Koronavirüs Günlerinde Buzdolabının Önünden Ayrılamayanlar Ne Yapmalı?

Duygusal yeme olarak adlandırılan ”yaşanan stresi yemek yiyerek ortadan kaldırma isteği” özellikle koronavirüs günlerinde hepimizin yaşadığı bir sıkıntı olarak karşımıza çıkıyor. Yaşanılan değişikliklere ve sıkıntılara verilen anlaşılır bir yanıt gibi görünse de, duygularınızı yönetmek adına birtakım alternatif stratejiler geliştirmeniz gerekiyor.

Koronavirüs sürecinde #EvdeKal çağrılarının yapıldığı bugünlerde hepimiz yeni bir hayat düzenine geçtik. Alışmaya çalışıyoruz ama süreç pek kolay geçmiyor. Stresliyiz ve bir gün sonra ne olacağını tam olarak bilmemenin haklı sıkıntısı yaşıyoruz ve vücudumuz bazı tepkiler vermeye başlıyor. Strese yanıt verme biçimleri kişiden kişiye değişse de, en yaygın görülenlerinden biri sürekli buzdolabının kapağını açmak ve yemek yemek olarak karşımıza çıkıyor.

Duygularınızı kontrol etmek yerine, onları yemekle doldurmaktan vazgeçmeniz gerekiyor. Koronavirüs süreci dediğimizde ne zaman biteceğini tam olarak kestiremediğimiz bir dönemden bahsediyoruz. Bu yüzden, duygularımızı kontrol altına almak ve süreçle sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmek için uzun vadeli stratejiler geliştirmemiz gerekiyor.

Tetikleyicilerinizi yönetin

Gün içerisinde belli anlarda endişe seviyeniz yükseliyor ve 30 dakika boyunca bir ”endişe sarmalı” ile boğuşuyor olabilirsiniz. Endişe anlarında, duygularınızın ne olduğunu ve ne kadar yoğun olduğunu anlamak için kendinize izin verin. Çığlık mı atmak istiyorsunuz? Bir şeyler karalamak iyi mi gelecek? Arkadaşınızla soluksuz bir telefon görüşmesi yapmaya mı ihtiyacınız var? Hepsini yapın. O an ne yapmak istiyorsanız onu yapın. Sonra, bir sonraki endişe zamanınıza kadar tüm korku ve olumsuzlukları bir kenara koyun. Koca bir günü sadece olumsuzlukları düşünerek geçiremezsiniz.

İşte duygusal yemenin önüne geçebilmek için başvurabileceğiniz alternatif stratejiler:

1- Duygusal olarak düştüğünü hissettiğinde arayabileceğin 5 kişi (Örn: Çok sevdiğin bir arkadaşın)
2- Seni rahatlacak 5 şey (Örn. banyo yapmak)
3- Evdeyken seni sakinleştiren 5 yer (Örn. Rahat bir köşe)
4- Kendine söyleyebileceğin 5 önemli cümle (Örn. “Bu his geçecek”)
5- Dikkat dağınıklığına karşı kullanabileceğiniz 5 etkinlik (Örn. puzzle yapmak)

Aslında, burada önemli olan sizi o çikolatayı yemeye neyin ittiğini anlamanızdır. Çikolatanın kendisini değil, verdiği rahatlama hissini canınız çekiyor. Fiziksel olarak aç olmadığınızı biliyorsanız ama canınız yine de bireyler atıştırmak istiyorsa, bu beyninize ”Ne istiyorsun?” sorusunu sorabilmek için en güzel fırsattır. Vücudunuz sizden başka bir şey istiyor ve onun farkına varmak zorundasınız.

Tetikleyiciniz haber okumak olabilir mi?

Tam bu noktada, tetikleyicilerinizin de ne olduğunu anlamanız çok önemlidir. Koronavirüs günlerinde çoğu kişinin tetikleyicisinin ”haber okumak” olduğuna neredeyse emin gibiyiz. Eğer siz de haber okudukça gerildiğinizi ve bir şeyler atıştırma ihtiyacı hissettiğinizi fark ediyorsanız bu öneri sizin için: Ya haberleri daha az sıklıkta kontrol edin ya da haber okumadan önce karnınızı tatmin edici bir şekilde doyurduğunuza emin olun.

Yemek yemek, sıkıntılı zamanlarda bir konfor ve rahatlama kaynağı olabilir. Ancak uzun süreli konforunuz için bisküvi yerine telefona uzanmayı tercih etmeniz gerekiyor. Sosyal mesafe günlerinde fiziksel olarak uzaklaşmış olsanız dahi duygusal anlamdaki yakınlığınızdan taviz vermediğiniz kişiler çok daha güçlü hissetmenize neden olacaktır. Duygusal boşlukların ya da duygusal düşüklüklerin en güzel ilacı, sevdiklerinize ve yapmayı sevdiğiniz şeylere vakit ayırmaktır.

 

Kaynak: BBC