Umudun Başlangıcı Arayışın Sonucu; Arzuendam

Yaşamı anlamlı kılan şey; UMUT. Nev-i şahsına münhasır bir sanat aşığı Arzu Demirkaya’nın yarattığı arzuendam markası bana göre bir umut projesi. Arzu Hanım, suni kimliklere ihtiyaç duymadan, hislerini, hayallerini, boya kullanarak bazen kağıda, bazen de tekstil ürünlerinin üzerine döküyor. Farklı malzemeler ve hatta elleriyle resmettiği soyut tarzdaki resimler belki bir fulara ya da bir yastık kılıfına hayat veriyor. Ruhunda esen rüzgarları boyayarak yorumlayan Arzu Demirkaya, yaşam ve sanat yolculuğunu bir arada sürdürüyor.

Arzu Demirkaya kimya öğretmenliği eğitimi almış. Biokimya masterı yapmaya başladığı sırada laboratuvar ortamında olmaktansa daha sosyal bir alanda çalışmak istediğini farkederek o dönem için kendisine yakın bulduğu bankacılık alanında kariyer yapmış. On beş yıl bankacı olarak çalışmış. Sonrasında uluslararası bir markanın perakende direktörlüğü teklifi ile bambaşka bir yol açılmış önüne… Bu iş ile birlikte yurtdışında perakendecilik ve iş başı eğitimleri için Londra’da üç ay kalmış Arzu Hanım. Özellikle oryantasyon programı süresince şirketteki atmosfer ve edindiği bilgiler onun daha farklı bir dünyayı keşfetmesini sağlamış, vizyonunu geliştirmiş. Bir buçuk yıl sonra ailevi nedenlerden işten ayrılıp kendine zaman ayırmış, gezmiş, gözlemlemiş ve belki en önemlisi kalbinin sesine kulak kesilmiş. Böylece, okul yıllarında çok sevdiği resim sanatı yaşamını tekrar doldurmaya başlamış.

Resimle tekrar buluşma süreciniz nasıl gelişti?

Tekrar resim yapmaya başladığımda yeni teknikler de denemeye başladım. Sanat Tarihi ile ilgili ciddi bir kütüphane oluşturdum. Okudum, araştırdım. Bu bir süreç aslında. İnsanın “Tamam, ben oldum” demesi mümkün değil zaten. Şu anda da o süreç devam ediyor, gelişiyor. Yaptığım çalışmalarımla ilgili her zaman bir sene öncekinden daha farklı ve daha iyi hissediyorum.

Fırça, boya, su üçgeninden sıyrılmak

Çalışmalarınızda tercih ettiğiniz özel bir teknik ya da malzeme var mı?

Birçok tekniği denedim ve deniyorum aslında. Sonuçta bu bir arayış… Kara kalemle başladım. Akrilikle daha çok çalıştım. Pastel ve mürekkepli kalemlerle değişik bir teknik uyguladım. Haremlique serisi oluşturdum. Oryantalist tablolardaki figürleri modernize edip monokrom mürekkepli kalemlerle büyük boy portreler yapıp bir sergi açtım. Farklı teknikler kullanmayı seviyorum. Soyut çalışmak beni mutlu ediyor. Yaptığım tablolar, portreler realist tarzdaydı ama içimden geleni o an düşünmeden oluşturmak beni daha çok mutlu ediyor. Soyut resmin o spontan sonuçlarını ve renklerle çalışmayı seviyorum. Değişik teknikler bulmaya çalışıyorum. Fırça, boya, su üçgeninden farklı olarak plastik kartlarla, elime geçen değişik materyallerle boyuyorum. Baskılar yapıyorum. Bazen ellerimle boyuyorum, bazen de plastik materyallerin üzerini boyayıp yapıştırıyorum.

Resimleriniz tekstille nasıl buluştu?

