Yeliz Arman; Bu Hayatta En Çok Anne Olmayı Seviyor!

 

2000’li yılların sevilen ekran yüzlerinden biri olan Yeliz Arman, şimdi kameraların uzağında, sevgili eşi, iki güzel oğlu ve huzurlu yaşamıyla bambaşka bir boyutta yaşıyor hayatı. Anne olmanın yaşamına kattıklarıyla övünen Arman, gelecek planlarını da Mehmet ve Ömer üzerine kuruyor. Oyuncu Yeliz Arman’la çocukların odağında yaşamdan konuştuk. İşte satırlarımıza yansıyanlar…

Yeliz Hanım önce tanımayanlar ve yeniden anımsayacaklar için kısaca kendinizden ve oyunculuk yaşamınızdan söz eder misiniz?

15 yaşında bir reklam filmiyle oyunculuk hayatıma başladım, daha sonrasında pek çok dizi filmde rol aldım. Dizi filmlerde oynarken bir yandan hayatıma sunuculuk girdi, yine pek çok tv kanalında gündüz kuşağında çocuk programlarında sunuculuk yaptım. Bunlarla hayatım dolu doluyken kanıma tiyatro girdi, bir arkadaşımın bana tiyatroda rol teklif etmesiyle genç yaşlarımda uzun süre dizi oyunculuğu, sunuculuk ve tiyatro yer aldı… Bu zamana kadar 16 tv dizisinde rol aldım, 22 tv programı sundum, 7 reklam filminde oynadım, 1 sinema filminde rol aldım. Uzun yıllar ESEK ve UYGUR tiyatrolarında çeşitli oyunlarda rol aldım… Fakat bu kadar iş yapmama rağmen herkes beni Gurbetçiler ve Hayat Bilgisi dizileriyle tanıyor, anıyor…

Evlenip İstanbul’dan ayrıldınız yanlış bilmiyorsam. Oyunculuk devam etti mi?

2009 yılında evlenip eşimin işi dolayısıyla Adana’ya yerleştim. Bu zaman zarfinda zaten sunduğum tv programı vardı, o devam etti, akabinde TRT’de Bir Kelime Bir İşlem programını Levent Ülgen’le birlikte sunmaya başladım. Bu arada hamile kaldım ve kendi arzumla programa devam etmedim. Çünkü program dolayısıyla tüm Anadolu’yu dolaşıyorduk… İlk çocuğumuz dünyaya gelince de bir müddet işlere ara vermek, oğlumuzla ilgilenmek istedim…

Başka bir şehirde olmak sizi nasıl etkiledi?

Başka bir şehirde olmaktan ilk başta zorlandım tabii ki, aynı dili konuşsak, aynı coğrafyada olsak da bir takım kültür farklılıkları var. Bir de İstanbul’da çok yoğun çalışma hayatından sonra, daha az çalışıp, evli ve çocuklu hayata alışmakta zaman zaman proplemlerim oldu, fakat Adana’nın insanları o kadar sıcak ki, beni hemen kabullenip sahiplendiler. Dolayısıyla çok çabuk alıştım ve İstanbul koşturmasından uzak kalmak her bakımdan bana iyi gelmeye başladı çünkü bu topraklarda huzur var, dinginlik var, şu an eşim ve çocuklarımla bunun tadını çıkarıyorum. Hep şunu söylüyorum, Adana huzur İstanbul koşturma… Bazen İstanbul’da koşturmaya kaptırıyorum kendimi, sonra huzur bulmaya düzenli hayatıma Adana’ya koştura koştura geri dönüyorum…

İlk oğlunuz ne zaman dünyaya geldi? Anne olma durumu size ne hissettirdi?

