DUYGUSAL BESLENME OBEZİTE NEDENİ

yemek-ve-kadin

 

Duygu durumumuzun midemizi alarma geçirdiği bir gerçek. Gerginlik, üzüntü, kırgınlık gibi durumlarda çoğumuz bol kalorili yiyeceklere saldırıyor. Duygusal beslenme denilen bu durum maalesef aşırı kilo alımı ve sonrasında obeziteye neden oluyor.

Yiyeceklerle mutluluğu orantılayan pek çok kişinin yaptığı hatalardan biri de üzülüp sıkıldıkça yemek yeme oranını artırmaktır. Bu durumun sonlanması için kişinin öncelikle durumunun farkına varması gerekir. Kişilerin hayatlarında yiyeceklerin nasıl kullanıldığı ve bunun duygusal durumla bağlantısını ifade etmek biraz zaman alabilir. Sonrası ise kolayca gelecektir. Zaman içinde duygu durumunuzun sizi yönelteceği olguları değiştirecek, örneğin üzüldüğünüzde tatlı birşeyler yemek yerine eğlenceli bir film izleyeceksiniz. Tabii bunun için kendinize zaman tanımanız şart. Öncelikle kendinizi sürekli olarak beslenme durumunuza odaklamaktan vazgeçin. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinip, bunları yaşam tarzı haline getirmek uzun ömürlü kontrolünüzün bir parçası ve yeni hayatınızın en büyük adımı olmalı. Öğün atlamamaya özen gösterin. 4 saatten daha fazla aç kalmamak hem hızlı ve çok yemek yemenizi önlediği gibi hem de metabolizmanızın çalışır olarak kalmasına yardımcı olacaktır. Porsiyon kontrolünü acilen elinize almalı ve küçük ama içerik olarak protein/kalsiyum/vitamin ile dolu porsiyon tercih etmelisiniz. Beslenme önceliğinizi protein oluşturmalı. Günde en az 60 gr protein almalısınız. Uygun miktarda ve dengeli protein almak, diyetinizde kas kaybı yaşamanızı engelleyecek ve diyet esnasında ihtiyaç duyduğunuz enerjinin büyük kısmını karşılayacaktır. Sıvı tüketimini aksatmamalı, günde en az6-8 bardak su tüketmelisiniz. Su dışında hiçbir sıcak ya da soğuk içecek su ihtiyacınız yerine geçmeyecektir.