“İş’te Kahkaha”ya Var Mısınız?

 

İş yerlerini nasıl bilirsiniz? Bol stresli, çoğunlukla tekdüze ve sıkıcı?.. Peki, iş yerinde kısa kahkaha molalarına ne dersiniz? Cevabı ‘evet’ olan Bigoody Kadınları sizleri çok eğlenceli bir kitap ve yazarıyla tanıştırmak istiyorum; İş’te Kahkaha ve Alper Almelek’le. Çalışırken kısa keyif molaları düşleyenlere önemle duyurulur…

Öncelikle sizi tanıyalım… Nerede doğdunuz ve büyüdünüz? Eğitiminiz? Bu güne kadar neler yaptınız?

Dünyanın en güzel şehri olan İstanbul’da doğup büyüdüm. 1990-1995 yılları arasında ABD’de University of Southern Maine’de Siyasal Bilimler ve Müzik okudum. Müzik yan branştı ama en fazla vaktimi alan alandı. Ardından, arada geçen bir 19 yıllık iş hayatından sonra tekrar öğrenime dönerek Sabancı Üniversitesi’nde Executive MBA yaptım. Arada bizi MIT Boston’a ‘Liderlik ve Girişimcilik’ üzerine sertifika programına götürmeleri de bulunmaz bir fırsat oldu bizler için. MIT’den aldığım hevesle hemen Said Business School, University of Oxford’a başvurdum ve orada ‘Organizasyonal Liderlik’ üzerine tezli ve yarı zamanlı Postgraduate Diploma programına katıldım ve Üstün Başarıyla 2017 yılında mezun oldum. Tabii bu arada önce aile işim Almelek A.Ş.’de (Ambalaj yan sanayi üzerine çeşitli ürünlerin distribütör, temsilcilik ve üretimleri) sonra Siegwerk Corporation’da (Ambalaj mürekkepleri üretimi)ve arkasından yine Almelek’te toplam 23 yıldır çoğunlukla yönetici olduğum çalışmalarım oldu.

 Araştırmaya, yazmaya, derlemelere ilginiz ne zaman başladı?

Küçük yaştan beri hep bilgi koleksiyonculuğu yapmaktayım. Bu benim için bir tutku. Topladıklarımı paylaşmak ise hayatta bana en çok keyif veren uğraş desem herhalde yanlış olmaz. Buna müzik performanslarım ve konuşmacılık çalışmalarım da dahil. Bu yüzden her zaman bilgi topladım ve onları bir şekilde dosyaladım.

Tanıdığım en iyi okurlardan birisiniz. “Okumasam yazamazdım” diyenlerden misiniz?

Kesinlikle. Okumak hayatta belki de sabah duş almak gibi en istikrarlı yaptığım şeylerden biri. Neredeyse okumadığım bir gün geçmez diyebilirim. Her okuduğum kitapla ilgili özet de çıkartırım hatta çoğuyla ilgili incelemeler de kaleme alırım. Şu anda Konuşmacılık ve Eğitimcilik faaliyetlerini icra ettiğim şirketimin ismi bile ‘Kitaptan Hayata Limited Şti.’. Kitaptan öğrendiklerimi çeşitli yollarla hayata adapte etmeye çalışıyorum.

Yazarlık kariyeriniz nasıl başladı ve gelişti?

Öncelikle dergilerde yazılarla başladı diyebilirim. O zamanlar ‘Ağırlamanın Püf Noktaları’ isimli bir kitap üzerinde çalışıyordum ve bir yandan da çeşitli dergilerde (Timeout İstanbul, Resort Dergisi) turizm üzerine enteresan servis fikirlerini kaleme alıyordum. Sonra da kitaplarım arka arkaya gelmeye başladı. 3 kitabım çıktı: Ağırlamanın Püf Noktaları, İstanbulite ve İş’te Kahkaha.

İşte Kahkaha’dan bahsedelim. Yoğun ve stres yüklü iş yaşamına neşeli bir kahkaha arası verdirir cinsten… Büyük bir araştırma ve emek sözkonusu. Proje öyküsünden bahseder misiniz? İlk basımı ne zamandı? Yeni baskıda neler farklı?

İş’te Kahkaha babamla beraber bulduğumuz ve kendi şirketimiz Almelek A.Ş. için 1998 yılında çıkarmaya başladığımız bir bülten. Yılda 4 adet çıkartıyoruz ve amacımız yalnız iş hayatıyla ilgili kaliteli fıkra ve güzel/komik sözlerin yer aldığı, insanları gülümsemeye hatta gülmeye teşvik edecek ve kendi gerilimli iş anlarına pozitif bir bakış açısı getirecek bir çalışma olmuştur. Bugün hali hazırda 20 yılını dolduran İş’te Kahkaha bültenimiz 3000 kişinin direkt ismine kargo yoluyla herhangi bir dergi formatında ulaşmakta. 2000’li yılların başlarında Alfa Yayıncılık ilk İş’te Kahkaha kitabımı çıkardı. O kitapta 1998-2003 yılları arasındaki İş’te Kahkaha bültenlerinden derlemiştim kitabı. Şimdiki İş’te Kahkaha ise hem 1998-2003 yıllarını kapsamakla beraber üstüne de 2003-2018 yılları arasındakileri de kapsıyor. Ayrıca bir diğer önemli farklılık da şimdiki kitabımda birbirinden farklı kategorilere göre yazıları klasife etmiş olmamız. Bu şekilde iş insanları hangi alanda enteresan bir fıkra bakmak istiyorlarsa o bölüme bakıp bulduklarını kendi konuşmalarında ve yazılarında kullanabilirler.

