Yeşil Çayla Gençleşin!

yeşil çay

 

Antioksidan etkisinin yanında teanin etkileriyle de öne çıkan yeşil çay adeta bir gençlik iksiri. Günde 4-5 kupa içildiğinde ciddi antioksidan etki sağlayan bu değerli bitki, kalp ve damar sistemi için de son derece faydalı. İçeriğindeki teaninle öğrenme, hatırlama ve kaygı bozukluğunu giderme üzerinde de pozitif etki gösteren yeşil çayı başucunuzdan ayırmayın deriz…

Güney Çin’de 5.000 yıl önce kullanıldığı bilinen yeşil çay, geleneksel Çin tababetinin, M.Ö. 1000-200 yılları arasında yazılmış kitaplarında, sağlıklı kişilere stresten korunmak amacıyla tavsiye ediliyor. Diğer taraftan, son yıllarda yapılan çalışmalar sağlığı korumada antioksidanların önemli bir rolü olduğunu ortaya çıkarmakta. Dolayısıyla antioksidan etkideki maddeleri çay içerek almak gün geçtikçe yaygınlaşıyor.

Yeşil çay nasıl elde ediliyor?

Yeşil çay, çay bitkisinin fermantasyon uygulanmamış yapraklarından oluşuyor. Bitkinin tepesindeki tomurcuk halindeki ve altındaki 2-3 yaprak toplanıyor ve kurutuluyor, işte size yeşil mucize! Kimyasal yapısı siyah çaya benzese de antioksidan etki gösteren polifenoller yeşil çayda daha fazla. Dolayısıyla günde 3-4 kupa yeşil çay içilmesi, uygun miktarlarda antioksidan madde alınmasına yetiyor.

Nasıl hazırlamalı?

Yeşil çayın içindeki kateşinlerin önemli bir kısmı demlemenin ilk 5 dakikasında poşetten suya geçiyor. Eğer ortamda limon bulunursa suya geçiş hızı artıyor. Dolayısıyla,  kupaya konan yeşil çay üzerine, 70-80 derece civarındaki sıcak su ilâve edip, 1 ince dilim limon koyduktan sonra 5 dakika civarında tutulması en makulü. Poşet bu süre sonunda çıkarıldığında, kupadaki sıvıda yeterli antioksidan madde yoğunluğu sağlanmış oluyor.

Günde 4 -5 kupa yeşil çay içilmesi halinde;

  1. Kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski azalıyor.
  2. Kişilerin total kolesterol oranı yeşil çay içmeyenlere göre % 11 civarında düşüş gösteriyor.
  3. Antioksidan etkiden dolayı, kolon, göğüs, küçük hücreli akciğer kanseri, prostat kanseri gibi kanserlere karşı koruyucu etki sağlıyor.

Kaynak: Fitoterapi Derneği