Kendim için birşeyler yapma isteğiyle 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü’ne gidip Yrd. Doç. Füsun Hanım’la tanıştım ve ondan yardım istedim. Baskı tekniğini öğreten başka bir kurum yok. Sadece okulda öğrenebiliyorsunuz teorisini. Bununla ilgili bir workshop ya da kurs yok. Üç ay boyunca derslere girdim ve böylelikle bu işin teorisini, inceliklerini öğrendim. Formal eğitim olarak aldığım; bu konuda tecrübe ettiklerim… Kumaş, kumaş boyası, pigment boyalar, bunları kumaşa uygulama gibi teorik bilgileri oradan edindim. Bunları evde sürekli uyguladığım için pekiştirdim. Farklı teknikler buldum, farklı yorumlamalarla birleştirdim. sırf teoriye bağlı kalmak insanı kısıtlayan bir şey. Deneysel bir metod izledim. Onun dışında bir resim kursuna gitmeyi bir kez denedim ama çok sıkıldım.

Butik üretim yapıyorsunuz. Baskı yapmak için hangi şartları oluşturmak gerekli?

Bu iş için çok büyük bir alana gerek yok. Ben halen yemek masamın üstünde çalışıyorum. Büyük hacimli işlerde biraz sıkıntı yaratabilir. Yastık kılıfı, fular ya da bluz bir mutfak masasında da boyanabilir. Bu iş meşakkatli ama ‘yapılamaz’ değil. İstedikten sonra bir yolunu buluyorsunuz. Yapmaya başlamak gerek…

Üretim butik de olsa el baskısı için büyük bir finansal kaynak gerekli mi?

Bu işe gerçekten niyet edenler için şunu tavsiye edebilirim; sanayi sitelerinde tekstil boyaları satan ufak firmalar var. Çok uygun fiyata ana renkleri buralardan temin edebilirler. Kırtasiyelerdeki küçük şişeler yerine 1 kg’lık ambalajlarda, daha ekonomik şekilde istedikleri boyaları satın alabilirler. Bunun dışında finans konusu, kullandığınız materyale göre farklılaşıyor. İpek kumaş boyarsanız tabi ki ipeğin maliyeti daha yüksek. Ben daha çok keten kumaş kullanıyorum. Ketenin maliyeti de kotona göre biraz daha yüksektir. Onu da Ödemiş ve İstanbul’dan fabrikaların stok fazlalarından alıyorum. Ve onları zaten boyayıp her renge dönüştürebildiğim için düz beyaz kumaş benim için yeterli oluyor.

Tasarım ve üretim hikayenizin bir sonraki bölümü için neler kurguluyorsunuz?

Üç yıl önce planladığım şeyler biraz farklılaştı. Yaş aldıkça gelişiyorsunuz, istekleriniz farklılaşıyor. Özellikle 40’lı yaşlardan sonra her şey daha bir oturuyor. Üç yıl önce KOSGEB sertifikamı almıştım. Ev tekstilini çok seviyorum. Özellikle keten nevresim takımlarını… Keten nevresim takımı üretmek adına bir projeyle başvurup sertifikamı almıştım ama şu anda biraz daha farklı bir alana kaydım. Ama projem zaman içinde evrilip gelişti. Şu an yine keten, pamuk gibi doğal malzemeleri kullanarak, el boyaması ev ve giyim aksesuarları tasarlayıp üretiyorum. Kişiye özel projeler ve mimarlar ile işbirliği halinde ürünler de tasarlıyorum. Tabi kendimi geliştirme sürecim hiç bitmeyecek… Ama bu ayrangönüllükle her yıl farklı bir şey yapayım da değil. Şundan eminim; ne yaparsam yapayım görsel sanatlar işin içinde olacak. Değişik metodlar kullanıp, içimden gelen duyguları  materyallere yansıtmak istiyorum. Kendimi bir ünvan ile kısıtlamak istemiyorum. Sonuç olarak ben sanatla uğraşan ve üretmekten keyif alan biriyim. Sevdiğim işi yapıyorum. Sadece ürün değil, süreç ve faydaya odaklı, orjinaliteyi ön planda tutarak artisan bir yaklaşımla  aksesuarlar tasarlıyorum. En büyük hedefim, öncelikle ürünlerimi kullanan kişilerin günlük yaşamlarına biraz keyif katmak ve yurt dışında bir koleksiyon hazırlamak. Güzel hedeflerim var ama acelem yok.