Tembel Değil, Dahi; Disleksi

Dünyanın en büyük mucizesi çocukların hepsi aynı özellikte değildir. Bazı çocuklar farklı ve özeldir. Onları bu kadar özel ve farklı kılan bazı faktörler vardır. Bu faktörlerden biri de disleksidir. Çocukların daha farklı düşünmesini sağlayan ancak öğrenmede bazı pürüzlere neden olan disleksi, fark edildiğinde kontrol altına alınabilir bir durumdur. Sanılanın aksine zeka geriliği değildir. Albert Einstein gibi birçok dâhinin disleksi olduğunu dile getiren Nörolog Mehmet Yavuz, disleksi hakkında önemli bilgiler veriyor…

Disleksi nedir?

Bir çeşit öğrenme bozukluğu olan disleksi, öğrenmeye yardımcı olan zihinsel bazı faktörlerin yeteri kadar gelişmemesiyle ortaya çıkar. Disleksi olan çocuklarda kesinlikle herhangi bir zeka sorunu yoktur. Sadece daha farklı öğrenme metotlarına ihtiyaç duyarlar. Çoğu ebeveyn, çocuğundaki farklılığı tam olarak tanımlayamadığı için endişeye kapılabilir hatta çocuğunun tembel veya daha düşük zeka seviyesine sahip olduğunu düşünebilir. Ancak çocuklar kendileri için uygun olan koşullarda öğrenebilirler.

Dislekside en büyük problem hafıza ve dil becerileri ile ilgilidir. Şöyle ki, normal şartlarda insanlar; yazma, okuma, konuşma gibi beceriler için beynin sol lobunu kullanır. Disleksi olan çocuklar ise sol lobu kullanmakta zorlanırlar. Bu noktada sözel zekaların daha düşük ancak sayıların zekaların daha yüksek olduğunu söylemek mümkündür.

Disleksinin belirtileri nelerdir?

  • Harflerin sırasını karıştırma,
  • Harfleri yanlış veya ters yazma,
  • Harfleri anlamakta güçlük çekme,
  • Eş sesleri karıştırma,
  • Kafiyeleri kelimeleri okurken zorlanma,
  • Uzun kelimeleri okurken zorluk çekme,
  • Yavaş ve zor okuma,
  • Okuma sırasında bir sonraki satıra geçmede zorlanma,
  • Konsantrasyon eksikliği.

Geç konuşmasının sebebi disleksi olabilir

Disleksi olan çocuklarda en sık görülen belirtilerin başında geç konuşma geliyor. Yaşıtlarına oranla çok daha genç konuşan çocuklar, kelimeleri telaffuz etmek de zorlanabilir. Kelimeleri hatırlamada zorluk çekebilir, şarkı-tekerleme gibi fonetik sözleri tekrar ederken güçlük çekebilir. Sağ-sol, önce-sonra gibi kelimelerin ayrımına varamayabilir, yaşına uygun gramer kurallarını çok daha geç öğrenebilir.

Genellikle okul döneminde fark ediliyor

Birçok ebeveyn çocuklarının diskleksi olduğunu okul döneminde fark ediyor. Çocuğun okul performansının istenilen seviyede olmaması, diğer çocuklar gibi okuma ve yazma konusunda aynı hızı ve başarıyı gösterememesi, hiperaktif olması durumu fark etmeyi sağlayan nedenler arasındadır. Nörogelişimsel bir bozukluk olan disleksi, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle gelişimin erken döneminde ortaya çıksa da çocuğun akademik başarısının yeterliliğe ulaşmaması sebebiyle daha belirgin hale gelir. Bu noktada ebeveynlerin en fazla dikkat etmesi gereken nokta çocukların bu özel durumunu olabildiğince erken fark etmek ve yeterli desteği sunmaktır.

Her hiperaktif çocuk disleksi değildir

Her çocuk hareketlidir, optimum düzeydeki hareketlilik doğal karşılanabilir. Fakat özel öğrenme güçlüğü ve aşırı hareketlilik olan çocuklarda bu hareketlilik gözle görülür bir biçimde diğer çocuklardan ayrılır. Yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında bitmeyen, tükenmeyen hareketlilik aradaki farkın gözle görülür bir şekilde fark edilmesine yardımcı olur.

