Mauricio de Maio; Medikal Estetikte Bir Dünya Markası

 

Onun adı Mauricio de Maio. Kendisi dünyaca ünlü Brezilyalı bir estetik cerrah. Siyasetçilerden sanatçılara, sayısız kişiye uygulama yapan doktor, botoks ve dolgu konusunda sayılı otoritelerden biri. Dünyada yepyeni bir akım olan MD kodlarıyla ilgili Allergan’ın davetlisi olarak Türkiye’ye geldi ve Türk doktorlara medikal estetik konusunda duyguların ne kadar önemli olduğunun eğitimini verdi. Peki nedir Md kodları? Estetiğin duygusal yansımaları nederdir?

Bir şekilde hepimiz estetik operasyonlara aşinayız fakat duygusal yansımaları düşünmüyoruz. Bunlar nelerdir?

İlginç olan şu ki yıllar içinde değişime uğrayan önemli bir nokta var. Önceden hastalar spesifik bir noktanın tedavisini arıyordu. Doktora geliyorlardı ve “Gözlerimden hoşlanmıyorum” gibi belirli bir noktayı ifade eden şikâyetlerde bulunuyorlardı. Fakat gerçek hayatta şunu keşfettim ki kadınlar sadece o alanın düzeltilmesini istemiyor bundan daha fazlasını istiyor. Daha az yorgun ya da daha genç ve çekici görünmek istiyorlar. İşte bu önemli bir değişim. O yüzden günümüzde hastalara hangi noktanın tedavi edilmesini istiyorsun diye sormak yerine bu tedaviyle neye erişmek istediğini soruyoruz. Daha genç mi görünmek istiyorsun yoksa daha kadınsı görünmek mi istiyorsun. Duygusal niteliklerin ortaya atılması ile beraber bu önemli bir değişim oldu.

Bu yolla daha doğru bir tespitte mi bulunuyorsunuz?

Evet aynen. Böylelikle daha bütüncül bir yaklaşıma sahip olmuş oluyoruz. Hastanın motivasyonunu sadece yüzlerinde küçük bir bölgeye indirgemenin ötesinde estetik tedavide daha geniş bir vizyon geliştirmiş oluyoruz.

Bu durumda doktorların sorumlulukları da artmış oluyor.

Evet. Ben de öyle düşünüyorum. Bir noktayı tedavi etmek kolaydır. Dolgu yaparsın böylelikle sorun daha az görünür olur. Ama bölgedeki sorunu gidermem hastayı daha genç ve daha güzel göstereceği anlamına gelmez. Hele ki gerektiğinden daha fazla malzeme eklenirse ”düzeltilmiş” doğal olmayan sonuçlar elde edilir. Doktorların ve enjeksiyonları gerçekleştirenlerin sorumlulukları tabi ki artmış oldu.

Peki hasta olarak ben ne yapmalıyım? Aynaya bakıyorum bir şeyler hoşuma gitmiyor ama tam olarak neyin hoşuma gitmediğini bilemiyorum. Sadece daha güzel görünmek istiyorum. Bu durumda ne yapmalıyım? Doktoruma ne söylemeliyim?

Günümüzde hastalara gerçekleştirdiğimiz danışmanlık hizmetleri değişiklik gösterdi işte bu yüzden MD kodları oluşturdum. Chart oluşturdum ve bu chart çizelge 8 ihtimal sunuyor ve bu ihtimaller hastalar tarafından sıralanıyor. Seni tedavi etmemi istediğinde ulaşmak istediğin sonuç nedir? Daha az yorgun mu görünmek istiyorsun daha az kızgın, üzgün, sarkmış ya da yüz şekli inceltilmiş, daha genç, güzel, kadınsı görünmek mi istiyorsun. Tabii ki normalde herkes hepsini istiyorum der ama doktorla beraber yapılması gereken ilk iş, hangi adımın atılması gerektiğine karar vermek.  Bazen en önemli strateji benim “evi temizlemek” olarak nitelediğim yaklaşım. Yani negatif özellikler üzerinde çalışmak. Bir örnek vereyim. Bana geldiğini ve daha güzel görünmek istiyorum dediğini varsayalım. Tamam. Fakat mutsuz görünüyorsun. Eğer görünüşündeki mutsuzluğu tedavi etmezsem güzel görünen ama hala yorgun görünmeye devam eden bir kadın olacaksın. Ya da daha güzel fakat kızgın görünen bir kadın olacaksın. Bu danışmanlıkta meydana gelen en önemli değişimdir. O yüzden her doktora gittiğinde önceliklerini sıralamaya çalış. Aynaya baktığında hangi olumsuz mesajdan hoşlanmadığını bulmaya çalış ve bu negatif mesajı tedavi ederek olumlu mesajlara ulaşacaksın.  Yorgun ve yaşlı göründüğünü söylediğinde yorgunluğu tedavi ettiğimizde otomatik olarak daha genç görünüyorsun.

