‘Hiçbir Yerde Olmayan’ların Referans Noktası ArkeoPera…

Çocuğunuz kitap okuyor mu? Ya da şöyle sorayım; çocuğunuz ‘nitelikli’ kitap okuyor mu? Ona kitap okuma alışkanlığını, kültürü, sanatı, mimariyi, arkeolojiyi ve mitolojiyi en keyifli haliyle öğretmeye ne dersiniz? Peki ya onları şimdiden farkındalık ve koruma kültürüyle tanıştırmayı? Çok mu ütopik geldi? Hiç de değil! Arkeopera Yayınları’ndan çıkan birbirinden özel çocuk kitapları miniklerimizin eğlenirken öğrenmeleri için bire bir! Arkeopera ile yıllardır adeta yeldeğirmenlerine karşı savaşan Sema Başgelen ile çocuk yayınları ekseninde Arkeopera’yı konuştuk…

Öncelikle tanımayanlar için Arkeopera’nın öyküsünü bizlerle paylaşır mısınız? Ne zaman, kimler tarafından kuruldu? Bugüne kadar neler yaptı?

ArkeoPera Arkeoloji ve Sanat Yayınlarının kitabevi olarak 2001 yılında açıldı… Sadece kendi kitaplarının satış ve tanıtım mağazası olarak devam ederken 2006 yılında 3 kat 3 tema konsepti ile yenilendi ve bugünkü halini aldı… Artık  ArkeoPera sadece kendi kitapları değil, kendi branşındaki yerli ve yabancı tüm kitapların da satış noktası… Aynı zamanda “Her yerde olanı değil, hiçbir yerde olmayanı sunuyoruz…” sloganı ile tasarım ürünlerinin sergilendiği ve satışa sunulduğu bir merkez…

Aynı zamanda Ekim-Mayıs dönemlerinde çalıştırılan bir sergi salonu ile yerli-yabancı sanatçılarla buluşma noktası…. Aynı zamanda Cumartesi Saat 16:00-18:00 arası düzenlenen sohbet toplantıları ile bir kültür merkezi… Bugüne kadar yüzlerce sergi, sohbet ve tasarımcıyla zenginleşerek, çoğalarak, üreterek her kesimden çocuk-genç-yaşlı-akademisyen v.s. her alandan insana ulaşmaya çalışarak üretmeye devam ediyoruz… Ve en önemlisi bundan inanılmaz keyif alıyoruz….

arkeopera

Türkiye’de arkeolojinin tanınırlığı ve bilinirliğinde etkiniz şüphesiz. Şimdi de genç nesiller, çocuklarımız için çabalıyorsunuz. Çocuklara ilişkin yayınlara ilk ne zaman başladınız? Ne tür yayınlar-seriler var?

Evet arkeoloji konusunda 1978 yılında ilk özel yayıncılık ve 1996 yılında da çocuklara yönelik “Hititleri Boyayalım” serisi ile ilk Arkeoloji-Çocuk yayınlarını başlattık… O yıllardan itibaren bu seriden etkilenerek arkeoloji okuyan ve çocuklarına da büyük bir heyecan ve zevkle bu kitapları alanlara çok şahit olduk… Bu da istediğimiz etkiyi yakaladığımızı gösteriyor…

Çocuklarımızda farkındalığı ve koruma kültürünü oluşmak üzere başlattığımız bu yayınlara son 2 senedir UNESCO Dünya Mirası Serisi ile devam ediyoruz… Daha önce de Sara Pardo’nun yazıp Zeynep Gargi’nin resimlediği “Efes-Arınnın Gizemi” çizgi roman olarak çocuklarımızla buluşmuştu… Bu kitap İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve İspanyolca yayınlandı….

“İstanbul’u Boyayalım” kitabımız pek çok ebeveynin tercih ettiği hatta ben de boyarım diyerek çifter çifter aldığı bir kitap… Sayın Nesibe Çakır’ın “Kilikyanın Korsanları” kitabımız çocukları macera içinde alıp götüren ve o bölgeyi, dönemi anlatan bir kitap… Yine Limyra’yı Boyayalım kitabımız Zeynep Kuban’ın önderliği eşlinde o yörenin çocuklarına yönelik yaz atölyelerinde geleceğe dair bir vizyon oluşturmak adına yayınlandı… Ve daha fazlası; “Nail Çakırhan Evlerini boyalım” mimari açıdan,   “Karagöz Boyama Kitapları”, “Göbeklitepe’yi Boyayalım”, “Nemrut Dağı’nı Boyayalım”, “Karatepe’yi Boyayalım” arkeolojik değerlerimizin farkındalığı açısından çocuklarımızın ilgisine sunuldu…

arkeopera

Çocuklarımız kaç yaşlarından itibaren Arkeopera ile tanışabilirler?

