Mükemmel Çay Nasıl Demlenir?

 

Çay dedik mi akan sular durur diyenlerden misiniz? Mükemmel çayın ipuçlarını mı araştırıyorsunuz? Doğru çay demlemenin püf noktalarını sizler için derledik…

  • İlk olarak çayın doğru demlendiğinden emin olun. Her çayın farklı bir demlenme süresi vardır. Eğer doğru bir şekilde demlenmez ise çayın keyfine sonuna kadar varamazsınız.
  • Her çay 100 derecede demlenmez. Çayı, doğru sıcaklıkta demlediğinizden emin olmalısınız. Yeşil çayı daha ılık bir suda demlemek gerekir.
  • Dahası, çayı, ısısı oda sıcaklığında olmayan bir bardağa koyarak demlenmesi gereken sıcaklıkta değişiklik göstermesine sebep olmamalısınız.
  • Çayın tadı şeker, limon, süt, tatlandırıcı gibi yan ürünlerle bozulmamalı. Sadece saf çayın tadına varın ve keyfini çıkarın!
  • Çayın, odanıza gelmeden önceki serüvenine kulak verin. Tamamen doğal yollarla, ince işçilik ile bardağınızı dolduran bu çay epey uzun bir yoldan geliyor.
  • Çayın her şeye iyi geldiğine inanmalısınız; çünkü inanırsanız gerçekleştiğini de gözlemleme şansınız olacaktır.

İdeal çay demlemek için tüyolar:

1.Demliğinizi sıcak su ile önceden ısıtın. Sonra suyu dökün. Kokusuz süzgeç ya da filtre kullanın.

2. Çayınızı porsiyonlayın (Her fincan için yaprak çaylar: 1 tepeleme tatlı kaşığı; kırık çaylar: 1 tatlı kaşığı seviyesi).

3. Yeni kaynayan suyu çay yapraklarının üzerine dökün. (Dikkat: yeşil çayı demlerken su kaynadıktan sonra 80 dereceye düşmesini bekleyin, aksi takdirde yapraklar yanar.)

4. Çay yapraklarına sıcak su temas ettiğinde aroma demliğe yayılmaya başlar. Çay yapraklarının rahat açılıp tadını en etkili şekilde suya bırakması için yeterli alana ihtiyaç vardır.

5. Bir süre sonra çay yapraklarındaki aktif bileşenleri ortaya çıkar ve aromasını suya bırakır.

6. Çayın demlenmesindeki en önemli etken demlenme süresidir. Arzulanan demlenme süresinden sonra süzgeci çıkarıp kabına koyun.

Şimdi çayınız hazır!!!

Demleme Süreleri:

Yeşil çaylar: 2-3 dk.

Siyah çaylar: 3-5 dk.

Bitki çayları: 6-8 dk.

Meyve çayları: 8-10 dk.

*Değerli bilgileri için Ronnefeldt’e teşekkürlerimizle.

Fotoğraf: Sabri Tuzcu