Çocuğunuz Bir Zorbaya Mı Dönüştü?

 

Yorucu bir günün sonunda, eve geldiniz… İş çok yoğundu ve eve tükenmiş halde ulaştınız. Hayaliniz hazır bir sofra ve TV karşısında ayaklarınızı uzatıp günü tamamlamak. Tam siz bu tabloyu hayal ederken, çocuğunuz birden karşınızda beliriyor ve hadi oyun oynayalım, diyor. “Daha sonra oynayalım, olur mu tatlım?” diyorsunuz ancak çocuğunuz daha da mızmızlanıyor ve o zaman yemekten önce çikolata yemek istediğini söylüyor.

Ona hayır dediniz. Ancak ağlama ve sızlanma şiddetini arttırdı. Gözlerinizi kapatıp 10’a kadar saymayı denediniz, derin bir nefes alıp tüm sakinliğinizle, çocuğunuza yemekten sonraya kadar beklemesini söylediniz. Ne yazık ki faydasız… Miniğiniz vazgeçmeyecek. Size dönüp, “Sen bir aptalsın! Senden nefret ediyorum! Keşke annem olmasaydın!” diyor. Tamam bu noktada o kareyi dondurun… Bu sınama anı, çocuğunuzun sizi sözleriyle aşağılayıp zorbalığa başladığı an…

Peki bu durumda ne yaparsınız?

Geri tepen 3 ortak hata

Genellikle, ebeveynler şu 3’ünden birini tercih eder; teslim ol, cezalandır ya da pazarlık yap.

  1. Teslim olmak

Her çekişme, savaşmaya değmez. Teslim olmak ve çocuğunuza istediğini vermek bazen iyi bir seçim olabilir. Özellikle de, bir parça huzura ihtiyacınız varken. Fakat, çocuğunuzun testi zorbalığa dönüyorsa? O zaman teslim olmak yanlış bir seçim olacaktır. Çocuğunuzun alacağı mesaj, kötü sözler söyleyip kaba davranışlar gösterdiğimde dediğim oluyor.

  1. Cezalandırmak

Çocuğunuz istediğini elde edemediğinde, iş kabalaşmak ve zorbalığa dönüyorsa sizin de ayna gibi aynı tepkiyle çocuğunuza yaklaşmanız ektiğini biçmek olacaktır. Çocuklarla savaşını şiddet ve tehditle kazanan ebeveynler acı bir zafer öğretiyor çocuklarına: Kazananlar ya da kaybedenler. Bu çocukları, öfke sorunları, kaygı bozukluğu vb. sorunlar bekliyor olabilir gelecekte. Bazıları mutludur, bazıları mutsuz.

  1. Anlaşma yapmak

Evet, çocuğunuz dediğini yaptırmak için adeta eriyor. Bilinçli bir ebeveyn olmaya çabalıyorsunuz, onun bakış açısından durumu anlamaya çalışıyorsunuz… (Tüm gün sizi bekledi ve sadece bir parça çikolata istiyor.)

Sizse günün stresi ve yorgunluğu onun problemi gibi sizi anlamasını bekliyorsunuz. Bunları düşünürken, içinizden bir karar vermeye çalışıyorsunuz. Anlaşma yapacaksınız;

  • Pazarlık yapmak sizce bu durumda en iyi çözüm mü?
  • Siz ona teklif sunduğunuzda ya karşı bir teklifle gelirse?
  • Sanırım, kabalığa devam edip bir parça çikolatadan fazlasını da isteyebilir?

Anlaşma yapmak, modern ebeveynlikte  popüler bir seçimdir. Siz bir adım geldiniz, çocuğunuz bir adım geldi. Cevap: Evet veya Hayır.

Anlaşmaya çalışmak aslında güzel olurdu ancak çocuğunuzun davranışı kaba ve kötü sözlerle bitti. Bu durumda anlaşma da yok. Diğer iki seçenekte olduğu gibi, çözüm geçici ve geri dönüşü olumsuz olacaktır. Gelecek sefere de size zorbalık ve kabalık yapmaya çalışacak, nasıl olsa sonunda anlaşma var!

Ya da anlaşmanın sonunda çocuğunuz, her iyi davranışının karşılığında bir ödül bekleyecek ve karşılıksız birşey yapmayacaktır.

Bu durumda atabileceğiniz 3 acil adım ya da taktik:

  1. Şiddetini düşürmek

Kabalıkla karışık mızmızlanan çocuğunuza birden bağırıp çağırmaya başladınız. Aynı yüksek tepkiyle karşılık verdiniz. Artık siz de ona karşı kabasınız. Bu tansiyonu daha da yükseltmez mi?

Eğer anlaşmazlık yükseliyor ve şiddetini artırıyorsa, dondur düğmesine basın. Ona ve kendinize biraz zaman ayırın. Odadan çıkıp yürüyebilme şansınız varsa sakinleşmek kolay olacaktır. Biraz temiz hava almak… Çocuğunuzla birlikte huzurlu bir konuşma yapmak için kendinize biraz alan yaratın. Siz daha sakin olduğunuzda aksiyon almak daha mantıklı ve kolay olacaktır.

  1. Duyguları onaylamak

Çocuğunuzun duygularını onaylayarak yanlış yapmazsınız:

“Seni anlıyorum, ben de biraz gerginim.”

“Görüyorum ki üzgünsün, bana 10 dakika düşünmem için fırsat ver.”

“Haydi birlikte birşeyler yiyelim, ben de çok açım. Sonra ikimiz de daha iyi hissederiz.”

Çocuklar bu pozitif ve sakin yaklaşım sayesinde size daha ılımlı tepkiler verir. Sakinleşmeye başlarlar. Unutmayın, çocuklara istediğini değil, ihtiyacı olanı vermek işe yarayacaktır.

  1. Gelişimini övmek

Çocuğunuza söyleyebileceğiniz övgü dolu sözler öfkeyi dindirebilir. Patlama durumunda, onun güçlü yanlarının farkına varmasını sağlayabilirsiniz. Örneğin “Benimle şuan nasıl konuştuğunu takdir ediyorum.”

“Senin için dediğimi yapmanın zor olduğunu biliyorum. Kendini daha mantıklı bir şekilde ifade edebildiğin için seninle gurur duyuyorum”

“ Gerçekten olgun davranabiliyorsun.”

Çocuğunuzun güçlü yanlarını pekiştirmek, onun özgüvenini de sağlamlaştıracaktır. Böylece, daha olgun ve mantıklı diyaloglar da kurabileceksiniz.

Kaynak: Sean Grover