Koronavirüs Karantinaları Kadına Yönelik Şiddetin Artmasına Neden Olabilir

Koronavirüs salgını nedeniyle başlatılan karantina uygulamaları ve #EvdeKal çağrıları, kadına yönelik şiddetin artmasına neden olabilir. Birçok kadın normal şartlarda dahi evlerinde güvende değilken, koronavirüs karantinalarının ardından kendilerini daha çok tehlikede hissediyorlar. Hükümetlerden konuyla ilgili acil durum stratejisi oluşturmaları talep ediliyor.

Aile içi şiddet mağduru olan kadınlardan biri geçtiğimiz günlerde Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Ulusal Aile İçi Şiddet Yardım Hattı temsilcisini arayarak kocasının evden çıkmasına izin vermediğini belirtti. Mağdur kadın, ”Beni eve koronavirüs getirmeye çalışmakla suçluyor ama bunun sadece beni tecrit etme girişimi olduğunu hissediyorum.” diyerek içinde bulunduğu zor durumu açıklamaya çalıştı.

Şiddet faili kocası, bir hastane odasında yalnız ölebileceğini söyleyerek eşini korkutuyor ve sokağa atmakla tehdit ediyor. Mağdur kadın evden ayrılırsa kocasının kapıyı kilitleyerek bir daha hiç açmamasından korkuyor.

Koronavirüsün yayılmasını engellemek için alınan sosyal mesafe, izolasyon ve evde kalma önlemleri, erkek şiddeti mağduru kadınların o erkeklerle aynı evde kapalı kalmalarına ve kendilerine yardım edecek kaynaklara ulaşamamalarına neden oluyor.

20 Mart 2020 tarihi itibariyle, 14.366 kişinin koronavirüs ile enfekte olduğu Amerika Birleşik Devletleri’nde, Ulusal Aile İçi Şiddet Yardım Hattı’nı arayan kadınların sayısı gitgide artıyor. Kadınlar, istismarcılarının koronavirüsü bahane ederek arkadaşları ve ailelerine karşı izole edildiklerini söylüyorlar. Ulusal Aile İçi Şiddet Yardım Hattı CEO’su Katie Ray-Jones, TIME Dergisi’ne verdiği demeçte; ”Şiddet failleri, eşlerini ve partnerlerini sokağa atmakla tehdit ediyorlar, kadınlar bu yüzden hastalık kapabilirler” dedi.

Koronavirüs, dünya genelinde 246.000’den fazla insana bulaştığı için milyonlarca insan evlerinde karantinaya çekilmiş durumda. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi İcra Direktörü Yardımcısı Anita Bhatia, “İnsanları virüse karşı korumak için kullandığımız teknik, aile içi şiddet mağdurlarını olumsuz etkileyebilir.” diyor ve sözlerine devam ediyor; “Sosyal mesafe ve izolasyon önlemlerini takip etme ihtiyacını kesinlikle desteklesek de, istismarcılara daha fazla şiddet uygulama fırsatı sunduklarını da kabul ediyoruz.”

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünyadaki her üç kadından biri yaşamları boyunca fiziksel veya cinsel şiddete en az bir kere maruz kalıyor ve bu durum “en yaygın olan ama en az bildirilen insan hakları ihlalleri” arasında yer alıyor. Savaşlar veya salgın hastalıklar gibi kriz zamanlarında toplumsal cinsiyete dayalı şiddet riski artıyor. Çin’de, yerel polise bildirilen aile içi şiddet vakalarının sayısı bir önceki yılın Şubat ayına göre üç kat arttı. Kadın hakları savunucuları, bu artışın karantinalar sonucunda ortaya çıktığını söylüyorlar.

Ray-Jones, “Aile içi şiddetin köklerinin güç ve kontrolden geldiğini biliyoruz” diyor ve sözlerine şu şekilde devam ediyor; “Şu anda hepimiz yaşamlarımız üzerindeki kontrolün eksikliğini hissediyoruz ve bu eksiklik sürecini yönetemeyen kişiler kurbanlarına yönelecekler.” Koronavirüs krizi sırasında şiddet vakalarının sayısı artmasa bile, halihazırda şiddet mağduru olan kişiler daha aşırı bir şiddete maruz kalabilirler. Üstelik, artık işe gitmek ya da arkadaşlarını görmek için bu durumdan uzaklaşamayacaklar.

Yaşanılan küresel kriz ve krize karşı alınan önlemler, şiddet mağdurlarının yardıma ulaşmasını da zorlaştırıyor. Dünyanın dört bir yanındaki hastaneler koronavirüse cevap vermek için uğraşırken, sağlık sistemlerine aşırı yüklenme oluyor ve bu da mağdurların tıbbi bakıma veya terapistlere erişimini zorlaştırıyor. Bhatia, “En iyi koşullarda dahi kadınlar seslerini duyurmakta zorluk çekiyordu” diyor.

Birçok kadın, koronavirüse yakalanma korkusundan dolayı fiziksel şiddete maruz kaldıktan sonra tıbbi yardım almaktan çekiniyor. Astım hastası olması sebebiyle kendini kişisel karantinaya alan kadın, Ulusal Aile İçi Şiddet Yardım Hattına yaptığı aramada partnerinin kendisini boğduğunu ve koronavirüse yakalanma korkusundan dolayı hastaneye gitmekten korktuğunu söyledi.

Uzmanlar, henüz karantina statüsünde olmayan mağdurların geç olmadan yardım istemesi gerektiğini söylüyor. Ulusal Aile İçi Şiddet Hattı gibi aile içi şiddeti engellemeye yönelik çalışan örgütler, evlerinde kilitli kalan mağdurları desteklemek için yeni stratejiler geliştiriyor. Ray-Jones, bu süre zarfında mağdurlarla dijital teması kurabilmenin çok önemli olacağını, ancak mağdurlar evde şiddet failleriyle birlikte olacağı için görüşmeleri gerçekleştirmenin çok zor olacağını söyledi.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nden Anita Bhatia, hükümetlerin aile içi şiddete maruz kalan kadınların şiddet faillerine karşı korunmalarını sağlamak için ücretli izin ve ücretsiz sağlık hizmeti çalışmaları için paketler sağlamaları yönünde çağrıda bulundu. Halk sağlığına yönelik alınan tedbirlerin toplumsal cinsiyete duyarlı olarak geliştirilmesinin öneminin altını çizen Bhatia, karar verici konumlarda kadınların da olması gerektiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin çağrısına yönelik ilk adım Avusturya hükümetinden geldi. Adalet Bakanı Alma Zadic ve Kadın ve Entegrasyon Bakanı Susanne Raab, aile içi şiddet konusunda ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, karantina ve sokağa çıkma yasağı kararları nedeniyle oluşabilecek aile içi şiddet vakalarına hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyeceğinin altı çizildi.

Alınacak önlemler kapsamında yardım hatlarının 24 saat şiddet mağdurlarına hizmet vereceğini aktaran Susanne Raab, mağdurlara her türlü yardım ve desteğin dijital olarak gerçekleştirileceğini aktardı. Avusturya’da sosyal hizmet evlerinin kapasiteleri artırılacak ve aile içi şiddete maruz kalan kişilerin emniyet güçleri ile kuracağı ilk temas sonrasında kadınları şiddet uygulayan eşlerinden korumak için tedbirler alınacak.

Türkiye’de konuya yönelik farkındalık oluşturmaya çalışan kadınlar farklı ülkelerdeki örneklere işaret ederek hükümetin harekete geçmesini talep ediyor. Henüz hükümetten nasıl bir strateji izleneceğine dair açıklama gelmedi.

 


 

Kaynak