Elleri kalem tutmaya başladığı 3-4 yaşlarından itibaren boyama kitapları ile  başlıyorlar… Genellikle daha önce bahsettiğim gibi “Hititleri Boyayalım” serisi ile başlıyor ve diğerleri ile devam ediyorlar…

arkeopera

Bir çocuk kendi kendine, aile etkileşimi olmadan arkeolojiye merak duyar mı? Bunun örnekleri oldu mu?

Tabii… Özellikle kitap fuarında bunların örneklerini yaşıyoruz… Mesela şu anda lise son sınıfta olan bir arkadaşımız var… İlkokula giderken (3.sınıf) gelip nümizmatik ile ilgili kitap sormuştu. Çok şaşırmış hatta satmak istememiştik. Fakat sonradan ailesi ile gelip diğer nümizmatik kitaplarını da aldı. Bir çoğu televizyondaki Mısır belgesellerinden çok etkileniyor ve arkeolojiye merakları başlıyor. Mitoloji mesela inanılmaz rağbette… 4. / 5. sınıfta başlıyorlar okumaya ve ilerliyorlar. Hatta çocuklarından etkilenip okumaya başlayan aileler bile biliyoruz…

arkeopera

Yeni dönemde çıkardığınız çocuk serilerinden bahsedelim biraz da… Sanırım yine Türkiye’de çocuk yayıncılığında bir ilki başlatıyorsunuz?

Evet ilklerden birini daha başlattık… Gururla şu anda 5. si yayınlanan UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan değerlerimizi çocuklarımıza tanıtmayı hedefleyen, Havva Mutlu’nun kaleminden çıkanları Mustafa Delioğlu’nun çizimleri ile birleştirerek yeni bir seri başlattık.  Şu ana kadar; “İstanbul ‘u Dört tarafı Mercan”, “Kapadokya – Bilemedin Zıngırbeş”, “Pamukkale – Leylek Yuvası”, “Divriği – Zümrüdüanka”, “Edirne – Gün Doğmadan neler Doğar” yayımlandı. Tüm Dünya Mirası Listemiz böyle devam edecek… Çocuklarımıza değerlerimizi öğreterek koruma ve sahip çıkma bilincini aşılayabiliriz…

arkeopera

Proje kitapları kaç yaş grubuna hitap ediyor?

Son Projemiz 9-14 yaş arası tüm çocuk-gençlerimiz için… Diğer boyama kitaplarımız-3-6 yaş grubuna hitap ediyor.

Kitapların fiyat aralıkları?

Fiyatlarımız 5.00 ile 17,50 TL arasında değişiyor.

arkeopera

Bu çok özel projede Kültür Bakanlığı’ndan ya da özel kurumlardan destek aldınız mı?

Keşke evet diyebilseydim… Ama maalesef… Olay kültür ve sanat boyutuna gelince maalesef ilk önce destekler bu alandan çekiliyor.

Anne babalara önerileriniz?

Arkeoloji çocukların bakış açılarını olumlu yönde etkileyen bir bilim dalı… İnceleme, araştırma ve okumayı destekleyen; ağaca odun, arkeolojik esere taş olarak bakmamayı öğreten, değerleri ve değer yargılarını geliştiren bir alan… O yüzden çocukları AVM’ler yerine müzelere, arkeolojik alanlara götürün… Merakı destekleyen, soru sorduran ve cevap aratan bir alan arkeoloji… Merak iyidir, soru sormak iyidir, ufku geliştirir ve genişletir…Bu da iyi bir şey değil mi?

arkeopera, sema başgelen

Gelecek çalışmalar? Çocuklar için neler olacak gelecekte Arkeopera’da?

Çalışmalar çok… Hem de çok… Ama ülkenin bulunduğu ortam fren gerektiriyor… Yukarıda da bahsettiğim gibi, ekonomik krizler ve yavaşlamalarda ilk önce kültürel faaliyetlerden el etek çekiliyor. Üretime harcayacağınız çabayı farklı yönlerde kullanmaya başlıyorsunuz, bu da olumsuz bir etki tabii… Çocuklar için workshop çalışmaları yapmayı düşünüyoruz… Daha önce bir origami sergisi açmıştık mesela… Onu bu sefer çocuklarla yapmak istiyoruz… Aynı zamanda da sergilemek… Yeni boyama kitapları var mesela yolda, son rötuşları yapılıyor… Masallar okumak ve çocuklarla yeni masallar yaratmak istiyoruz… Dahası da var ama! İşte en büyük açmaz…