Ünlü Yazarların Şehirlerini Keşfedelim

Okuduğumuz romanların kahramanları ve onların hikâyeleri kadar, yaşadıkları yerler de bizi sarar sarmalar. Bu nedenle romanlarda sadece kahramanların değil şehirlerin de hikâyelerini dinleriz. Şimdi o şehirleri keşfetme zamanı!

Orhan Pamuk keskinliğinde Kars, Dostoyevski’nin zihin açıcı evreninde St. Petersburg, Victor Hugo’nun romantizminde Paris, Kafka’nın gerçekçiliğinde Prag, Woolf’un sihriyle Londra ve Yaşar Kemal’in bozkırında Adana… Roman kahramanlarının izinde kendi hikâyenizi yazma zamanı!

Orhan Pamuk – Kars

Orhan Pamuk en önemli romanlarından biri olan Kar’ı, Kars’ta yazdı. Kar’ı okurken şehrin sokaklarında romanın kahramanıyla birlikte gezinir, soğuğunda üşür, kalesinden etkilenir, atışmalarıyla mest olursunuz. Kars görünenden çok daha fazlasını barındırır içinde. Gezdikçe yeni hayatlar keşfedersiniz. Ani kendi başına koca bir dünya iken, şehirdeki Rus döneminden kalma yapılar zamanda yolculuğa çıkarıyor.

Dostoyevski – St. Petersburg

Kanalları, köprüleri ve heykelleri ile Rusya’nın yaşayan müzesi St. Petersburg, Rus edebiyatının mihenk taşlarından Dostoyevski‘nin de en gözde şehri. Bu güzel şehirde yapılacak çok şey var: Beyaz Geceler kitabında konu edilen Neva Nehri’nde tekne turuna katılabilir, Dostoyevski’nin müzeye çevrilen evini ziyaret edebilir, Budala romanının kahramanı Prens Mışkin’den ilham alınarak dekore edilen Idiot Restaurant’ta yemek yiyebilirsiniz.

Victor Hugo – Paris

Fransız edebiyatının ve romantik akımın en ünlü temsilcilerinden olan Victor Hugo denildiğinde akla mutlaka Paris gelir. Sefiller ve Notre Dame’ın Kamburu’nun yaratıcısı Hugo’nun izinde Paris’i gezmek daha da muhteşem olacak. Paris’in simge yapısı Notre Dame Katedrali, Victor Hugo Müzesi, Sen Nehri, Eyfel Kulesi ve daha nicesi… Paris’te büyülü bir sonbahar sizi karşılayacak.

Franz Kafka ve Prag

Franz Kafka’yı dünya üzerinde bir şehir ile bağdaştıracak olsak, bu şehir tabii ki Prag olur. Her noktasında Kafka’ya dair bir şeyler bulabileceğiniz Prag oldukça görkemli bir şehir. Gotik mimarisi, müzeleri, Kafka Evi, Charles Köprüsü, pastaneleri ile gerçek bir Orta Avrupa kenti. Özellikle kış aylarında karla kaplı haliyle daha da etkileyici…

Gabriel Garcia Marquez ve Aracataca

Kolera Günlerinde Aşk, Kırmızı Pazartesi, Yüzyıllık Yalnızlık gibi kült kitapların yazarı Gabriel Garcia Marquez’in doğum yeri olan Aracataca, Karayip kıyılarına yakın bir kasaba. Aracataca’nın demiryolu istasyonu, hemen yakınından geçen akarsuyu, engin ve üst üste evleri, geniş yapraklı tropikal ağaçları ile Marquez romanlarının sahnesinin altyapısını oluşturduğunu düşünmemek elde değil.

Virginia Woolf – Londra

İngiliz edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Virginia Woolf, ”Londra büyüleyici bir yer. Sanki bir sihrin üzerine ayak basıyorum. Ve güzelliklerin arasına karışıyorum…” derken haksız sayılmazdı. Yemyeşil bir ada ülkesinin güzel şehri Londra parkları, caddeleri ve mimarisi ile büyülü bir dünyanın kapısını aralıyor. Woolf’un kahramanlarının izinde bütün şehri baştan başa gezebilirsiniz.

Yaşar Kemal – Adana

Her Kolombiyalının Gabriel Garcia Marquez’le, her İngiliz’in Shakespeare’le övünmesi gibi her Adanalı da Yaşar Kemal ile övünür. Kemal’in her romanında doğup büyüdüğü toprakların izi vardır. Bu izde neler yok ki… Şehrin içinden geçen Seyhan Nehri, tarihî Taş Köprü, Bakıcılar Çarşısı, bağları, yemekleri, yazlık sinemaları… Adana her haliyle ziyaretçilerini büyülemeye hazır.

*Değerli bilgileri için TatilSepeti’ne teşekkürlerimizle.