Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Yönelik TED Konuşmaları

Gaby Barrios, TED Talks Fotoğraf: Boston Consulting Group

Dünya hangi sorunlarla uğraşıyor olursa olsun, bu eski sorunların ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aksine sorun üzerine sorun eklemek daha büyük kördüğümlere yol açıyor. Koronavirüs günlerinde sağlık için insanlara #EvdeKal çağrısı yapılırken, ev karantinalarının kadına yönelik şiddeti daha da artırması bunun en canlı örneği.

Umut her zaman var. Umut varsa her şeyin bir çözümü de var. Koronavirüs günlerinde bunaltıcı haberleri tekrar tekrar okumak yerine, sorgulamamız gereken ve sorguladıkça çözümlere ulaşacağımız konulara kafa yormalıyız. Koronavirüs her ne kadar salt bir sağlık problemi gibi görülse de, ekonomik, sosyal ve politik sonuçlarını da beraberinde getirecek. Getirdiği sonuçlar bir tanesi var ki; dünyanın önüne bu sorun tekrar tekrar geliyor ve bir daha gelmemesi adına gerekli aksiyonlar tam anlamıyla alınamıyor.

İşte sizlere ilham vermesini ve düşündürmesini dilediğimiz toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik TED konuşmaları:

 

Hepimiz Feminist Olmalıyız – Chimamanda Ngozi Adichie (Çeviri: Atakan Yurdakul)

”Kızlara hırslı ve başarılı olmalarını öğretiyoruz, ama çok hırslı veya çok başarılı olmalarını değil; çünkü aksi halde erkekleri tehdit ederler,” diyor yazar Chimamanda Ngozi Adichie. Dünya çapında feminizm hakkında bir diyalog başlatan bu klasikleşmiş konuşmada, Adichie dinleyenlerine daha farklı ve adil bir hayat hayal etmelerini ve planlamalarını istiyor- daha mutlu erkek ve kadınların, daha çok kendileri olduğu bir dünya.

 

Kadınları Susturan 7 Alışkanlık ve Bunlar Nasıl Unutulur – Deepa Narayan (Çeviri: Sanem Altı)

Toplum uzmanı Deepa Narayan’a göre Hindistan’da (ve birçok diğer ülkede) kızlar ve kadınlar hâlâ kendilerini gelenekler ve görenekler, nezaket ve teslimiyet duyguları sebebiyle susturulmuş olarak bulmakta. Bu samimi konuşmada Deepa Narayan, eşitsizliği arttıran yedi adet kökleşmiş sebebi tanımlamakta ve değişimde öncülük etmeye yardımcı olmaları için erkekleri teşvik etmekte.

 

Kadınlar Ruanda’yı Nasıl Kökten Değiştiriyor – Agnes Binagwaho (Çeviri: Selin Güleroğlu)

1996 yılında Agnes Binagwaho soykırımının ardından Ruanda’ya döndü. Ezici yıkımın ortasında ayrılmayı düşündü ancak topluluğundaki kadınlar onu kalmaya ve yenileştirmeye yardım etmeye motive etti — ve yaptığından memnundu. — İlham verici bir konuşmada Binagwaho, Ruanda’nın eski Sağlık Bakanı olarak çalışmalarına odaklanıyor ve dünya çapında en büyük cinsiyet eşitliği seviyelerinden birini yaratmaya çalışan ülke için yeni kadın eğitim girişimini tartışıyor.

 

Cinsiyete Dayalı Pazarlama İş İçin Neden Kötüdür? – Gaby Barrios (Çeviri: Didem Tari)

Şirketler genellikle cinsiyete dayalı olarak tüketicilerini hedef almakta; ancak bu tarz reklam kısayolları sadece modası geçmiş stereotipleri sürdürmekle kalmaz, aynı zamanda iş için de kötü, diyor pazarlama uzmanı Gaby Barrios. Bu açık, eyleme geçirilebilir konuşmada, cinsiyete dayalı pazarlamanın neden düşündüğünüze yakın bir iş getirmediğini açıklıyor ve şirketlerin müşterilere ulaşmak ve markalarını büyütmek için nasıl daha iyi yollar bulabileceğini gösteriyor.

 

Kadın Öfkesinin Gücü – Soraya Chemaly (Çeviri: Seda Tozar)

Öfke güçlü bir duygu. Bizi tehdit, hakaret, aşağılama ve kötülük hakkında uyarır. Fakat dünya genelinde kızlar ve kadınlar öfkelerinin sessiz bırakılmasının daha iyi olduğunu düşünüyor diyor yazar Soraya Chemaly. Bu neden böyle ve bu sessizlikte neleri kaybedebiliriz? Kışkırtıcı ve düşünceli bir konuşmada Chemaly, kadınların öfkesinin makul, sağlıklı ve değişim için katalizör bir güç olduğunu göstererek öfkenin kadına özgü olmadığı, tehlikeli yalanını inceliyor.

 

Simone de Beauvoir’a Göre Hayatın Anlamı – Iseult Gillespie (Çeviri: Can Boysan)

Simone de Beauvoir 21 yaşındayken, Fransa’nın en saygın üniversitesinde felsefe sınavları alan en genç kişi oldu. Fakat felsefe kurallarında uzmanlaşır uzmanlaşmaz, onları çiğnemek istedi. Onun, fiziksel dünyayı bütünüyle keşfetme arzusu hayatını şekillendirecekti ve nihayetinde radikal ve yeni felsefelere ilham olacaktı.

 

”Yeterince erkek” Olma Denemelerimi Neden Bıraktım – Justin Baldoni (Çeviri: Gözde Zülal Solak)

Justin Baldoni, erkeksiliği yeniden tanımlama konusunda — yalnızca iyi erkekler değil, aynı zamanda iyi insanlar olmanın yollarını bulabilmek için — erkeklerle bir diyalog başlatmak istiyor. Bu sıcak ve kişisel konuşmada, olduğu insanı, dünyaya göre olması gereken insanla uzlaştırma çabasını paylaşıyor. Erkeklere de bir meydan okuyor: “Size kendinizi erkek gibi hissettiren o nitelikleri, kendinizde daha derinlere inmek için kullanabilir misiniz?” diyor Baldoni. “Gücünüz, cesaretiniz, sertliğiniz: Kırılgan olabilecek kadar cesaretli misiniz? Hassas olabilecek kadar güçlü müsünüz? Hayatınızdaki kadınları dinleyebilecek kadar kendinizden emin misiniz?”