Kadınlar Neden Makyaj Yapar?

Kadınlar Neden Makyaj Yapar?

Herkesin zaman zaman merak ettiği ve bir fikri de olduğu bu konuda, tonlarca araştırma, görüş, tartışma ve hatta tez bile bulabilirsiniz, günümüzde bilgiye erişim çok kolay. Peki hangisi doğru? Kime ve neye göre? Önce bir kadın olarak daha sonra da makyajı seven bir kadın olarak size bu sorunun cevabını vermeye çalışacağım. Sosyolojik, ekonomik hatta psikolojik bir sürü parametre olduğunu unutmayalım.

Kozmetik sektörü dünyada üstüne milyar dolarlar dönen, her daim ayakta kalan, büyük küçük bir sürü balığın barındığı açık bir pazardır. Dünyadaki her kadın hedeflenir bu sektör tarafından, zengini, fakiri, orta sınıfı, açık tenlisi, koyu tenlisi, şişmanı, zayıfı, güzeli aklınıza hangi sıfat ve konum gelirse. 

Biraz makyaj yapıyorsanız high-end, drugstore-makeup kavramlarına aşinasınızdır, bir tarafta pahalı, ağır, parlak oyuncaklar, diğer tarafta daha uygun, daha erişilebilir mütevazı oyuncaklar. Neden oyuncak olarak nitelendirdiğime birazdan geleceğim. Size bir bilgi vereyim. Gidip çok pahalı bir parfümeriden aldığınız rimeli düşünün, muhteşem kirpikler vadeden, simsiyah ve dolgun gösteren, evet o rimel. Bir de daha yaygın zincirleri olan bir yerden aldığımız tatlı, genelde tombulca ve rengarenk tüpleri olan o tanıdık rimelleri. Çoğu aslında aynı laboratuvar ve fabrikalarda üretiliyor. Marka adı farklı olsa bile aynı şirkete bağlı oluyorlar. Hepsi de gerçekten o kadar bildiğimiz markalar ki durup düşününce şaşırmamak elde değil. Bu keşfi yapalı sanırım yıllar oldu, yaptığım iş dolayısıyla özellikle arka planıyla muhattap olduğum için. Pazarlama stratejilerini ve gerçekten hepsinin tek tek nasıl işe yaradığını düşünelim.

Oyuncak olarak nitelendirmiştim bu malzemeleri, klişedir ama minik bir kız çocuğu hayal edin, annesine hayran olan, her makyaj masasına oturduğunda yanına gidip hayran hayran izleyen, rujları, farları, minik toplar şeklinde olan allıkları… Bu bambaşka bir aşk. O yaştaki heyecanımız, bir gün o ruja sahip olma isteği… Eğer anne sert değilse bu konuda, yanağına kondurduğu küçük pembe allıkla ile mutlu olan o çocuk, bir zamanlar siz olmadıysanız bile eminim yeğeninize, kuzeninize ya da böyle herhangi bir miniğe şahit olmuşsunuzdur bir yerlerde. Her şeyin çocukluğumuzdan izler taşıdığını düşünen biriyim. Nitekim bunu destekleyen bir sürü çalışma ve psikolojik makale bulabilirsiniz. Yetişkin olmaya yaklaştığınızda makyajla olan ilişkiniz aslında annenize ya da güçlü model figürü olan söz konusu kadın her kimse ona olan hayranlıkla başlıyor. Büyüdükçe oluşan tarzınız, renkleriniz, zevkleriniz ne kadar yıldan yıla değişse de makyajı seven bir kadınsanız, o ilişkiniz baki kalıyor. Seksen yaşındaki babaannem hala şarap kırmızısı rujunu sürmeden dışarı çıkmaz. 

Makyaj yapan, bunu çok da seven çoğunluğu düşündüğümde hepimizin benzer hikayesi olduğuna inanıyorum. Ama toplumumuzda, özellikle de kendi içinde bulunduğumuz topluma indirmiyorum bunu. Günümüz dünyasından söz edersek, ne kadar fazla fikir, hatta yargı var makyaj yapan kadın hakkında duymuşsunuzdur. Bu sebepleri en fazla karşılaştığım şeyleri göz önüne alarak iki ana başlığa indirgedim, hemen ilkiyle başlamadan önce bu görüşlerin çoğunluğunun da erkeklerden geldiğini belirtmek isterim. 

