İşte En Sevdiğim Star; Michelin!!!

 

Adını gastronominin yakınından dahi geçmeyen Fransız Lastik Şirketi Michelin’den alan ve dünya çapındaki şef ve restoranların özel kriterler üzerinden değerlendirilerek yıldızlandırılması esasına dayanan meşhur Michelin Yıldızı’nı duymuşsunuzdur. Ve muhtemelen ne menem bir şey olduğunu merak ediyorsunuzdur. Zaten bu yazının da amacı sizi bu meraktan kurtarmak…

Andre Jules ve Edoudard Michelin kardeşlerin kurduğu Fransız Lastik Şirketi Michelin, 1900 yılında karayolu ile seyahati özendirmek amacıyla Fransa’nın görülmeye değer yerlerini tanıtan bir rehber çıkarıyorlar. Temel amaçları ise araçların daha çok yol yapmaları ve tabii lastikleri daha çabuk aşındırmak. O yıllarda Fransa’da toplasan 3000 araç ya var ya yok. Ama akıllı kardeşler bu rehberden 35.000 adet bastırıp dağıtıyorlar. Ve Avrupa’nın en eski otel ve restoran rehberi  Michelin Guide doğuyor. İçeriğinde önceleri  sadece gezip görülecek yerler varken sonra restoranlar, oteller, haritalar, tamirci ve lastikçiler, benzin istasyonları yer alıyor. Kırmızı ve yeşil iki farklı versiyonu doğuyor sonra. Kırmızı kapaklı rehberde sadece kalınacak oteller ve yemek yemeye değer lokantalar yer alıyor. 1909 yılında ilk İngilizce versiyonu yayınlanıyor.

Zamanla gelişen rehberin içeriğinde restoranlar kategorilere ayrılıyor, reklam almaya başlıyor ve popülaritesi artıyor. Michelin Kardeşler restoranların artmasıyla beraber bir müfettiş ekibi kuruyorlar ve restoranları mercek altına alıyorlar. Ve nihayet 1926 yılında yıldızlar parıldamaya başlıyor. İlk başta sadece bir Michelin Yıldızı varken, 1931 yılında 2 ve 3 ekleniyor. 1936 yılında da yıldızların anlamları şu şekilde tanımlanıyor:
* Tek Yıldız: Alanında çok iyi bir restoran.

** İki Yıldız: Mükemmel yemek, rotayı değiştirmeye değer.

*** Üç Yıldız: Fevkalade bir mutfak (stil), özel bir yolculuğa değer.

1955 yılından itibaren sadece yıldızlı restoranlar değil “Bib Gourmand” olarak adlandırılan ve yıldız almamasına rağmen iyi yemek yenebilecek restoranları da listeliyorlar. ‘Bib’ de ne, derseniz; meşhur Michelin bebeği Bibendum’dan geliyor. Bibendum da meşhur Romalı Marcus Antınious’a atfedilen “Nune est Bibendum”, yani “Şimdi içmek zamanıdır” sözünden geliyor.

Bir Michelin Yıldızı’nın ömrü sadece 1 yılla sınırlı. Yıldızlar bir kere verilmekle kalmıyor, her sene denetleniyor. Yıldız sayısını artırmak da kaybetmek de olası. Bu arada; Michelin müfettişleri gizlilikle çalışıyorlar ve kendilerini teşhir etmeden yapıyorlar değerlendirmelerini. Bu arada yıldızlanmak sadece restoranlara öze değil. Şefler de Michelin Yıldızı alabiliyorlar.

Yıldızlar beraberinde şan, şöhret, imaj ve servet de sağlıyor. Ancak bu yıldızları kaybetmenin de acısı fena oluyor.  Öyle ki;
Fransız şef Bernard Loiseau, Michelin Yıldınızı’nı kaybettiği için intihar ediyorL

Dünya üzerinde Michelin Yıldızı alan restoranlar arasında 3 yıldızlı olanların sayısı tüm dünyada 100 adet kadar. En çok yıldız ise Japonya’da. Bilginize…