 

İş’te Kahkaha projenizde amaç neydi? Örneğin neden iş yaşamına dönük bir kitap? Pekala bir öykü ya da roman çalışması da yapabilirdiniz sanki?

Mizah çok önemli bir sanat dalı ve çok da zor. İnsanların nasıl fıkra yaratabildiği bence bir muamma. Üstelik çok da vurucu ve etkileyici. İnsan kısacık bir fıkrayı okuduğu an tüm ruh hali 180 derece dönebiliyor. Mizah aynı zamanda çok pozitif bir düşünme egzersizi yaptırıyor insana. İş hayatına yönelik olmasını özellikle istedik çünkü biz sanayi ve ticaret firmasıyız ve bu bülteni hem insanları gülümsetmek hem de kendi reklamımızı da yapmak üzere kurmayı amaçladık. Öykü ve romancılık şu anda yapmayı hayal edebileceğim bir uygulama değil. Ancak derleyerek iyi kalitede fıkra ve güzel sözleri ortaya çıkarmak ve onu iş insanlarıyla paylaşmak bana öteden beridir çok cazip bir fikir olarak gelmiştir.

Humanist etiketiyle okurlarla buluşuyorsunuz. Humanist de bu alanda ciddi emek sarfeden, iş yaşamının nabzını tutan bir yayınevi… Humanist’le buluşmanız nasıl oldu?

Humanist ile buluşmam iyi bir dostumun önerisiyle oldu. Humanist’in sahibi Menekşe Polatcan Serbest hanım ile daha ilk görüşmemizde kaynaştık ve beraber iyi bir çalışma imkanı ve ortamı yaratabileceğimizi idrak ettik. Aynı zamanda amacım bir iş kitapları yayınlayan bir yayıneviyle çalışmaktı, çünkü ne kadar bir işe konsantre olursanız o kadar hızlı ilerliyorusunuz.

Biraz da ‘konuşma’larınızdan bahsetmenizi istesem… Dünyanın hemen her yerinde konuşmalar yapıyorsunuz, doğru değil mi?

Evet, 2016’da başlayan TEDx Bahçeşehir Üniversitesi’nde çıkan ilk konuşmam ‘Liderlik ve Shakespeare’den bu yana konuşmacılığa ve eğitimciliğe soyunarak yavaş yavaş Türkiye ve dışında konuşmalar yapmaya başladım ve bundan dolayı hem çok gururlu hem de çok mutluyum. Bu bana bir nevi kendi ülkemi dışarıda da temsil etme imkanı verdiği için benim adıma daha da manevi ve değerli. Şu ana kadar İngiltere, İran, İsviçre, Meksika ve Türkiye’de konuşmalar yaptım. Her birisinden çok şey öğrendim.

Siz son dönemde kimleri okuyorsunuz?

Son dönemde özellikle yeni sunum konum ‘Yaratıcılık & İlham Perisi’ konusunda çok çeşitli kaynaklar okuyor ve notlar alıyorum. Aynı zamanda da çok yoğun bir şekilde Türk ve Dünya Edebiyatı hikaye ustalarının eserlerini okuyor ve notlar alıyorum. Mesela: Sabahattin Ali, Sait Faik Abasıyanık, Turgenyev, Çehov, Maupassant, Hesse gibi ve daha bir çokları.

Bigoody’de sloganımız Bigoody; Kadın ve Kariyeri. Çalışan kadınların sesi, yüzü, kalemi olmaya çalışıyoruz. Çalışan kadınlara neler söylemek istersiniz? İş yaşamında kadını nasıl görüyorsunuz?

Kadınların iş hayatında çok başarılı olduğu aşikar. Hatta kadınları erkeklerden de başarılı bulmaktayım. Belki bu yaptıkları işi çok ciddiye almalarından ve çok çalışkan olduklarından olabilir. Bizim kendi şirketimizde bile beyaz yakanın çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Kadınların yalnızca ‘duygularına’ daha az kapılarak hareket etmelerini önerebilirim. Kanımca, biz erkekler, biraz daha objektif yaklaşabiliyoruz konulara…kadınlar ise bize nazaran daha çok duygularıyla düşünüyorlar. Bunu yapmamaya daha da dikkat ederlerse, o zaman vay halimize, iş bulmakta daha da zorlanacağız…

Yeni projeler var mı?

Yeni projelerim hep oluyor. Ben durmadan proje doğuran bir kişiyim. Sonra da onların peşinden koşturup duruyorum. Tabii bu benim için aynı zamanda bir yaşam enerjisi ve motivasyon kaynağı da. Şu sıralar ‘Yaratıcılık & İlham Perisi’ konferansımın ilkini Büyükada’da Anadolu Kulübü’nde vermek için hazırlanıyorum. Sonrasında bu eğitimi şirketlere, üniversitelere ve liselere sunarak insanların yaratıcılıkları konusundaki farkındalıklarını artırmayı planlıyorum. Diğer bir yandan müzik çalışmalarım devam ediyor. Yeni bir konser programı hazırlığı içindeyim. Bir yandan da her fırsatta okumaya ve bilgilerimi tazelemeye ve üstüne eklemeye devam ediyorum.