Merkür Retrosu Başak’ta! Diyet Zamanı Bayanlar…

 

Merkür retrosu hem de Başak burcunda hadi o zaman sağlıklı bir diyet seçme ve uygulama zamanı! Başak burcu sağlık ve hayat tarzımız ile ilişkilendirilir. Merkür’ün retro olduğu 3 haftalık süreçler ise hayatımızın aksayan yönlerine odaklanıp, çözüm üretmek için mükemmel zamanlardır. Başak burcundaki Merkür retrosu özellikle sağlığımız ve hayat tarzımızı gözden geçirmemiz ve bir şeyler yapabilmemiz için yazın sonuna yaklaştığımız şu günlerde bize güzel bir fırsat sunuyor. Diyetimizi gözden geçirmenin tam sırası…

Sanırım başta kadınlar olmak üzere çoğu insan hayatının bir döneminde ‘diyet’ kelimesi ile tanışmıştır. Çoğumuzun kilo vermek ile bağdaştırdığımız ‘diyet’ kelimesinin anlamı aslında ‘sağlıklı yaşam tarzını seçmektir’ yani sağlıklı ve bilinçli gıdalar seçerek bazı gıdaları hayatımızdan ya tamamen çıkarmak ya da tadımlık yemek.

Şimdi sizlerle kişisel deneyimimi paylaşmak istiyorum,

 

Geçtiğimiz sene yeni yıl kararlarından biri olarak karı-koca düğün, balayı ve Noel derken aldığımız kilolardan kurtulmanın ve hayatımızda beslenme şekli olarak kalıcı değişiklikler yapmanın yolunu arıyorduk. Şimdi gelelim neler yaptığımıza. İnternette araştırırken Amerikalı bir uzmanın Paleo yani bir diğer bilinen adı olan Taş Devri diyetine rastladık. ‘Doğada bulabileceğiniz her şeyi yiyebilirsiniz, onun dışındaki her şey işlenmiş gıda kategorisine girer ve sağlığımız için uygun değildir’ diyordu işin kısası. CD’lerini ısmarladık, içinde yoğun bir spor programı ve yapabileceğimiz yemek tarifleri ile birlikte 30 günlük bir plan yolladı. Ancak şu anki aklım olsa ısmarlamazdım çünkü internette ki binlerce kaynaktan her türlü bilgiye ve tarife kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

30 günlük bir deneme süresi ile başladık. 30 gün vücudunuzun ve beyninizin bu tarz bir yaşam tarzına alışması için ideal bir süre. İlk hafta vücut detox yapmaya başlıyor, enerjiniz düşüyor çünkü alıştığımız o sağlıksız karbonhidratlar artık yok, siz ise artık ürünlerin içinde ne var ne yok daha bir yakından takip etmeye başlıyorsunuz. Son haftalarda ise artık daha öncekinden daha enerjik ve çok daha bilinçlisiniz.

Kendi deneyimime dönersem, ilk günler oldukça zordu itiraf etmeliyim. Şeker yok, un yok, süt ve süt ürünleri yok, patates ve pirinç yok, işlenmiş ve paketlenmiş ve organik olmayan gıdaların hiçbirisi yok. Kola, Fanta vb. gazlı içecekler ve pek tabi ki alkol de yok.

Benim için en büyük vazgeçiş, ilk sırada çay ve kahveden şekeri tamamıyla kaldırmak oldu. İlk hafta zordu ama şimdi bana çayı şekerli asla içiremezsiniz. İkincisi ise Türk Mutfağı’nın her öğün vazgeçilmezi olan ve eğer yemezsek doymayacağımızı sandığımız ekmekten kurtuldum. Ekmeğin her türlüsünün aslında işlenmiş gıda olduğu ve sağlımıza ciddi derecede zarar verdiği gerçeği ile açık seçik tanıştım.  Artık bizim eve misafirler ve birkaç kaçamak İtalyan gecesi haricinde ekmek girmiyor. Üçüncü olarak ise her türlü gazlı içecek hayatımızdan tamamıyla çıktı. Kola, fanta, sprite OUT ve bol bol su IN.

Bunların dışında patates ve pilav yok denecek kadar azaldı, yerine genellikle yurtdışında çok daha rahat bulunan ve besleyici özelliği ve lif oranı yüksek tatlı patates girdi. Beyaz pirinç yerine ise bulgur. Baklagilleri ilk 30 gün boyunca eğer hedefiniz kilo vermek ise yemezseniz iyi olur ama onun dışında bu yiyecekler; doğada bulunan besinler olarak tabi ki Paleo’nun bir parçası.

30 gün sonrasında vücudunuzdaki değişiklikleri net bir şekilde fark ediyorsunuz. Ben ilk 1 aylık süreçte 6 kilo verdim hem de daha önce yaptığım denemelerdeki gibi aç kalmadan bol bol sebze, salata, zeytinyağlının her türlüsü ve et, balık, tavuk, yumurta yiyerek.

30 gün sonrasında eğer benim gibi ‘ben asla yoğurttan vazgeçemem’ diyorsanız ya da canınız o gün için hamburger çekmişse %80-%20 oranını uygulayabilirsiniz. Yani %80 Paleo beslenme %20 diğer yiyecekler.

