Okula Başlamak Kimin İçin Daha Zor?

 

Uzun bir yaz tatili sonrası okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Tıpkı çocuklar gibi ebeveynler de heyecanlı. Hele ki çocukları okula yeni başlayacak olanlar! Ne de olsa zor bir süreç onları bekliyor. Peki bu sürece hazır hissediyorlar mı? Okula başlamak kimin için daha zor? Çocuklar için mi, ebeveynler için mi?..

Okula başlamak sadece çocuklar için değil aynı zamanda anne babaları için de yeni bir sürecin başlaması demektir. Bu dönemde çocuklarda görülen duygusal bağlanma durumunun bazen tek taraflı değil çift taraflı olabilmesi mümkündür. Bu gibi durumlarda sadece çocuğun kaygı sürecinin değil annenin kaygı sürecinin de yönetilmesi gerekmektedir. Okula yeni başlayan çocuklar için bu deneyim alışkın olduğu ve bildiği bir çevreden farklı bir dünyaya geçişin ilk adımı demektir. Bu durumun heyecan verici ve merak uyandırıcı olduğu kadar kaygı verici de olabilir. Ancak kaygı çoğunlukla öğrenilmiş bir durum olduğundan güven kaynağı olan ebeveynlerin bu duruma verdikleri tepkiler çocuğun kaygısı üzerinde oldukça etkilidir. Peki bu durumda neler yapılabilir? Maddeler halinde sıralayalım…

-İlk gün anne ve babalar çocuğu okula getirmeli ve okula geliş gidiş saatlerini, kimin getirip götüreceğini net bir şekilde çocuğa açıklamalıdır. Belirsizlik çocukların kaygısını arttıran bir unsurdur.
-Okulun ilk günü kalabalık bir aile eşliğinde çocuğu okula getirmek ayrılığı zorlaştırır ve kaygıyı arttırabilir.
-Giriş çıkış saatlerini net olarak açıklamak, bir saat üzerinde onu alacağınız saati göstermek ve söylediğiniz saatte gelmek çocuğun kaygısının her geçen gün azalmasını sağlayacaktır. Çocukların ilk gün yaşadıkları en önemli kaygı sürekli okulda kalacağı ve eve dönmeyeceğidir.
-Okulda ne kadar süre kalmanız gerektiği konusunda rehber öğretmeninden yardım istenmelidir.
-Aile ve okulun işbirliği içinde olması alışma dönemini kısaltmaktadır.

-Çocuklar çok kaygılandıklarında baş ağrısı, mide bulantısı vb rahatsızlıklar yaşayabilir. Bu durumlar ebeveynler tarafından okula gitmemek için bir sebep gibi görünse de bizler de kaygı durumunda bu tür psikosomatik rahatsızlıklar yaşayabiliriz. Bu tür durumlarda çocuğun kaygı yaşadığı durumlar konuşulmalıdır. “Biliyorum kendini iyi hissetmiyorsun ama devamsızlık yapmaman gerekiyor” şeklinde konuşmalar yapılabilir. Okulda bir hemşirenin olduğu hatırlatılmalıdır. Bu konuşmanın ardından çocuk mutlaka okula götürülmeli, gerekirse birkaç saat onunla okulda kalınarak kendisini daha iyi hissetmesi sağlanmalıdır.
-Her çocuğun okula alışma süresi farklıdır. Alışma sürecinde sürekli çocuğun sizi görebileceği yerlerde durmak alışma sürecini zorlaştırmaktadır. Belli bir süre güven bağı kurulduktan sonra çıkış saatinde onu beklemek daha sağlıklıdır. Bu süreç rehberlik birimi eşliğinde ilerlemelidir.

-Çocuklar genellikle eve döndüklerinde anne-babalarını çok özlediklerinden ve bu yüzden okula gitmek istemediklerinden bahsederler. Bu durumda kendi okul hayatınızdan örnekler verebilirsiniz. Bir süre okulda kendini yalnız hissedeceğinden ancak sonra bunun birkaç gün içinde geçeceğinden, zamanla arkadaşları olacağından bahsedebilirsiniz.

 

*Değerli bilgileri için Uzman Klinik Psikoloğu Özlem Semra Yıldız’a teşekkürlerimizle…