Vajinal Mantar Enfeksiyonu

Bugün konumuz kadınların yaşam kalitesini düşüren vajinal mantarlar sevgili Bigoody Kadın okurları… Günümüzde kadınların tıbbi yardım istemelerine en sık neden olan jinekolojik problemlerden birisi vulvovajinit  yani vajinal enfeksiyonlardır. Dünyada hergün yüzlerce kadın vulvovajinitlerin neden olduğu şikayetlerle jinekologlara başvurmakta ve tedavi edilmektedir.

Normal vajinal akıntı kompleks bir yapıdır. Bu akıntının içinde rahim, rahimağzı ve vajendeki bezlerden gelen salgılar, vajen duvarından dökülen hücreler, vajinal duvarlar ve rahim ağzında sızan sıvı vardır. Hormon tedavisi almayan üreme çağındaki bir kadında üretilen vajinal akıntı günde 1-3 gr kadardır. Normal akıntının yapısı ve miktarı; yaş, adet dönemi, cinsel aktivite, doğum kontrol hapı kullanımı ve ruhsal durum ile yakından ilişkili olarak çok değişkendir ama vajen dışına taşacak kadar çok değildir.  Normal akıntı kokusuz, berrak veya beyaz-açık gri renkli, akışkan olmayan bir yapıdadır. Erişkinlerde vajinal hücrelerde biriken şekerin yıkılması sonucu oluşan laktik asitten dolayı asidiktir. Şeker miktarı östrojene bağımlı olduğundan adet öncesi kızlarda ve menopozda bu asidik özelliği azalır.

Cinsel olarak aktif olan bir kadının vajinal akıntısında birçok mikroorganizma hiçbir bulgu vermeden yaşar. Mevcut sayısız bakteri arasında hastalık yapan ve yapmayan bakteriler bulunur. Uygun sayıya ulaştıklarında ve elverişli çevre koşullarında herhangi bir bakterinin hastalığa yol açabileceği unutulmamalıdır. Sağlıklı bir vajina ortamında baskın bakteri türü laktobasil türleridir. Denge; belirli laktobasil türleri ve bunların hastalık yapan bakterilerin gelişimini durduran salgıları tarafından korunur. Laktobasiller asit üreterek diğer bakterilerin üremesine engel olurlar. Ancak laktobasiller diğer bakterilerle aynı ortamdayken besinler ve ürünler için iyi rekabet edemezler. Vajinal ortam koşullarının değişmesiyle laktobasil sayısı azalır, diğer bakteriler baskın duruma geçer ve sağlık açısından tehdit haline gelir. Laktobasiller baskın durumda olduğu sürece hastalık yapan bakterileri baskılar.

Vajinal enfeksiyonların büyük çoğunluğunu kandidaya bağlı mantar enfeksiyonları oluşturur. Hiçbir şikayeti olmayan sağlıklı kadınların %20-25’inin vajinal akıntılarından yapılan kültürde kadida mantarı pozitiftir. Sadece vajinal ortamda değil, kadınların %20’sinin ağız içinde, %25’inin barsak florası içinde yine hiçbir şikayete yol açmadan kandida mantarı bulunur. Ancak bazı risk faktörlerinin varlığında enfeksiyon tablosu oluştururlar. Vajinal mantar enfeksiyonu o kadar yaygındır ki, tüm kadınların %75’i hayatlarının bir döneminde bu enfeksiyonu geçirir. Hastaların %45’i birden fazla atak geçirirler. Eğer 1 yıl içinde 4’den fazla atak geçirilmişse kronik mantar enfeksiyonundan söz edilir. Rekürren yani kronik mantar enfeksiyonu neyseki kadınların sadece %5’inde görülür.

Tekrarlayan mantar enfeksiyonlarında birçok etken vardır. En çok bilinenleri; gebelik, kontrolsüz şeker hastalığı, antibiyotik, doğum kontrol hapı kullanımı, sıkı ve sentetik kumaşlardan üretilmiş iç çamaşırı kullanımı, genital temizlik amacıyla kullanılan maddelerdir.

Akut kandida mantar enfeksiyonu atakları en sık gebelik ve adet döngüsünün yumurtlamadan sonraki döneminde yani östrojen ve progesteron denilen hormonların en yüksek olduğu günlerde gözlenir. Bu hormonların salgılanmadığı adet görmemiş kız çocuklarında ve menopoz sonrası kadınlarda kandida mantar enfeksiyonu çok nadirdir. Östrojen tedavisi almayan bir kadında görülen kandida mantar enfeksiyonu daha kısa sürer ve vajinadaki mantar sayısı daha azdır. Doğum kontrol hapları da östrojen içerdiğinden kandida mantar enfeksiyonuna yatkınlık sağlarlar. Son yıllarda düşük doz östrojen içeren doğum kontrol haplarının kullanımının artmasıyla doğum kontrol hapı kullananlarda görülen kandida mantar enfeksiyonu sıklığı azalmıştır. Sadece progesteron içeren doğum kontrol yöntemleri (aylık enjeksiyonlar, hormonlu rahim içi araçlar gibi) kullananlarda kandida mantar enfeksiyonunda artış gözlenmez.

