Karbon, Beyaz Fırın’ın İki Asırlık Lezzet Hikayesini Anlatıyor

 

Eski İstanbul’da bir poğaça fırını olarak başlayıp İstanbul’un iki yakasını dolaşan, Kadıköy’de büyüyüp serpilen ve İstanbul ile yoğrulan Beyaz Fırın’ın lezzet ve tarih yolculuğu, markanın Avrupa yakasındaki ilk mağazası Etiler’de açılırken, 10 yıldır birlikte çalıştığı ajansı Karbon tarafından kaleme alındı.

Türkiye’nin 200 yıllık en köklü markalarından Beyaz Fırın’ın Türkiye ve İstanbul tarihi ile özdeşleşen hikayesi, özel bir araştırmanın ardından içerik ve tasarım bağlamında özenle kaleme alındı. İstanbul tarihine de ışık tutan yolculuk, 1836 yılında Balat ile başlıyor ve günümüze, Beyaz Fırın’ın 5. Kuşak temsilcisi Nathalie Stoyanof Suda’ya kadar devam ediyor.

Hikaye kronolojik olarak, döneminin sosyal gelişmeleriyle paralel anlatılırken, Dimitri (Mitko) Stoyanof’un dönemin önemli isimleriyle yaptığı özel röportajlar ve Beyaz Fırın müdavimlerinin görüşleri de anlatıyı bütünlüyor. Ailenin, özellikle Dimitri Stoyanof tarafından özenle derlenip arşivlenmiş fotoğraflarının kullanılmasıyla hem markanın gelişimi hem de ürünlerin hikayeleri zengin bir içerikle anlatılıyor.

 

2000’lerin başında online satış altyapısını oluşturan Beyaz Fırın, 2010 yılında faaliyete geçen brasserie konseptini, sektörde hep ilklerini gerçekleştirdiği özel günler için özel ürünler ve özel ambalaj tasarımlarını, mağaza süslemelerini ve bu adımların markaya katkısını ifade ederken, bu süreçte mimariden kurumsal kimliğe, pazarlama iletişimden dijital stratejiye tam kapsamlı hizmet veren tasarım ofisi Karbon ile yoğun çalışmaları ve sıkı iletişiminin de altını çiziyor.