Beyazperdeye Aktarılan İlham Verici Kadın Biyografileri

Kadına karşı eşitsizliğin, adaletsizliğin, şiddetin ve ayrımcılığın üst düzeyde olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Günlük hayatımızın her noktasında bir şekilde ”toplumsal cinsiyet eşitsizliği” dediğimiz kavram ile karşı karşıya kalıyoruz. Haberlerde kadına yönelik şiddetin olmadığı bir gün yok denecek kadar az. Fakat inatla böyle bir düzeni zihinlerimizde normalleştirmiyoruz. Her gün tekrar uyanıyor, işimize ya da okulumuza gidiyoruz. İnsanca ve eşit bir şekilde yaşama mücadelemizden taviz vermiyoruz.

Kadınların günlük hayatlarında erkeklerden daha fazla mücadele etmek zorunda bırakıldıkları bir gerçek. İş yerinde, evde, okulda, sokakta ve hatta sosyal medyada bile bu mücadele sürekli devam ediyor. Zaman zaman hayata karşı motivasyonumuzun azalması çok doğal. İşte böyle zamanlarda o motivasyonu tekrar kazanmak adına küçük molalar vermek gerekiyor. Mücadeleci kadınların, özellikle diğer kadın hikayelerinden öğreneceği ve ilham alacağı çok fazla şey var.

Sizlere hikayeleri ile ilham vereceğine emin olduğumuz, sinema dünyasının en beğenilen kadın biyografik filmleri:

1- Frida (2002)

Frida Kahlo sanat dünyasının en özel kadınlarından biri. Yaşamını ve yaşam mücadelesini etkileyici resimlere dönüştürmeyi başarmış bir kadın. Efsanevi aşkı Diego Rivera ile olan hikayesi bir yana, politik duruşu da bir o kadar merak uyandırıyor. Frida, yaşadığı dönemin en önemli ve tek kadın ressamıyken neler yaşadı, neler düşündü ve neler yaptı? Yaşamı ve düşünceleriyle ilgili bütün soruların cevapları filmde yer alıyor.

2- Sylvia (2003)

Yetenekli bir şair olan Sylvia Plath‘ın, edebiyatçı Ted Hughes’la olan birlikteliği kısa bir süre sonra evliliğe dönüşür. Ancak evliliğin ardından Ted’in hırs ve arzuları, Sylvia’nın yeteneklerini ortaya çıkarmasını zorlaştıracaktır. Ted’in ününü giderek arttırmasıyla birlikte evlilikte çatırdamalar oluşmaya başlar. Çiftin durumu düzeltmek için bir çocuk yapmaya karar vermesiyle birlikte Sylvia kendini depresyonun içinde bulur. Yaşadığı sıkıntıları şiire dönüştürmesinin ardından büyük başarılar elde edecektir.

3- Hidden Figures / Gizli Sayılar (2017)

Katherine G. Johnson, Dorothy Vaughan ve Mary Jackson isimli 3 kadının daha önce anlatılmayan hikayesi. 3 siyahi kadın NASA’da büyük işlere imza atmışlardır. Uzayda ve uzay bilimlerinin derinliklerindeki sorunları büyük bir özveriyle çözmeye çalışan bu kadınlar tarihteki en önemli NASA operasyonlarından birinde büyük rol oynayacaklardır. Dünya yörüngesine çıkan ilk Amerikalı astronot John Glenn’in bütün dünyayı heyecana boğan operasyondaki her adımı bu 3 zeki bilim kadınının yardımıyla olacaktır.

4- My Week with Marilyn / Marilyn ile Bir Hafta (2011)

1956 yılının yazında, 23 yaşında genç bir delikanlı olan Colin Clark, Oxford’da okuduğu bölümü terk ederek sinema sektörüne girmeye karar verir. İlk işi ise ”The Prince and the Showgirl” adlı filmin setinde asistanlık yapmak olur. Sir Laurence Olivier, efsanevi yıldız Marilyn Monroe ve o dönem yeni evlendiği kocası, İngiliz tiyatro oyun yazarı Aurthur Miller’ın karakter olarak yer aldığı filmde asistan Colin’in gözünden Monroe’nun İngiltere’de geçen bir haftası anlatılıyor.

5- The Iron Lady / Demir Leydi (2012)

2 Nisan 1982’de Arjantin’in Falkland ve Güney Georgia Adalarını işgal etmesi ile başlayan ve altı hafta süren Falkland Savaşı’nda yaşanan kriz dönemini anlatan filmde, İngiltere’nin ilk kadın başbakanı Margaret Thatcher ve yaşadıkları anlatılıyor. Güçlü olmanın ve bu yolda bedel ödemenin anlatıldığı filmlerden biri olan ”Demir Leydi”, tarihin ve 20. yüzyıl siyasetinin en etkili kadınlarından Thatcher’ın erkek egemen bir dünyada varoluş mücadelesini anlatıyor. Günümüzde aldığı siyasi ve ekonomik kararlar sebebiyle oldukça eleştirilen bu kadının, sınıf ve cinsiyet engellerini ortadan kaldıran mücadelesine başka bir perspektiften bakmak gerekiyor.

