Bilmek ve Olmak

 

Bilmek ile olmak aynı şey değildir.
Hayata geçirilemeyen bilgi, karşındakine de geçirilemez.
Çünkü inandırıcı olmaz.
Yalan söylemenin kötü olduğunu her anne-baba  bilir.
Ve bunu ısrarla çocuğuna da anlatır. Çocuğunun her ne olursa olsun doğru söylemesini ister.
Eğer kendileri yalan söylüyorsa, bu eğitim asla gerçekleşmez.
Hatta bazı durumlarda çocuk bile kullanılır.
Daha da beteri bazı durumlarda çocuk eşler arasındaki yalana ortak edilir.
Bunu annen / baban duymasın gibi. ..
Ya da annene / babana bu durumu  şöyle anlatalım türünden yalanlara.
Bu tür, beyaz, masum olduğu düşünülen yalanlar dahi, tüm verdiğiniz öğütleri siler, süpürür.
Sadece yalan için geçerli bir durum değildir bu.
Hayata dair her alan için söz konusudur. Siz sigara içerken, çocuğunuza ya da hastanıza zararlı olduğunu anlatmanız da pek inandırıcı olmayacaktır.
Eşine saygı göstermeyen bir babanın oğlu da muhtemelen saygısız davranacaktır.
Genellikle, armut dibine düşer durumu yaşanır.
Çünkü çocuklarımız için rol medelleriyiz aynı zamanda.
Ancak  bazen, babanın anneye çok şiddet uygulaması ,  annenin /babanın çok fazla sigara İçmesi gibi uç durumlarda, çocukta bir tepki oluşur.  Tam tersini geliştirmesine de yol açabilir.
Genel olarak ise model ve örnek alır. Eğitim ailede başlar ve okulda, toplumda devam eder.
Bir toplumun gelişmesi özellikle annelerden olmak üzere aileden geçer.
Kadını bilinçsiz bir toplumun, kadını erkeği bilinçsiz yetişmeye mahkumdur.
Çünkü, daha çok onun eğitimiyle yetişmektedir.
Dürüst, çalışkan, kendini geliştiren bir toplumda yaşamak istiyorsan, öyle biri ol.
Herkes birey olarak bunu başarırsa, doğal olarak toplum da öyle olacaktır.
Bireyler gelişirse, toplum da gelişir.
Yetişkinler doğru, düzgün olursa gençler de onları örnek alacaktır.
O zaman şikayetçi olduğunuz her ne varsa, önce kendinizden başlayın düzeltmeye.


Warning: A non-numeric value encountered in /home3/wab66g0abgcu/public_html/wp-content/themes/Newspaper/includes/wp_booster/td_block.php on line 352