Anne & Baba Doğulur Mu, Olunur Mu?

 

“Anne olmayı çılgınca istemiştim. Ama çocuğum olunca gördüm ki hiç sabırlı değilmişim.” “Baba olma fikri başlarda fazlasıyla heyecan vericiydi fakat kendime hiç vakit ayıramıyorum.” “Annelik dipsiz bir şefkat kuyusu olmak demek. Ben böyle değilim, çocuklarıma bazen kızıyorum.” “Babayım ve çocuklarımın geleceğini düşündükçe sevinç yerine endişe hissediyorum. Hep kaygılıyım.” “O kadar okudum ettim, yine de çocuklar yaramazlık yapınca utanıyorum. Kendi annem gibi tepkiler veriyorum.” Ve devam eden, içimizi cız ettiren pek çok hesaplaşma…

Anne baba doğulur mu, olunur mu? Şüphesiz bazılarımız karakter özelliklerimiz nedeniyle daha yumuşak, daha esnek, uykusuzluğa daha dayanıklı, sevgisini daha çok yansıtabilen kişiler olabiliriz.

Ancak unutmayalım ki:

Bir çocuk salıncağa binip havalara uçunca, oyuncağı kırıldığında salya sümük ağlayınca veya dondurma yalayıp mutlu olunca hakikaten çocuk oluyor.

Bir genç kız/erkek ise hayali aşkı ona gülümsediğinde kalbi pır pır edince, ders notları okunurken çuvalladığını görüp dünyası başına yıkılınca, aynadaki haline bir gün bayılıp ertesi gün gıcık olunca genç oluyor.

Hemen her söyleşide iş dünyasının profesyonelleri, deneyim denen şeyin tökezleye tökezleye kazanıldığını anlatıyor. Çaba göstermeye devam ederek, vazgeçmeyerek…

Anne ve babalık yaşam yolculuğumuzun en uzun, en meşakkatli rolü. Başlangıç tarihi belli lâkin sonu yok. O yüzden bitmek tükenmek bilmeyen hezeyanlarda boğulmak mümkün.

İnsan yavrusu bebeklik döneminden itibaren yıllarca bakıma muhtaç olan canlılardan. Sonra ne mi var? Doğru bakıcı, zararsız oyuncak, uygun yuva, saygılı arkadaş, geliştiren öğretmen, güvenilir doktor, faydalı kitap…

Misal, çocuklu ailelerin sorunlara buldukları çözümleri birbirleriyle paylaşmaları elbette fayda sağlar. Çünkü muhakkak başımıza gelmeden de öğreneceğimiz şeyler var bu hayatta.

Ama her evin ve her çocuğun kimyası farklıdır.

Hatırlayalım!

Kılı kırk yararak sonuca varacağımız bir proje değil bu durum. Seyirci kalamadan başrolü taşıdığımız, bol aksiyon sahneli, gayet keyifli ve ödüllü bir filmdeyiz belki de. Tam da kendimiz olabileceğimiz uzun metrajlı bir sinema filminin içindeyiz.

İtinayla, en küçük zaman parçasının tadını çıkararak anne baba oluyoruz.

fatma@fatmamericdemirel.com