İçinizdeki Çocuk…

 

Dünya ve yaşam sen nasıl  görüyorsan öyle.
Senin gönlündeki ressama göre şekilleniyor her şey.
Onun kullandığı renkler hakim çevrende. Güneş her gün doğuyor.
Her gecenin bir sabahı var.
Ama günün aydınlığını ya da sıkıntısını belirleyen ise bizim ruhumuz.
Olaylara içinden bakıyorsan, olayların sana yansımasını sen de güne yansıtırsın.
Zihin ruhu, ruh da bedeni etkiler.
Akşamdan negatifleri kurgulayıp yattıysan, sabah dayak yemiş gibi kalkarsın yataktan.
Yok içindeki kuşları uçurduysan, kuş gibi hafif uyanırsın.
Acılarımızın, kederlerimizin, sıkıntılarımızın çoğu geçmiş ve gelecek kaynaklı.
Geçmişi değiştirme şansımız yok.
O yüzden geçmişimizi affedip, barışmalıyız.
Hatalarımızdan, günah ve sevaplarımızdan dersimizi alıp sevgiyle arkamızda bırakmalıyız.
Gelecekten kaygılanıp korkmak yerine , elimizden gelenin en iyisini yapıp akışta kalmalıyız.
Geçmiş ve gelecek anların toplamından oluşur.
Öyleyse, anı en güzel, en verimli şekilde yaşamak ; geçmişi de, geleceği de belirleyecektir.
İçindeki ressamın kullandığı renklerini ise yine kendi İçimizdeki çocuk belirler.
O yüzden içinizdeki çocuğa iyi bakın.
Küstürüp, darıltmayın.
Üzüp, ağlatmayın.
Gönlünüzü renklendirin, yaşamımızın şenlendirin