Bu durumda psikolojimize göre yol almalıyız…

Kesinlikle katılıyor. Estetik, bir hastalığı tedavi etmenin ötesinde. İnsanların daha geniş bir çerçevede istekleri olduğunu düşünüyorum. Çizgilerin düzeltilmesinden daha öte. Sadece psikolojiye indirgeyemem ama bunun arkasında psikoloji de olduğu için duygu dedik. Duygudan bahsettiğimizde  insanlar daha kolay bağlantı kurabiliyor. Doktor ve hasta arasındaki ilişkiyi de düşündüğümüzde bu ilişki de daha iyiye gidiyor. Hastalar doktorları sadece uygulayıcı olarak görmekten çıkıyor doktorlar da hastaları çizgilerden ibaret olarak görmenin ötesine geçmiş oluyor. Bunun her iki tarafın yararına olacağını düşünüyorum.

Bu sadece yeni bir teknik değil aslında yeni bir bakış açısı değil mi?

Evet, bunun yeni bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. 21. yüzyıldayız ve bu yüzden yeni bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Geçmişte uyguladığımız yöntemleri uygulamak zorunda değiliz. Çizgileri takip edip doldurmaya devam edemeyiz.

Md kodlarla ilgili yenilikler nelerdir?

Md kod programı bütünüyle bir eğitim programıdır. Ben de zaten Allergan’ın davetlisi olarak bu eğitim programını Türk doktorlara anlatabilmek için Türkiye’ye geldim. Eğitimi şöyle anlatabilirim. Birinci yıl giriş bölümü var ikinci yıl duygusal özelliklerle tedavi nasıl uygulanacak diye eğitim yapıldı bu yıl yani üçüncü yıl da kodlarla bağlantılı formüller teknik destek sağlayarak duygusal özellikleri nasıl yöneteceğinizin eğitimi alındı.

Md kodların öncesi ve sonrası en büyük değişiklik nedir?

En büyük değişiklik enjektel ürünler uygulayarak ameliyat yapılmış gibi sonuçlara ulaşabilmek. Ameliyat ile birlikte yapılacak tüm işlemleri MD kodları kullanarak yapılıyor. Ameliyatta iyileşme süresi vardır fakat md kodlarda bu süreçler yaşanmıyor.

Türkiye’deki estetik trendler hakkında ne düşünüyorsun?

Bu yıl 26 ülke geziyorum. Türk kadınları estetik odaklı. Güzel olmak istiyorlar. Güzel makyajlı geziyorlar ve güzel giyiniyorlar. Buradaki doktorlarla konuştuğumda öğrendiğim şu ki Türk kadınları makyaja önem veriyor.  Çünkü yüzümüzde hoşa gitmeyen bölgeler oluyor.  Göz çevresi önem kazanmış durumda çünkü büyük gözler çekicidir. Ayrıca göz deyince bir de gözaltı morlukları var. Sanırım makyaja çok fazla para harcıyorlar ve böylece negatif mesajları saklıyorlar. Bir de dudakları önemsediklerini gördüm. Gözler ve dudaklar güzelliğin üçgeni olarak isimlendirilir. Çünkü bu alan oldukça merkezidir. Ve bu yüzden saç stiline de bağlı olarak bu bölge güzel görünmelidir. Tedavi ve makyajı bir araya getirirseniz sonuç çok daha başarılı olur.

Türkiye’ye uzmanlarla buluşmaya geldiniz. Neler anlattınız, neler paylaştınız onlarla?

Tüm dünyayı gezen bir uzmanım. MD kod dediğimiz kodları anlatıyorum. 26 ülkeyi ziyaret ediyorum. Üç senelik bir program. Dün eğitimin üçüncü yıl dönemini gerçekleştirdim. Türkiye’ye defalarca geldim, yedi yıldan beri her sene ziyaretim var ama bu sene amaç özellikle formüller ve duygusal özellikler hakkında bilgi vermek.

