Buyurun Deli Kızın Çarşısı’na…

 

Birbirinden renkli yazmalar, şallar, çeşit çeşit şalvarlar, tülbent bezinden uçuş uçuş elbiseler, tunikler, ceketler  ve hatta babetler. Dahası da var, sehpa ve masa örtüleri, runner’lar… Kırmızıdan mora, yeşilden maviye, turuncuya, gözlerimiz adeta bir renk denizine düşmüşçesine parlıyor! Bakmaktan kendimizi alamıyoruz. Nerede miyiz? Deli Kızın Çarşısı’nda. İçeri buyurun lütfen…

Yıldız Çakar önce bir anne. Üç tane aslan gibi delikanlı yetiştirmiş. Sonra becerikli bir eş ve ev kadını. Şimdilerde ise başarılı ve ilkeli bir iş kadını. Ne mutlu Ona… On yıl öncesine gidersek daha çok evde, arada iş yerine eşine yardımcı ama hiç boş durmayan, eli hep bir uğraşta olan becerikli bir kadın Yıldız … Mücevher sektöründe çalışan eşinin işleri bozulunca, iş başa düşmüş. Eh, üç güzel evlat varmış yetişecek… Ne yapabilirim diye düşünürken önce Üsküdar Belediyesi’nin el-işi eğitimlerine katılmış. Ardından el-işi pazarında ilk tezgahını açmış. “Bu Pazar çok hoştu hoş olmasına ama benim ürünlerim için çok uygun değildi. Hiç satış yapamadığım günler dahi oluyordu” diyor. Sonra yakın bir dostu klasik semt pazarlarını önermiş Ona. Böylece hem daha geniş bir kitleye ulaşma fırsatı bulmuş, hem de pazar onun için adeta bir terapi haline gelmiş. Şimdilerde Perşembe günleri Acıbadem, Cuma günleri Üsküdar ve Cumartesi günleri Sahrayıcedit pazarlarında tezgah açıyor. Arada da Adalar’da.

Yüzde yüz pamuk!

“Etnik ürünleri çok sevdiğimden bu ürünlere yöneldim. İlk tercihim Tokat yazmaları oldu. Gerek desenleri, gerek pamuklu kumaşlarıyla benim için idealdiler. Pamuklu kumaş malum çok değerli. Günümüzde bulunması kolay değil. Maalesef çok fazla kimsede pamuklu ürün yok. Herkes Çin malına ve sentetiğe yönelmiş.  Ben onu tercih etmedim. Pamuklu kumaş tercihimden ise aslaödün veremem.  Bütün ürünlerim yüzde yüz, hatta yüzde 1500 pamuk!”

Pamuk kumaşı bulmuş bulmasına ama tabii sentetiğe göre oldukça maliyetli olmuş. Yine de bu seçiminden ödün vermiyor Yıldız Çakar ya da müşterilerinin kendisine taktığı adla Deli Kız. Ürünleri yani kumaşları Uşak ve Tokat’ta çeşitli toptancılardan alıyor. Sonrasında ise sihirli değneğiyle dokunuyor onlara. “Toptancıdan aldığım yazmaları önce kenarlarını işlemeye başladım. Baktım yetiştiremiyorum, bu işi bir başka arkadaşıma yönlendirdim. Kadın dayanışmasına çok inanıyorum. Bu işte pek çok kadının emeği var. Sadece ben değil, onlar da kazansın istedim hep.”

Neler var neler…

Çeşitli ebatlarda şallar, fularlar, runner’lar ve örtülerin yanı sıra yine yazmalardan dikilmiş elbiseler, şalvarlar ve yelekler baş döndürücü. Fiyatlara gelince, yüzde yüz pamuktan üretildikleri düşünülürse hiç de pahalı değil. Deli Kızın Çarşısı’nda 5 liradan 70 liraya kadar değişen fiyatlarda ürünlere rastlamak mümkün.

Gelelim ekipçe bayıldığımız babetlere… Hiç ummadığı bir anda aklına düşen bir fikirle başlamış bu birbirinden orijinal babetlerin yapımına. Tamamı pamuklu, kaftan kumaşlarından yapılıyor. Yapım aşamasında Çemberlitaş’ta özel bir atölye ile çalışıyor. Rengarenk, hafif mi hafif ve pamuklu yapısıyla sağlıklı bu babetler gerçekten görülmeye değer. Fiyatları ise sadece 35 lira!

Keyifli sohbetimizin sonunda Yıldız Hanım’a gelecekte yerleşik bir düzene geçmeyi düşünüp düşünmediğini soruyoruz: “Aslında şu an için istiyor değilim. Halimden memnunum. Pazarlar benim için adeta terapi oluyorlar. Bir de tarzıma uygun yapıda mağaza bulamama endişesindeyim. Kimbilir, belki günün birinde…”