Kadınlarda Hemoroid (Basur-Mayasıl) Problemi

Pek çok kadının zaman zaman yaşadığı, oldukça acı ve rahatsızlık verici bir sorundur hemoroid. Hemoroidler, damar yumağı yapısında olup anüsün çıkışında yastıkçık görevi gören normal anatomik yapılardır. Yapılarında kan damarları, düz kaslar ve bağdokusu bulunan hemoroidlerin içinde, atardamar ve toplardamarlar arası direkt bağlantılar mevcuttur. Bu  yapı sayesinde kalınbarsağın en son kısmındaki alıcıların uyarısıyla hemoroidal doku içindeki kan miktarı hızlı bir şekilde ayarlanıp istemsiz gaz ve sıvı kaçaklarına engel olunarak günlük yaşam kalitesine önemli ölçüde katkı sağlanmaktadır.

Kabızlık-ishal atakları, tuvalette fazla ıkınma, hamilelik, aşırı kilo gibi çeşitli nedenlerden dolayı hemoroidleri barsak duvarına bağlayan bağlar zarar görerek bu dokunun aşağıya doğru sarkmasına, içindeki kan dolaşımının bozulmasına ve doku içinde kan göllenmesine neden olurlar. Böylece normalde de varolan hemoroidlerin, zorlanma ve yerçekimi etkisiyle anatomik yapısının bozulup, aşağıya doğru sarkması sonucu hemoroidal  (basur-mayasıl) hastalık ortaya çıkar.

Hemoroidlerin toplumdaki sıklığı tam olarak bilinmese de, yaşla birlikte belirgin bir şekilde arttığı ve 50 li yaşlardan sonraki nüfusun yaklaşık yarısında bulunduğu bilinmektedir.

Hemoroidler kabaca iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılmakta, iç hemoroidler de 1’den 4’e kadar derecelendirilmektedir:

  1. Derece Hemoroidler: Makattan dışarı çıkmayan, sadece kanamave ağrı yapan,
  2. Derece Hemoroidler;:Büyük abdest esnasında ve ıkınma ile dışarı çıkan ve sonra kendiliğinden içeri giren,

III.Derece Hemoroidler: Büyük abdestten sonra kendiliğinden içeri girmeyip el ile geri itilebilen,

  1. Derece Hemoroidler: Devamlı makat dışında duran, geri içeri itilemeyen hemoroidlerdir. Bu grupta iç ve dış hemoroidler birlikte makattan dışarı sarkar. Memeler büyük, nemli ve genelde ağrısız olmakla birlikte, büyük abdestten sonra tam temizlenememe, iç çamaşırın kirlenmesi, mukozal sümüksü bir akıntı, zaman zaman kanama ve otururken ağrı olabilmektedir.

Bu derecelendirme, seçeceğimiz tedavi yöntemi açısından önemlidir.

İç hemoroidler genelde ağrısız, dış hemoroidler ise ağrılıdır. Hemoroid dokusu içinde kan göllenmesi sonucu pıhtılaşma meydana gelebilir. “Akut tromboz “ olarak isimlendirilen bu durum sıklıkla çok ağrılı ve çoğu kez acil operasyon gerektirir.

HEMOROİDİN OLUŞMA SEBEPLERİ NELERDİR?:

En sık sebep kronik kabızlık ve ishaldir. Ayrıca, yüksek yada düşük makat kası (sfinkter) basıncı, kolit, proktit, enterit gibi barsak enfeksiyonları, kötü beslenme alışkanlığı (liften fakir diyetle beslenme, alkol, tahriş edici aşırı acılı gıda tüketimi, vb.), ailesel yatkınlık, yetersiz hijyen, anüs içi hemoroidal damar duvar yapısının doğuştan zayıf olması veya sonradan zayıflayıp torbalanması, prostat büyümesi ve kabızlık nedeni ile tuvalette uzun süre oturmak ve aşırı ıkınmak, tuvalet ihtiyacını ertelemek,  gün boyu oturmak veya ayakta kalmak, aşırı yorgunluk, ata binmek, bisiklet sürmek gibi bazı spor etkinlikleri,  meslek (sürekli ayakta kalma gerektiren berber, öğretmenlik, şöförlük, pilotluk gibi ), yaşlılık, hamilelik,  başka hastalıklara eşlik (kalın barsak kanseri veya portal hipertansiyon gibi )  myoma uteri, over kisti  gibi karın içi büyük urlar, kronik öksürük, şişmanlık gibi karın ve damar içi basınçlarını artıran başka hastalıklar genel sebepler arasında sayılabilir.

HEMOROİDİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

  • Makattan kanama,
  • Ağrı,
  • Makatta ele gelen şişlikler,
  • Kaşıntı,
  • Islaklık, akıntı vb.

 

HEMOROİD TANISI NASIL KONUR?

Şikayetler dikkatlice dinlendikten sonra yapılan anal muayene genellikle genç hastalarda tanı için yeterlidir. Şüphede kalındığında, rektal kanama şikâyeti ile gelen hastalara rektoskopi önerilir. İleri yaşlarda kabızlık veya dışkılama alışkanlığında değişikliklerle gelen ve yapılan anal muayenesinde hemoroid saptanan hastalarda diğer hastalıkları (kalınbarsak kanseri, kolit vb.) ayırt etmek için mutlaka endoskopi (rektosigmoidoskopi,kolonoskopi ) yapılıp, altta yatan bir kalın barsak tümörü olmadığından emin olunmalıdır.

Bazen  hastalar anüs ve kalın barsak kanserlerini, kalın barsak ülser ve  iltihaplarını,  fissür ( çatlak ),  apse ve fistülleri  yanlışlıkla hemoroid  sanarak umursamayabilmekte veya utandıklarından  muayeneden kaçınmaktadırlar. Korku ya da utanma nedeniyle muayeneden kaçınmak hastaya zaman kaybettirdiği gibi, tedavi olabilme şansını da oldukça azaltmaktadır!!!!

Unutulmamalıdır ki hemoroid tek başına kalın barsak kanserinin belirtisi olabilir!!!!!

 

HEMOROİD KOMPLİKASYONLARI NELERDİR?

  1. a) Uzun süreli kanamalar sonucu anemi ve buna bağlı hipotansiyon, halsizlik, iştahsızlık ve solukluk,
  2. b) Memelerde yaralanma ve iltihaplanma sonucu lokal ve sistemik ateş,
  3. c) Strangulasyon, yani dışarda duran hemoroid memesinin stres, alkol, ağır yemek, kabızlık, mushil kullanımı ve ishal gibi bir nedenle aniden pıhtılarla dolması sonucu anormal şişip tamamının anüs dışına fırlaması ve şiddetli ağrı yapmasıdır. Dışkılama ve günlük yaşamı engeller. Ağrı ve kanamalar, enfeksiyon ve ateş yüzünden halsizlik ve iştahsızlık gelişebilir. Hemoroidin en kötü şekli olup tedavi aciliyet gerektirir. Duruma göre önce konservatif tıbbi yöntemlerle başlanır, ancak genelde cerrahi eksizyon veya trombektomi gerektirir.

*Değerli bilgileri için Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Semra Polat’a teşekkürlerimizle…