Bu yöntem duygularla eşleşen bir yöntem mi?

Normalde estetik alanında konsültasyon yaptığımızda geçmişte şöyle oluyordu… Diyelim ki bana geldiniz; belli bir bölgedeki çizgilerle ilgili rahatsızlığınız var. Memnun değilsiniz. Daha önceki yöntemleri devam ettiriyor olsaydık ben sizi tedavi ederdim ama sonuçtan mutlu olmama durumu yaşanabilirdi. Mesela genç bir kadın hasta gelip dudak bölgesinde ve gözyaşı bölgesinde tedavi almak istedi. Ben de aynen istediği gibi yaptım. Ama tedavi sonucu yüzde 100 mutlu olacak diye bir garanti yok. Sonra düşündüm eğer tüm hastalar taleplerin sonucunda yapılanlardan yüzde 100 oranda mutlu değilse konsültasyon sürecinde yolunda gitmeyen bir şey var demekti.

Şimdi konsültasyonda yapılan duygusal özellikler değişti diyebiliriz. O kusurdan, çizgiden kurtulmak istiyorsunuz anlıyorum ama ondan kurtularak neyi elde edeceksiniz? Daha az kızgın mı daha genç mi da çekici mi olmak istiyorsunuz? O zaman şöyle diyorum: Diyelim ki daha az kızgın görünmek istiyorsunuz; o zaman istediğiniz bölgeyi tedavi edersem bu sizin talebinizi tam olarak karşılamayacak. Çünkü dudak bölgesinin kenarı yüzünde de kızgın görünüyorsunuz ve oranın da ele alınması gerekir diyorum. Böylece sizin gözünüzü açıp, daha kapsamlı bir görüşme yapmış oluyoruz. Bu göz pınarı bölgesinden rahatsız olduğunuzda da aynı şeyi soruyorum. Nasıl görünmek istiyor, tedaviden ne elde etmeyi amaçlıyor? Daha az yorgun mu görünmek, daha çekici ya da daha genç görünmek… Önemli olan o spesifik bölgeyi tedavi etmek değil, hastanın kafasındaki hedefe ulaşıp yerine getirmek. Böylece daha kısıtlayıcı konsültasyondan daha geniş açılı bir konsültasyona geçiş yapmış oluyoruz. Doktorlar hastayı, hastalar kendilerini daha iyi anlamış oluyorlar.

Bu konsültasyon duygusal dayanıklı diyebilir miyiz?

Duygusal bazlı değil de duygusal özelliklere dayanan bir konsültasyon. Kelimelerin ne şekilde konumlandırıldığı da büyük önem taşıyor. Evet psikolojiyle de bağlantısı var diyemeyiz ama bizler estetik alanında faaliyet gösteren doktorlarız. Bizim amacımız da yüzdeki negatif bir mesajı tedavi etmek ve bununda duygular üzerinde etkisi oluyor, duygusal bir özelliği ele alıyor. Yani bu psikolojik bazlı değil. Olay öyle bir boyuta gelmiş, çığırından da çıkmış olabilir ki. Diyelim ki bir kırışıklıktan kurtulmak istiyorsunuz, daha az kızgın görünmek istiyorsunuz. Neye kızgınsınız? Kız arkadaşınız sizi terk etmiş ve bu tedavi sayesinde onu geri kazanmak istiyorsunuz. O seviyeye gelmek ayrı bir boyut. Bizim böyle bir görevimiz yok tabii ki. İnsanlar şunu sorabilir, ‘Mauricio neden böyle sinirli görünüyorsun?’ diye sorarlarsa ben kızgın hissetmiyorum diye söylerim. O zaman bu yaptığımız doğrudur. Yaşlanıyorum ve o yüzden yorgun görünmeye başlıyorum. Arkadaşlarla buluştuğumda bunu söylerlerse mutlu olmuyorum, hoşuma gitmiyor. Dinlenmişim ve aslında yorgun değilim. Niye böyle bir şey söylesinler ki? Amerika’ya gittiğimde uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımla karşılaştım. Bana ‘Çok fazla mı çalışıyorsun, yorgun görünüyorsun’ demişti. Oysa ki tatildeydim ve dinleniyordum.

O zaman bu yöntem kişinin kendilerine ait hissiyatlarıyla görünümleriyle birleştirmeyi, eşleştirmeyi, dengelemeyi hedefliyor?

