınmasının ortaya çıkma ihtimali artmaktadır.

Tanı

Adet kanamasının biçimi genellikle tanıyı koymakta yeterlidir. Birincil adet sancısı genellikle ilk adet kanamasından 6 ay – 1 yıl sonra başlar, tipik olarak keskin ve aralıklı bir ağrıdır. Alt karın bölgesinde tam orta hattadır. Adet kanamasının başlangıcından sonraki ilk saatlerde ortaya çıkar ve kanamanın en yoğun zamanında ağrı en şiddetli haline gelir. Fiziksel görünümde hiçbir anormallik yoktur. Adet sancısıyla birlikte genellikle bulantı, kusma, ishal, ateş, baş ağrısı ve uykusuzluk gibi sistemik bulgular da görülür. Endometriozis ve adenomyozisi ekarte etmek için ultrason görüntülemesi yapılabilir.

İlk adetten sonra herhangi bir zamanda başlayan, ağrılı cinsel ilişki, anormal ve yoğun adet kanaması ve gebe kalamama gibi başka jinekolojik yakınmalarla birlikte olan adet sancısı genellikle ikincil adet sancısıdır.

Tedavi

Birincil adet sancısını tedavi etmenin amacı sancıyı azaltmaktır.

Adet kanaması öncesi ve esnasında çay, kahve, kola, çikolata gibi kafein içeren içecekler uzak durulması şikayetler üzerinde olumlu etkileri olur. Adet öncesi haftadan başlayarak yağsız yiyecekler, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek gerekmektedir. B vitamini, E vitamini, Magnezyum, Kalsiyum, Balık yağı (Omega -3 Yağ Asitleri), Çinko gibi mineral ve vitaminlerin kadınlarda adet sancısına doğal çözüm olduğu bilinmektedir. Bu vitaminler ve mineraller bakımından zengin yiyecekleri ve besinleri tüketmek adet sancısını dindirmede önemli faydalar sağlar.

Düzenli fiziksel egzersiz yapan kadınlarda ağrılı adet sorunlarının önemli ölçüde azaldığı görülmektedir. Karın ve kasık kaslarını güçlü tutan kadınlar adet dönemini ya hafif ağrılar ile yada ağrısız bir biçimde atlatabilirler.

Ağrı kesiciler genellikle ilk tercih edilen tedavi seçeneğidir ve en az 3 ay devam edilmelidir. Ağrı başlamadan 2-3 gün önce sanki ağrı varmış gibi kullanılmalıdır. Bu dönemde günde iki defa ağrı kesicilerle birlikte B vitamini kullanılmasının da yararı olduğu iddia edilmektedir. Ağrı kesiciler tek başına yeterli olmazsa doğum kontrol haplarıyla birlikte kullanılabilir.

Ağrı kesiciler; prostaglandin üretimini bloke ederler. Yaygın olarak kullanılan ağrı kesiciler (aspirin, naproxen ve ibuprofen) ağrının azalmasından etkilidir, krampların şiddetini azaltır ve bulantı, kusma ve ishal gibi eşlik eden yakınmaları da ortadan kaldırırlar.

Doğum kontrol hapları yumurtlamayı baskılarlar. Yoğun veya düzensiz kanama, ağrılı periyodlar gibi adet kanamasıyla ilgili yakınmaları ortadan kaldırırlar. Doğum kontrol hapları endometriozise bağlı bulguları da tedavi etmek amacıyla sıklıkla kullanılan ilaçlardır.

Progesteronlar rahmin iç duvarını incelterek ve yumurtlamayı baskılayarak adet sancısını azaltır. Progesteron içeren hormonlu rahim içi sistemler ve deri içine yerleştirilen implantlar da bu etkiye sahiptir.

Bu sayılan ilaçları yan etkilerinden dolayı kullanamayan veya kullanmak istemeyen adet sancısından sıkıntı yaşayan hastalar alternatif tedavi yolları arayışına girmiştir. Her ne kadar bu tedaviler için yeterli kanıt olmasa da bazı hastaların şikayetlerini azalmaktadır. Örneğin; adet sancısına karşı lavanta yağıyla yapılan aromaterapik masajların adet sancısını geçirmek için kullanıldığı bilinmektedir. Akupunktur uygulamaları kadınlarda adet sancısının nedenleri arasında gösterilen hormonların salgılamasını kontrol altına alarak adet sancılarının şiddetini azaltabilir. Uzakdoğu kökenli bir diğer alternatif tedavi yöntemi olan Akupresör, ağrıya neden olan sinirler üzerine el ile özel bir baskı oluşturmak ve ağrıyı dindirmek amacıyla kullanılmaktadır. Rezene çayının kas gevşetici ve teskin edici etkisi, özellikle adet döneminde kadınlarda adet ağrısına neden olan rahim kasılmalarını önemli ölçüde engellemektedir. Bu nedenle sabah, öğle ve akşam saatlerinde birer çay bardağı rezene çayı içmek önerilebilir.

 

Op Dr Selma Nihan Karakaya Çoban

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Koşuyolu Sağlık Muayenehaneleri

Tel: 0505 4717002