Kontrol altına alınmamış şeker hastalığında vajinal akıntıdaki şeker miktarının artması ciddi kandida mantar enfeksiyonuna neden olur. Sebebi bilinmeyen ve tekrarlayan kandida mantar enfeksiyonu varsa mutlaka şeker yükleme testi yapılarak diyabet varlığı araştırılmalıdır.

Genital bölgedeki ısı artışı ve havalanmanın iyi olmaması kandida mantarının artışına neden olur. Antibiyotikler laktobasiller gibi koruyucu etkisi olan bakterileri baskılayarak kandida mantarının artmasına neden olur. Vajina gelişen bir durum antibiyotik tedavisi gerektirdiğinde bu tedavinin uzun soluklu etkileri olabileceği unutulmamalı, vajinal sistemle ilişkili mikroorganizmalara en az zarar verecek antibiyotikler seçilmelidir. Aynı şekilde genital temizlik amacıyla kullanılan dezenfektanlar banyo sabunları, deodorantlar, yüzme havuzlarında kullanılan dezenfektanlar, tuvalet kağıtları kandida mantar enfeksiyonuna neden olurlar.

Çinko eksikliğinin bazı bağışıklık basamaklarını bozduğu bilinmektedir. Tekrarlayan kandida mantar enfeksiyonu geçiren kadınlarda atak sırasında kandaki çinko miktarının normal kadınlardakinden daha düşük olduğu saptanmıştır. Bunlara ek olarak, guatr, stres, sık cinsel ilişki de tekrarlayan kandida mantar enfeksiyonu sebebi olabilir.

Kandida mantar enfeksiyonu olan hastaların en sık şikayeti kaşıntıdır. Genellikle kokusuz, koyu kıvamlı, beyaz renkli ve peynir kesiği görünümünde akıntı tipiktir. Vajina içi ve dışı kızarıktır. Vajinal hassasiyet, yanma, cinsel ilişki sırasında yanma, acı, idrar yaparken yanma eşlik eden diğer şikayetlerdir. Genellikle cinsel birleşme sonrası 24 saat süren vajinal yanma ve takiben 1-2 saat süren kaşıntı şikayeti tipiktir. Cinsel partnerlerinde de ilişki sonrası 1-2 gün devam eden penis yanması olabilir. Böyle bir durumda hastanın kendisi ve partneri etkin bir şekilde tedavi olmalıdır. Tekrarlayan mantar enfeksiyonlarında kaşıntının yerini daha çok vajinal yanma hissi alır.

Tekrarlayan kandida mantar enfeksiyonu tedavisinde antifungal denilen ilaçlar kullanılır ama tedavi ile birlikte altta yatan bir sebep olup olmadığı da saptanmalı ve ortadan kaldırılmalıdır. Eğer mümkünse bağışıklığı baskılayan ilaçlar, yüksek doz östrojen içeren doğum kontrol hapları kesilmelidir. Daha rahat, sentetik olmayan, pamuklu içi çamaşırları giyilmeli, çok sıkı kıyafetlerden kaçınılmalıdır. Genital bölge mümkün olduğunca kuru tutulmalı, temizlik amacıyla hiçbir kimyasal madde ve sabun kullanılmamalıdır. Tuvalet sonrası temizlik önden arkaya doğru yapılmalıdır. Şekerli gıdalardan uzak durulmalı ve bol bol yoğurt ve kefir tüketilmelidir. Modern tıbbın gelişmesinden önce vajinal mantar tedavisinde vajen içine yoğurt veya bal sürerek tedavi yapılmaya çalışılmış ama yapılan çalışmalarda vajen içine yoğurt uygulamanın antifungal vajinal tabletler kadar etkin olmadığı ispatlanmıştır. Böyle bir uygulama yerine tedaviye destek veya vajinal mantardan korunmak amacıyla ağız yoluyla tüketilmesi daha mantıklıdır. Yoğurdun 6 ay boyunca her gün yenmesinin vajinada ve barsaklarda kandida mantarının üremesini ve vajinal kandida mantar enfeksiyonunu azalttığı gösterilmiştir.