Peki hayatıma başka ne gibi yeni yiyecekler girdi?  En başta mucizevi meyve Hindistan cevizi. (En alkali meyvelerin başında geliyor).

Hindistan cevizi yağı, sütü, suyu, unu, şekeri hangi versiyonunu isterseniz…

Hindistan cevizinin faydalarından başka bir yazımda ayrıntılı bir şekilde bahsedeceğim şimdi ben nasıl kullanıyorum onu anlatayım;

-Yemek yapıyorum, diğer yağlar gibi kolayca yanıp kanserojen hala dönüşmüyor.

-Makyaj temizleyici olarak kullanıyorum, özelliklede göz makyajı. (Makyajınızı gece çıkardığınızdan gece boyunca yağ tüm yüzünüzü besliyor ve nemlendirerek yumuşatıyor)

-Vücut losyonu olarak kullanıyorum özellikle yaz aylarında güneş sonrası losyonu olarak vazgeçilmezim

-Bebeklerin vücutlarına ve pişik için popolarına sürebilirsiniz ben kızım için her banyodan sonra mutlaka kullanıyorum.

-Eğer boğazınız ya da dişiniz ağrıyor ise ağzınızda 1 tatlı kaşığı kadar yağı gezdirebilirsiniz, diş etlerinizi rahatlatacaktır.

-Saç maskesi ve hatta benim gibi kıvırcıksanız şekillendirici olarak kullanabilirsiniz.

Bunun dışında Hindistan cevizinin ununu kullanarak hemen hemen her turlu hamur işini yapabilirsiniz.  Kek, ekmek, pankek, muffin vb. bunlardan sadece birkaçı. Bu tip yiyecekleri tatlandırmak için ise agave şurubu, iyi olgunlaşmış muz ya da hurma kullanabilirsiniz. Ben kızıma muz ve hurma ile tatlandırılmış muffin yapıyorum bayılarak yiyor.

Paleo ile birlikte hayatımıza giren yeni yemek tarifi stir-fry oldu. Bir protein seçin kendinize, et, balık, tavuk eğer vejetaryenseniz tofu, bunun ile birlikte kırmızı soğan, sarımsak, renkli biberler, zencefil, havuç, fasulye, soya sos, lime vb. sebzelerle harmanlayın isterseniz birazda Hindistan cevizi sütü ekleyin ve Hindistan cevizi yağında pişirin ve afiyet olsun.

Türk geleneklerine göre beslenirsek zaten menümüz çok geniş. Zeytinyağlılarımız başrolde, hangisini pişirmek isterseniz artık yalnız şeker yok tabi ki yerine biraz agave şurubu, belki eğer bulabilirsek gerçek bal ya da Hindistan cevizi şekeri. Izgarada, buharda, yağda ya da ocakta pişmiş ve baklagillerle, sebzelerle ve proteinlerle harmanlanmış yemeklerimiz. Bol bol salata ve unsuz, yağı yakılmadan yapılmış çorbalar ve özellikle yiyebildiğimiz kadar çiğ sebze tüketimi önemli.

Sabah kahvaltısına gelirsek, o günden bugüne neredeyse her sabah 2 yumurta yedim. Eğer haşlayacaksanız 3-4 dakika yeterli yumurtanın tam katı olmamasına dikkat edin, omlet, menemen nasıl seviyorsanız. Bunun yanında zeytin, lor peyniri tercihim ama beyaz peynirde olur, domates, bol yeşillik maydanoz, salatalık, biber, ceviz, badem, kayısı vb. ya da eğer seviyorsanız işlenmemiş lifli gıdalardan yapılmış müsli. Çay ve kahve serbest şekersiz olması şartıyla tabii…

Paleo diyetinde yağ önemli besinlerin başında geliyor. Yağdan kısmayın hatta mümkünse zeytinyağını bir çay bardağına koyun ve günlük olarak tüketin vücudumuzun ihtiyacı var. Bu arada zaman içinde başka diyetlerinde Paleo mantığını destekler ve hatta farklı bakış açıları da getirdiğini gördüm ve kendi diyetime faydalı bulduğum bazı şeyleri ekledim. Mesela kefir bunların başında geliyor, pre-biyotik açısından zengin olan kefir bizim evde ayran yerine geçiyor diyebilirim, her gün 1 bardak😍. Normalde süt ve süt ürünleri Paleo diyetinde yok. Süt konusunda tamamen hemfikirim bence de ‘her canlıya kendi annesinin sütü’.

Şimdi sorabilirsiniz hiç mi Paleo’nun dışına çıkmıyorsun? Tabii ki çıkıyorum özellikle şu anda olduğu gibi tatillerde, bayramlarda ve bazı özel günlerde işin ucu kaçıyor. Ancak genel olarak %80-%20 kuralı dahilinde yaşamaya çalışıyorum özellikle de küçük kızım için. Bazen düşünüyorum da kızım bizden daha iyi bu işi götürüyor çünkü bizler gibi eski ve kötü alışkanlıkları yok. O yüzden de  kolaylıkla hayır diyebiliyor.

Bu konuda sizde araştırma yapmak isterseniz internette inanılmaz derecede kaynak var ya da bana bir sorunuz olursa memnuniyetle cevaplarım. Sevgiler…