Bu estetik görünümle bağlantılı olan bir şey. Bu kadar basit.  Aslında burada iki şey söyleyebiliriz. Görünümle bağlantılı olarak yüzümüzün verdiği çok negatif mesaj var. O kadar çok mesajı kullanmamıza imkan olmadığı için biz bunu dört ana mesaja indirdik. Daha az yorgun, üzgün, kızgın ve sarkık olmak. Amaçlar bunları azaltmak. Bunun yanında pozitif mesajlarımız da var. Bunları herkes istiyor. Herkes daha genç görünmek, daha çekici olmak, daha ince hatlara sahip olmak istiyor. Ayrıca kadınlar için feminen, erkekler için maskülen bir görünüme sahip olmak istenmesi var.

Peki bunlara nasıl sahip olacağız?

Teknikle bunu sağlıyoruz. Benim kullandığım tekniklerle bunu sağlıyorum. Diğer gittiğim 26 ülkede olduğu gibi Türkiye’de de MD kodlara dayanan formüllerle bu duygusal özellikleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz, bunu anlatıyorum.

Bu metotta farklı noktalar, matematik  formülleri mi var?

Aslında bu bir tedavi protokolü. Uyulması gereken temel kurallar var. Estetik alanında tipik bir tedavi protokolü yok ama algoritmalara dayanarak bunu gerçekleştirmeye çalışıyorum. Doktorların objektif standartlaştırılmış bir bakış açısı kazandırıp tedavi uygulamasına yardımcı oluyorum. Böylece hastanın mutluluğunu çözüyoruz. Esas istediğini bilirsek doğru ulaşımla tedavisini sağlamaya çalışıyoruz, hedefliyoruz. Mutlu ayrılmasını istiyoruz.

Bu formüllerin belli noktaları mı var?

Bu formüller spesifik olarak belli enjeksiyon yerlerine işaret ediyor. Hedeflenen tedaviye ulaşabilmek için bu formüller daha başarılı olabileceğiniz noktalara yönlendiriyor sizi.

Bir iki örnek verebilir misiniz? Mesela daha mutlu ve çekici görünmek istiyorum…

Herkes iyi görünmek ister. Öncelikle evi temizlememiz gerek. Burası çok hoş bir mekan olabilir ama dekore etmeden evvel tamir etmeniz, zemindeki sorunları gidermeniz gerekir. Dolayısıyla pozitif özellikleri oluşturabilmek için negatif özellikleri gidermek gerekir. Öncelikle yapmak gereken budur.

Holywood ünlülerinin doktorusunuz, onların istekleri nelerdir?

Meslek hayatımda öğrendiğim önemli bir konu var. Kadınları düşünürsek ve onlara 0’dan 10’a kadar arasında bir ölçek ile hayal ederseniz, güzel bir kadın 9 puan alırken bunu 9.5 yapmak ister. İster ünlü olsun ister normal bir kadın. Hollywood ünlüleri de her zaman daha güzel ve çekici görünmenin peşinde.

Ünlülerin taleplerini sosyal medyadan gelen feedback’ler etkiliyor mu?

Ünlülerin üzerinde inanılmaz bir baskı oluşuyor. Bir hastam var 70 yaşında ve çok güzel bir kadın. Herkes ona yolda dönüp dönüp bakıyor güzelliğine karşı. Fakat artık yaşlanıyor ve güzel olmadığını düşünüyor. Bana tedaviye geldi ve beni tedavi etmenizi istiyorum çünkü artık görünmez hale geldim ve kimse bana bakmıyor dedi.  Ünlülere geri dönersek onlar da elbette yaşlanıyor ve onların yerine daha genç ünlüler geliyor.  Yıllarca ışıklar onlara dönük olduğu için bu ışığın sönmesini istemiyorlar. Gölgede kalmak istemiyorlar. Yıldızlar görünümleriyle dikkat çekiyorlar ve çaresiz bir ruh haline dönüşebiliyorlar. Ve bu ruh haliyle yanlış tedavi ve uygulama yaptırabiliyorlar. Bu sebeple ruh halinin yanlış yönlendirilmemesi gerekli.

Türkiye’de buna benzer bir örnek var mı?