İlk oğlumuz Mehmet 14 Eylül 2011’de doğdu. Hamilelik sürecim çok rahat, sonrunsuz ve çok keyifliydi. Her anının tadını çıkararak yaşadım… İyi ki de öyle yapmışım… Büyümesi sırasında tam bir buldumcuk oldun, derler ya öyle olduk biz eşimle. Her şeyiyle biz ilgilenir, kimselere bırakmaz, her an yanında olup uzun uzun oğlumuzu seyrederdik. O zamanları da doya doya keyfini çıkara çıkara yaşadık. Bu arada gözümüz bir o kadar da karaydı. Oğlumuzla bir çok seyehata birlikte gittik, en keyifli ama bir o kadar da zor olan yolculuğumuz, daha 6 aylıktı Amerika’ya gittik. Şimdi düşünüyorum da, iyi cesaret etmişiz…

Anne olmak müthiş bir his. Anne olmadan önce hayatım ne kadar boş ve anlamsızmış. Anne olmak bence insanın içinde unuttuğu, vazgeçtiği tüm güzel olumlu duyguları ortaya çıkarıyor… Kendimle ve annelikle ilgili en sevdiğim söz; BEN BU HAYATTA EN ÇOK ANNE OLMAYI SEVDİM…

İkinci bebek kararını nasıl aldınız?

İkinci bebek kararını hiç almadık :))))) Sanırım Ömer kendi kendine karar verip gelmek istedi… Şaka bir tarafa 2. çocuğumuz olsun hep isterdik ama zamanlama konusunda emin ve planlı degildik, bize de süpriz oldu… İyi ki de oldu…

İkinci hamileliğiniz birincisinden farklı mıydı? Peki ya hisler?

İkinci hamileliğimde ilk hamileliğim kadar şanslı değildim ne yazık ki. 25. haftada bir kanamam oldu ve riskli gebelik durumuna geçtim… 25. haftadan 38. haftaya kadar hiç kalkmadan yatmak zorunda kalarak, endişeler ve kaybetme korkusu yaşayarak tamamladım hamilelik sürecimi. O yüzden ilk hamileliğimi iyi ki doya doya sorunsuz yaşamışım diyorum…

Ömer ne zaman dünyaya geldi?

Çok şükür sağlıklı bir şekilde 27 0cak 2015’te ikinci oğlumuz Ömer’i kucağımıza aldık.

Kardeş kıskançlığı yaşadınız mı? İlişkileri nasıl miniklerin?

Biri kıskançlık mı dedi? :)))) Offff ki ne offff! Tabii ki var olmaması imkansız. Büyük küçüğü inanılmaz kıskanıyor. Küçüğün umrunda değil, O her zaman bir şekilde kendine yer açıp kendini her şekilde sevdiriyor. Biz de anne baba olarak denge kurmaya çalışıyoruz aralarında hatta taktikler geliştirerek.

Sorun anneyi yani beni paylaşamamak, eğer onu doğru dengelersem çok iyi anlaşıp şimdi şimdi oyunlar oynamaya hatta birlikte yaramazlık yapmaya bile başladılar…

Annelik süreciniz şu an nasıl işliyor? Bir yardımcınız var mı? Kendiniz mi ilgileniyorsunuz çocuklarla?

Annelik endişe, öğrenme, ayyy bir uyusalar da başımı dinlesem, ya da bir iş yapsam dedikten sonra uyudukları an deli gibi özlemek onları, sürekli sevmek, öpmek, onlarla eğlenmek ama bir taraftan hayata hazırlamak ve disiplinli olamamak gibi. Uçak mühendisliğinden, uzaya gitmekten, havuz proplemlerinden binlerce kat daha zor olup inanılnaz keyifli, mutluluk verici…

Evet, bir yatılı yardımcımız var ama ben bir akşam birini diğer akşam diğerini uyuturum, banyolarını kendim yaptırırım. Evde yemekleri ben yaparım, uzun lafın kısası yardımcımıza bırakıp herşeyi hayatıma devam etmem… Yardımcımız ben yokken bir iş için şehir dışındaysam tüm sorumluluğu alır ki böyle bir durumda da mutlaka annem İstanbul’dan gelir, yardımcımıza eşlik eder…

Şu sıralar iş anlamında neler yapıyorsunuz?

Şu bir tv dizisiyle görüşmelerim var fakat henüz netleşmediği için bilgi veremiyorum… Birçok şirketlerin özel gecelerinin ve günlerinin sunuculuğunu yapmaya hem Adana’da hem İstanbul’da devam ediyorum…