Aluminyum Folyo; Dost Mu? Düşman Mı?

 

Dünyada en çok bulunan 3. element o. Gıdadan hijyene, güzellikten dekorasyona pek çok alanda başrolde. Kimi zaman –örneğin mutfakta- gerçek bir yardımcı, kimi zamansa sğlığımızı tehdit eden büyük bir problem. Dünya Sağlık Örgütü onu vücut ağırlığımızın her kilosu için 40 mgdan fazla tüketmemizin, sağlığımıza zararlı olabileceğini belirtiyor. Aluminyumdan bahsediyoruz…

 

Dürüst olmak gerekirse çoğumuz onsuz yapamıyor. Zaten biz istesek de istemesek de hayatımızın orta yerinde kendileri. İçtiğimiz sudan yediğimiz mısıra, kullandığımız deodorantdan tatlıları koyduğumuz minik kaseler pek çok şeyin içinde aluminyum mevcut. Hem onunla hem onsuz hayat zor gibi. Neden mi? Uzun süredir çeşitli araştırmalar a konu olan alüminyumun nörotoksik etkileri üzerine pek çok araştırma yapan  Dünya Sağlık Örgütü  bu özel elemente ilişkin birbiriyle çelişen sonuçlara ulaşmış. Şöyle ki, yapılan araştırmaların bir kısmı alüminyumun Alzheimer hastalığına yol açtığını savunurken, diğer bir kısmı bunun doğru olmadığını öne sürüyor.

Bir kısım bilim insanı çok fazla alüminyum tüketmenin özellikle böbrek hastaları için tehlike arzettiğini söylerken bir kısmı da beyin hücreleri için zararlı olduğunu ifade ediyorlar. Özellikle alüminyum ile yemek pişirmenin, bu zararlı etkileri arttırabileceğini belirten uzmanlar tüketicileri yüksek sıcaklıklarda minik alüminyum parçalarının yemeğe karışabileceği konusunda uyarıyorlar. İşte bu nedenle çoğumuzun yaptığı balık ve sebze gibi yiyecekleri alüminyum folyoya sarıp fırına atma fikri artık pek deparlak görünmüyor. Bizden söylemesi…