Şimdi Çok Popüler Ketojenik Diyet

ketojenik diyet yemek tabağı

Diyet hepimizin ortak noktası. Kilolular düşük kalorili, çok zayıf olanlar yüksek kalorilisinin peşindeler. Bugün satırlarımıza konuk olan ise düşük karbonhidratlı diyet uygulayan kişilerce son dönemlerde oldukça popüler olan ketojenik diyet. Bu diyetin en güzel özelliği ise tek amacının kilo verme olmaması. Ketojenik diyet aynı zamanda birçok hastalığın iyileşmesi konusunda da yardımcı oluyor. İşte ketojenik diyet hakkında merak ettikleriniz…

Dünya genelinde oldukça popüler olan bu diyet hastalıkların iyileşmesi ve zayıflamaya yardımcı olmakla beraber metabolizmanın sağlıklı bir şekilde işlemesine ve sağlıklı bir yaşama adım atmayı da sağlıyor. Ketojenik diyet yağ ve protein oranı oldukça yüksek, karbonhidrat açısından da oldukça zayıf. Ketojenik ismi, ketozis teriminden geliyor. Ketozis terimi, vücudun enerji elde etmek için yağları yaktığı sürece verilen isim. Ketozis süreci vücut enerji olarak kullanmak için yeterli miktarda glikoz bulamadığında ve insülin seviyesi düştüğünde devreye giriyor. Böbrekler tarafından yağ asitlerinden üretilen ketonlar kan dolaşımı yolu ile serbest kalıyor ve enerji olarak kullanılıyorlar. Bu diyet karbonhidrat açısından düşük bir diyet olsa da karbonhidrat miktarı düşük olan her diyet ketojenik diyet değil. Bu diyet ile genel olarak günlük alınan kalorinin % 65’i protein, % 30’u yağ ve % 5’i de karbonhidrat oluyor. Bir zamanlar oldukça popüler olan Atkins diyeti de ketojenik olarak başlama özelliği taşıyor. Ancak Atkins diyetinin ilerleyen aşamalarında karbonhidratlar ekleniyor. Ketojenik diyet ise karbonhidrat alımını minimum düzeye indiriyor. Kısacası bir diyetin ketojenik olup olmadığı kusursuz bir şekilde yapılan hesaplamalarla ortaya çıkarılıyor.

Ketojenik diyet zayıflamaya yardımcı olmasının yanı sıra sahip olduğu diğer özellikler sayesinde son derece popüler. Düşük karbonhidratlı olan bu diyetin en büyük faydası yağlı yiyecekler, küçük porsiyonlar şeklinde tüketilse bile uzun süreli bir tokluk hissin yaratılmasını sağlıyor. Böylece vücudun enerji seviyesinde artış yaşanıyor. Bu diyet hakkında yapılan bilimsel araştırmalara göre diyet epilepsi nöbetlerini azaltıyor ve diyabeti olan kişilerde glisemik indeksin kontrol altına alınmasına yardımcı oluyor. Belki hatırlarsınız, Steve Jobs kansere yakalandığını öğrendikten sonra beslenme sistemini ketojenik diyet ile değiştirmişti. Böylece hastalığın teşhisi konulduktan sonra doktorlarının ön gördüğü zamandan 2- 3 yıl daha fazla yaşamıştı.

Ketojenik diyet uygularken ekmek, makarna, pirinç ve şekerli soslar yoğun bir şekilde karbonhidrat içerdikleri için elenmekte. Ketojenik beslenme, yüksek oranda yağ içeren bir beslenme türü de olsa içerdiği yağ çeşidi büyük bir farklılık gösteriyor. Bu diyet kaliteli protein ve yağ tüketilmesini sağlıyor. Protein olarak sığır eti, kuzu, dana, keçi, balık, yumurta ve peynir çeşitleri tüketiliyor. Biraz masraflı, çokça hesaplamalı ama başarılı sonuçlar çıkaran ketojenik diyet şu sıralar çok revaçta. Biz biraz uygulaması zor bulduk, ya siz?

 


Warning: A non-numeric value encountered in /home3/wab66g0abgcu/public_html/wp-content/themes/Newspaper/includes/wp_booster/td_block.php on line 352