Bu çocuklarda öncelik olarak ‘Hiperaktif’ olan kısım göze çarpar. Çocuk daha okul gibi bir kurallar zincirinin içinde bulunmadığı için “öğrenme” ile ilgili kısmı daha sonraları ebeveynlerin dikkatini çekmeye başlar. Bu tarz çocuklar diğer çocuklara göre; derse adapte olmakta güçlük çekerler, daha geç öğrenirler, sınıf içerisinde sürekli hareketlilik hali içerisindedirler. Diğer çocuklara göre daha pasif ve algılama gibi hareketlerle kendilerini belli ederler.

Okul öncesi döneme dikkat

Okul öncesi dönemde de çocuğun çabuk sıkılması, agresif ve olayların sonuçlarını düşünmeden hareket etmesi belirtiler arasındadır. Hatta çocuk bunun belirtilerini bebeklik döneminden itibaren az uyuma, huysuz olma, çevresel değişikliklere aşırı tepki verme, az yemek yeme ve diğer bebeklerden daha farklı olmak ile gösterebilir. Özel öğrenme güçlüğü ve aşırı hareketliliğin belirtileri aslında yedi yaşından önce görülür fakat fark edilmeyebilir. Okul döneminin başlaması ile beraber dikkat eksikliğine aşırı hareketliliğe bağlı olarak öğrenmede sorunlar ortaya çıkabilir. Erkek çocuklarda daha çok “aşırı hareketlilik” kısmı görülürken, kızlarda ise daha çok “Özel öğrenme güçlüğü” kısmı görülür.

Anaokuluna giden özel öğrenme güçlüğü ve aşırı hareketliliği olan çocuk, bir aktiviteden diğer bir aktiviteye geçerken güçlük çeker. Bu tarz çocuklar sosyal anlamda da güçlük çekerler. Arkadaşlık kurmada ve bu arkadaşlığı uzun süreli yürütmede zorlanırlar. Oyuncak paylaşımından, grupla yapılan aktivitelerden hoşlanmazlar. Okul öncesi dönemde başka çocukları itip kakma, vurma, ısırma ve bağırma gibi dürtüsel ve saldırgan davranışlar da gösterebilirler.

Peki, ne yapılmalı?

Öğrenme güçlüğü çeken çocuğunuzla iletişiminizi asla koparmamalısınız. Çocuğunuzun diğer çocuklardan hiçbir farkı olmadığını sadece onlardan farklı öğrendiği, zekası ile ilgili bir problem olmadığını her şeyden önemlisi bunun bir hastalık değil zamanla aşılabilecek ve bu süreçte birlikte ilerleyeceğinizi ve sizin her zaman yanında olacağınız bilincini hissettirmelisiniz.

Bilgiyi işleme süreçlerinde birtakım farklılıklar olduğu için yeni bir bilgiyi öğrenmede daha fazla zaman ve çabaya ihtiyaç duymaktadırlar. Bu nedenle onlarla çalışırken sabırlı olmak, hoşgörülü olmak ve yapabileceklerine dair cesaret vermek yararlı olacaktır.

Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler düzenli ortamlara ihtiyaç duyarlar. Dış dünyalarının düzenlenebilmesi için listeler yapın. Ne yapacaklarını unutan ya da bilemeyen çocuklar bu listeleri çok faydalı bulacaklardır. Onların hatırlatılmaya, uygulama ve tekrar yapmaya, yönlendirmeye, sınırlar konulmasına ve düzene ihtiyaçları vardır. Çalışma, dinlenme zamanlarının planlanması hem ders hem de dinlenme için zaman ayırmalarına yardımcı olacaktır. Hatırlamalarına yardımcı olabilmek için onlara ipuçları, kafiyeler, kodlar, gruplandırmalar vb. bellek geliştirilmesine yardımcı olacak yöntemler kullanılmalıdır. Talimatlarınızı basitleştirin. Zamanlamayı basitleştirin. Basit cümleleri kavramak daha kolaydır. Büyük projeleri, küçük ve bitirilmesi kolay parçalara bölün. Büyük projeler söz konusu öğrencilerin hemen yılmasına ve “Ben bunu bitirmeyi asla başaramam” demelerine neden olur. Oysa büyük bir işi, kolayca başarılabilir küçük parçalara bölmek onları ürkütmeyecek ve özgüven duygusu desteklenmiş olacaktır.

*Değerli bilgileri için Dr. Mehmet Yavuz’a teşekkürlerimizle.