1. Gizlenme/Kamuflaj

Hepimizin hassas noktaları var, görünüşün her şey olarak addedildiği bu yeni çağda olmaması imkansıza yakın. Sorunlu bir ergenlik geçirip yüzünde izler kalan, tüylenme sorunu yaşayan ki insan olduğumuz için tüylenmeyi bir sorun olarak görmeyi çoğu zaman garip bulmuşumdur fakat hala günümüzde bu kadınlar için büyük bir sorun olmalı (!) tabii ki. Güneşe karşı hassas olup yüzünde lekeler oluşabilen kişiler, güzelim çillerini de sorun olarak görebilen hemcinslerim de dahil olmak üzere sayısız özgüvensizlik kaynağı ve bunları yaşayan kişileri sıralayabilirim. Yapılan en çok çıkarım, kadınların makyajı ”kusurlarını” örtmek üzerine olduğu. Böyle düşünen kişiler var mıdır? Muhtemelen. Yine de makyajın gücünü buna indirgemek oldukça yüzeysel geliyor. Ana akım medyada çok haber gördük, en akılda yer edenlerden biri eşini düğünden sonra makyajsız görünce tazminat davası açan bir beyefendiydi. Aklı biraz yerinde olan birisi bir evliliğin bu sebeple bitmeyeceğini ya da gerçekten böyle bir problem varsa ortada işlerin evlenme raddesine gelmeyeceğini bilir. Peki medyada, hayatımızda, her yerde işin adeta dalgaya dökülme sebebi nedir? Kadınların daha özgüvensiz hissetmeleri mi istenmektedir? İşin ekonomik kısmına biraz değinmiştim, parçaları siz birleştirebilirsiniz. 

2. İlgi Çekme/Baştan Çıkarma İsteği

Gerçekten bu başlıkları atarken içimden başlarına ”sözde” eklemek gelmiyor değil ama objektifliğimi korumak zorunda hissediyorum. Kişisel olarak da en çok maruz kaldığım yargıların başında bu gelmekte. ”Bir kadın neden makyaj yapar? Tabii ki güzel, odaya girdiğinde en çok farkedilen olmak için…” Bu makyaj yapmayı seven bir kadın hakkındaki en sığ görüş olabilir.

Çok sevdiğim bir kadından alıntı yapacağım bu noktada, özellikle bir fan topluluğu olmadığını düşündüğüm zira tüm dünyanın hayran olduğu bir kadın; Beyoncé der ki ”That’s one of the things I love about make-up, you can change your whole attitude, by just doing your eyeliner or lipstick differently.” özetle, makyajın gücünden ve ufacık değişikliklerle o gün tüm halinizin, tavrınızın değişebileceğini ve bunu çok sevdiğini söylüyor. Kendisine katılmadan edemiyorum, bir gün bir şarkıdan etkilenip makyajımı, saçımı 80’ler ilhamlı rengarenk yapıyorum, diğer gün bir şiir okuyorum ve şairin kırmızı ruja olan betimlemelerine bayılıyorum ve kırmızı ruj sürüyorum, bu örnekler çoğaltılabilir. Aslolan şey ise yargıların gerçekten anlamsız olması.

”Makyaj hakkında sevdiğim şeylerden biri de bu, sadece eyelinerını farklı sürerek ya da rujunu değiştirerek, o günkü modunu tamamen değiştirebilirsin.” -Beyoncé

Bir kadının makyaj yaptığında uyandırdığı hisler, çektiği ilgi, güzelliği tamamen insanların kendi iradeleriyle yaptıkları yakıştırmalardan ibaret. Bu böyle büyük bir sorunun cevabı olamaz ve olmamalı.

Kadınların makyajı öncelikle sevdiği için, sonra da iyi hissetmek için yaptığını düşünüyorum. Gariptir, kalkıp yaptığınız özenli bir makyaj o günü iyi geçirmenizi, modunuzu yükseltmenizi sağlayabilir. Hepsinin özünde kendini sevmek var, kişisel gelişim kitabı cümlesi gibi gelse de kulağa, öyle. Son olarak eklemek isterim, herkes makyajı sevmek zorunda da değil tabii ki ama bu çok başka bir yazının konusu, burada sevenleri ele aldık. Yalnız olmadığımızı bilelim. Görüşmek üzere!