6- La Mome / Kaldırım Serçesi (2007)

Ünlü sanatçı Edith Piaf’ın drama dolu hayat hikayesini anlatan filmde, çocukluğundan ölümüne dek yaşamının önemli kesitleri unutulmaz şarkılarının eşliğinde sunuluyor. 20. yüzyılın ikonlarından biri olarak görülen Piaf’ın hikayesi ve hikayesini sanatsallaştırdığı şarkıları, izleyenlere en umutsuz gibi görülen zamanlarda dahi umudu kaybetmemek gerektiğini söylüyor.

7- Evita (1996)

Film, Arjantin’i 1946’dan 1955’e kadar yöneten eşi Juan Domingo Peron’un devlet başkanlığı sırasında birçok politik, sosyal ve sendika faaliyetlerinde bulunarak halkın sevgisini kazanmış bir isim olan Eva Peron‘u anlatıyor. 1947 yılında Arjantinli kadınlara seçme ve seçilme hakkı kazandırmak adına büyük emek sarfeden Peron’un hikayesini etkileyici bir müzikal eşliğinde öğreniyorsunuz.

8- He Named Me Malala / Adımı Malala Koydu (2015)

11 yaşındayken Pakistan’da kız çocuklarına eğitim hakkı tanınması için çalışmalar yapmaya başlayan Malala Yusufzay, 2012 yılında Taliban tarafından saldıraya uğrayarak kafasından vuruldu. Kazandığı yaşam mücadelesinin ardından, iyileştikten sonra da eğitim hakları için sürdürdüğü mücadelesine de devam etti. 2014 yılında Nobel Barış Ödülünü kazanan eğitim ve kadın hakları aktivisti Malala, “Kurşunların bizi susturacağını düşündüler. Ama ben aynı Malala’yım!” diyerek inandığı ve savunduğu şeylerin arkasında durmaktan vazgeçmiyor. Malala’nın hikayesinin anlatıldığı belgesel-film önemli bir ilham kaynağı.

9- Suffragette / Diren! (2016)

Çocuk yaşlarından beri, zor şartlar altında çamaşırcı olarak çalışan Maud Watts, birtakım tesadüfler sonucunda kadınların oy verme hakkıyla ilgili mücadele eden süfrajetlere katılır ve seçme hakkı için mücadele etmeye başlar. Erkek egemen toplum düzeni içerisinde süfrajetlerin oy hakkı mücadelesi kabul görmemektedir. Dönemin en öne çıkan kadın hakları savunucusu Emmeline Pankhurst gibi öncü figürlerin yönlendirmesiyle Maud ve arkadaşları seslerini duyurabilmek adına barışçıl çözüm yollarından daha saldırgan eylemlere geçmeye karar verirler.

10- Coco Avant Chanel / Coco Chanel’den Önce (2009)

Yetimhaneden başlayarak kabare şarkıcılığına, daha sonra da dünyanın en önemli modacısı unvanına ulaşan bir hayat. Gerçek adı Gabriella Chanel olan, Chanel markası kurucusu Coco Chanel‘in Paris’e taşınmadan ve ünlü olmadan önceki yaşamından önemli kesitler filmde yer alıyor. İsmi “Time: Yüzyılın En Önemli 100 Kişisi” listesinde geçen tek moda tasarımcısı olan Chanel, erkek kıyafetlerini kadınlar için uyarlayarak dönemin cinsiyetçi moda kurallarına adeta meydan okumuştu. Korse, jartiyer gibi parçalar nedeniyle konforu geri planda tutarak güzel gözükmeyi önemseyen kadınları, rahat nefes ve hareketler ile buluşturan isim Coco Chanel oldu.

11- Elizabeth (1998)


1554 senesinde Büyük Britanya’da düzen oldukça bozulmuş durumdadır. Kraliçe Mary’nin hükümdarlığı halk tarafından tanınmaz hale gelmiş, krallık ve halk arasındaki ilişki gitgide bozulmaya başlamıştır. Mary’nin ölümün ardından tahta geçecek olan Kraliçe I. Elizabeth, ülke için aydınlık günlerin habercisi olmuştur. Elizabeth’in 45 sene boyunca iktidarda kaldığı dönem, tarih kitaplarında ”Altın Çağ” olarak adlandırılmaktadır.