Bana bir ‘makarna lütfen!’

sebzeli makarna

Tuğba Bayburtluoğlu herşeyden önce bir anne, sonraysa bir gıda mühendisi. Çocuğunun çok sevdiği makarnadan yola çıkmış. Hamuruna lezzetin yanı sıra sağlık ve bolca sevgi katmış. Sonrası ise gerçek bir başarı öyküsü…

Makarnayı sevmeyeniniz yoktur. Hele ki çocuklar her türlüsüne bayılırlar. Pırasa ya da karnabahar dediğimizde yüzlerini ekşiten yumurcaklar, içine ıspanak eklenmiş organik makarnayı ise bir güzel ‘yer’ler. Tuğba Bayburtluoğlu ve kızının hikayesi de tıpkı bu biçimde gelişmiş. Ne yaptıysa ev halkına sebze yedirmeyi başaramayınca çareyi içinde sebze özleri olan organik makarnalar üretmekte bulmuş. Gelin bu ilginç hikayeyi sahibinden dinleyelim…

Tuğba Hanım, öncelikle sizi tanıyalım dilerseniz…

Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezunum. Uzun yıllar organik sektöründe çalıştım. Söylendiğine göre çok meraklı ve biraz evhamlı bir anneyim.

Makarnalutfen fikri nasıl ve ne zaman doğdu?

Eşim sebze ırkçısıdır. Belirli sebzeleri belirli şekillerde yer. Ispanağın sadece kavurması, semizotunun sadece salatası, kereviz mi o da ne biçiminde? İşten ayrılmış ve doğum yapmıştım. Ek gıda geçişine yaklaştıkça “Ben bu bebişi nasıl besleyeceğim, babasına çekmemesini nasıl sağlayacağım?” diye evhamlanırken aklıma sebze ile makarnayı birleştirmek geldi. Kerevizi haşladım, püre yaptım, irmik ile yoğurdum, kestim, pişirdim ve mutfağı havalandırdım, tüm delilleri kaybedip akşam masaya kerevizli ama kerevizli olduğu belli olmayan makarnayı koydum. Eşim bir tabak yedi “Daha yok mu?” diye sordu.  Sonra dostlarımızn geldiği zamanlarda bile yapılan bir yemek oldu bu evimizde.

Fikir nasıl gelişme gösterdi? Bu günlere nasıl gelindi?

Çevremizden “Biz de isteriz” nidaları yükseldikçe benim gece emzirmelerimdeki “Bişiler yapmalıyım” düşüncelerim birleşti. Daha önceden sıfırdan gıda üretimhanesi ve marka kurma tecrübelerim olduğu için hesabımı kitabımı düzgün yaptım. Önce fason ürettirdim formülü bende saklı olacak şekilde. Aracısız ulaşabilmek için tüketiciye internet sitesi  kurdum. İlk 4 ayın satışlardan aldığım istatistiklerle kadın girişimci kredisine başvurup üretimhanenin kuruluşunda kullandığım yatırım sermayesine kavuştum. Makarna makinalarım İtalya’dan geldi, kuruldu. 2013’ün Temmuz’unda ilk üretimi yaptık hatta videosu var biraz ağlayarak çekmişim. Tüm bu süreçleri paylaştığım bir sitem ve sosyal medya hesaplarım var.

Bugünkü durum nedir?

2013’de 4 kişi başladık. 2015 sonu itibariyle 7 sigortalıyız. Vergi ya da SGK borcumuz yok, kredilerimizi ödüyoruz. Bu sene kurutma makinamızı büyüttük Kosgeb desteği ile. Satışlarımız %95 internet satışından oluyor, birkaç büyük markaya da yine ürün verebiliyoruz.

Nasıl bir tüketici kitlesi hedeflediniz? Şu anki profil ile düşündüğünüz kitle uyuştu mu?

Anne ve babalara ulaşmak istedik ilk günden beri çünkü hamilelik süresinde ve bebişin ilk iki yaşı yani toplamda ilk 1000 gün beslenme çok önemli. Çocuklarımız geleceğimiz, onlara sağlıklı bir vucut ve iyi beslenme alışkanlıkları edindirmek ebeveynlerin görevi. Şu anda ana müşteri profilimiz ebeveynler ve büyük anneler. Sağolsunlar hem çocuklar için hem torunlar için üretim yapıyoruz sayelerinde.

Peki, neden insanlar makarnalarını sizden alsın? Market raflarında onlarca ucuz makarna var…

Besin değeri için. Tabi market raflarındaki binlerce ürün besin değerleri düşük, tu kaka ürünler değil. Ama bizim Makarna, Lütfen! olarak en büyük hedefimiz besin değeri yüksek ürünler üretmek ve paylaşmak. Bu yüzden makarnalarımız çok sebzeli ve lif oranı artsın diye ekstra %5 oranında buğdayın özü olan ruşeym içeriyor. Bu yüzden sebzeli kek karışımı yaptık, bu yüzden piyasada bizim üretemediğimiz ama analizlerini kontrol edip siteye eklediğimiz besin değeri yüksek  ürünler var sitemizde.

Ürün grubunuzda neler var? En çok hangileri tercih ediliyor?

Bizim ürettiğimiz ana grup makarna, erişte, kuskus, mantı ve çorbalar. Bunlar mümkün olduğu kadar organik ürünler, organik ulaşamadıklarımız yerel üreticilerden ebegümeci ya da ısırgan gibi otlar mesela. Organik bakliyatları da sertifikaları ile alıp paketliyoruz analizlerini kontrol ettikten sonra.

Fiyat aralıklarınız nasıl?

Piyasadaki organik ürün fiyatlarını kontrol ederek ilerliyoruz. Sebzeli makarnalarımızda ise sebze maliyet ve makarna maliyeti beraber hesaplanıyor tabi çünkü %35 ila 44 arasında bir sebze oranını es geçemeyiz.

Ürünleriniz site dışında nerelerden temin ediliyor?

Yine birkaç internet sitesinde varız. Onun dışında özellikle marketlere vb. girmemeye çalışıyoruz. Bizim ana dükkanımız hep internette olacak inşallah.

Ürün grubunuz genişleyecek mi?

Tabii ki. Her hafta en az 3 çeşit tarif deniyoruz. Kek karışımları, çorba ve makarna çeşitleri, reçeller ve soslar fazlalaşacak.

Gelecek projeleriniz neler?

O kadar çok şey var ki gönlümüzde. Üretimin tamamının organiğe dönüşebileceği, sebzesini meyvesini kendimizin yetiştireceği, atalık tohumları çoğaltabileceğimiz bir çiftlik hayal mi değil mi önümüzdeki 10-15 sene içerisinde göreceğiz inşallah…