Asla öyle bir yorum yapmam. (gülüyor) Sadece Türkiye’ye özel bir durum değil tüm dünya genelinde bu durum böyledir. Estetik uygulamalar ya da ameliyatlar sonucunda çok iyi olabiliyor bazen de abartılı işlemler yapılıyor. Bir Ortadoğu ülkesinde dudaklarında işlem yaptırmak istedi fakat abartılı bir sonuç istedi. İnsanların bunu yaptırmasını görmek istiyordu. Bazıları ise göğüs estetiğinde orantısız ve abartılı istiyor. İnsan davranışı ilginç aslında.

Bu bir Ortadoğu geleneği mi yoksa dünya genelinde de böyle midir? Abartı ya da aşırılık…

Kültürün büyük etkisi var elbette. Dünya genelinde farklı istekler ve talepler oluyor. Doğduğunuz yerin kültürü sizi etkileyebiliyor. Belli bir eğilim var ve siz de o rüzgarla ilerliyorsunuz.

Almanya’daki kadınlar daha konservatif

Ortadoğu ve Latin Amerika ülkelerinde kadınlar çok çok güzel görünmek istiyor.

Avrupa’da kadınlar pozitif şekilde yaşlanmak istiyorlar

Global ve küreselleşen dünyada trendler de değişiyor. Belirli ünlülerden dolayı popo ve göğüsler büyüyor. Siz nasıl yorumlarsınız?

Trendler ve eğilimler de gelip geçici olabiliyor. Her şey aslında çok dinamik. Estetik zevkler evrim geçiriyor. İllaki pozitif yönde gelişecek anlamına gelmiyor.

Bir sonraki estetik trendleri neler?

Bir sonraki adımı düşünürsek daha iyi yaşlanması olacak. Bir sonraki insan dediğim bir fikir var. yaşlanmayı önlemek ve daha erken bir aşamada bu işlemlere başlamak. Herkes dişlerini fırçalıyor şu an estetik alanında da (yüz estetiği de evrim geçirecek ve aynı diş bakımı gibi çok olağan bir şey haline gelecek.

Türk kadınları hakkında ne düşünüyorsunuz? Türk kadınları dolgu yaptırmayı seviyor mu?

Türk kadınları Latin Amerika ile benzer özellikteler. Türk kadınları son derece estetik odaklı ve makyaja da önem veriyorlar. Makyaj ile kusurla saklamak istiyorlar. Göz altı morlukları ya da cilt kalitesi kötüyse onu makyaj ile saklamak istiyorlar. Türk kadınları gözlere ve dudaklara önem veriyor. Aşırı dolgu yaptırmak aslında negatif bir görüntü sağlar. Ancak ilginç bu zevkle bağlantılı bir olay. Bazı ülkelerde taş bebek gibi görünmek isteyen kadınlar var. Selfie ile ilgili bir durum ortaya çıkıyor. Ünlülerin selfie duruşlarını örnek alan kadınlar var. bu gibi görüntülere bakıp oradaki imajı yanlış yorumlayan kadınlar var. bazı ülkelerde de özellikle robot gibi görünmek isteyen insanlar var. bunun de sebebi bilgisayar oyunları. Yıllarca bu oyunlardaki kadınlar ya da erkekler gibi olmak isteyenler var.

Dolgu yaşı kaç size göre

Dolgulara olan ihtiyaç kesinlikle yaşla ilgili değil. Elbette 18 yaşında dolgu yaptırmanızı da gerektirmiyor. Ya da ihtiyaç duymadığınız anlamına da gelmiyor.  En önemli soru neden dolgu yaptırmaya ihtiyacınız var. Birincisi daha genç görünmek için ve ikincisi de yüzü şekillendirmek için.  Daha genç görünmek kolay ve diğer yandan da doğanın yarattığı şekli değiştirmek durumu var. Genetik özelliklerden dolayı sert yüz hatlarınız var diyelim 20 yaşlarda ve daha feminen görünmek istiyorsunuz. Dolgularla sınırlandırmadan burun ameliyatı olarak da düşünebiliriz ve genç yaşlarda da yaptırılabilinir. Başka bir örnek verelim; 15 yaşında bir kız çocuğu göğüs implantı yaptırmalı mı? Hayır diyorsanız ve çocuk olarak görüyorsunuz fakat bir göğsünün asimetri varsa ve psikolojik sıkıntı yaşıyorsa meme implantı yaptırabilir. Normal olarak düşünürsek de çok çok erken yaşlarda başlamamak gerekir.  Kusurlar dolgu kullanılarak düzeltilebilinir.