Karantina Günlerinde İyi Hissettirecek Filmler

Koronavirüs Günlerinde İyi Hissettirecek Filmler

Koronavirüs pandemisi tüm dünyayı etkisi altında bırakırken cevaplanması gereken soruları da beraberinde getiriyor. Gecesini gündüzüne katarak risk altında çalışan sağlık görevlileri, baskıdan kaçtıkları evlerine geri gönderilen öğrenciler, karantina sürecinde şiddet gören ve ne yapacağını bilemeyen çocuklar ve kadınlar, burun buruna iş yerlerinde ve sokaklarda olan insanlar, işten atılanlar, su ve sabuna ulaşamayan milyonlarca insan, yere çizilmiş dikdörtgenler içinde sosyal mesafeye uygun yatılması istenen evsizler… Öte yandan hava kirliliğinin azalması, hayvanların göllere, kanallara ve ormanlara dönmesi, kanlı bıçaklı ülkelerin birbirlerine yardım paketleri göndermesi, gençlerin yaşlı insanların alışverişlerini üstlenmesi, neşeli balkon buluşmaları… Hepsi oldukça düşündürücü ve değişimin artık kaçınılmaz olduğunun birer göstergesi değil mi?

Değişime ihtiyacımız var. Evde de değişime ihtiyacımız olduğu kesin. Covid-19 tehdidi ile evde geçirdiğimiz günlerin psikolojik olarak çoğumuzu kötü etkilemiş olduğunu söyleyerek yeni bir şey söylemiş olmayacağız elbette. Sürekli sosyal paylaşım ağlarında sayfa yeniliyoruz, yeni bir haber arıyoruz. Kimi ise “kötü haberlerin bağımlısı” haline geliyor. Aileden, sevgiliden, çocuklardan, arkadaşlardan uzakta geçirilmesi gereken bu günler yalnızlığın getirdikleriyle birlikte çekilmez olabiliyor. “Özgür” olunan günler özleniyor; dışarda yapılan en basit aktivite bile çekici hale gelmeye başlıyor. “Hangi günde olduğumuzu takip etmeyi bıraktım…” diyor kimi. Günlük rutinlerden vazgeçilebiliyor. Öte yandan bu günleri “verimli” geçirme yarışları devam ediyor. Diğerlerine göre daha “verimsiz” zaman geçiriyorum korkusu yaşanıyor…

Evde geçirdiğimiz zamanda çoğumuz imkanlar doğrultusunda kitap okuyor, film ve dizilere vakit ayırıyoruz. Sinema, kaçmak ve hayal etmek için uçsuz bucaksız olasılıklar sunuyor bizlere- neden özellikle tercih ettiğimizi anlamak zor olmasa gerek. Öte yandan sinema sanatının (sorumluluğu olmasa da) bizleri uzak diyarlara götürerek umutlarımızı yeşertmek gibi bir gücü var.

İzlediğinizde iyi hissedeceğiniz ve zorlu yolların sonunda da iyi bir şeylere ulaşabileceğinizi hissettirecek bir film listesi hazırladık. 2’şer saatlik umut dolu kaçışlar için bu listedeki filmlere bir şans vermeye ne dersiniz?

Tüm kötülüklere ve üzücü olaylara rağmen hayatta iyi insanların, naif ve güzel şeylerin de olduğunu hatırlatacak hikayelerle sizleri baş başa bırakıyoruz.

Keyifli seyirler!

Intouchables

Intouchables (2011)

Yamaç paraşütü esnasında geçirdiği bir kaza sonrası boynundan aşağısı felç olan zengin bir adam ile kendisine yardımcı olması adına işe aldığı yardımcısının hikâyesi. Gerçek bir olaya dayanan filmde yardımcı olarak göreve başlayan Abdel’in hayata ve kurallara karşı umursamazlığı ve samimiyeti, fiziksel engeli nedeniyle depresif ruh haline hapsolmuş Philippe için adeta döngüden çıkış bileti olur. Ludovico Einaudi’nin besteleriyle etkisini daha da artıran film her sıkkın anımızda sarılabileceğimiz bir can simidi gibi.
The Intern

The Intern (2015) 

Robert De Niro ve Anne Hathaway’in baş rollerinde olduğu film, uzun yıllar beraber yaşadığı hayat arkadaşını kaybettikten sonra büyük bir yalnızlığa sürüklenen 70 yaşındaki Ben Whittaker’in emeklilikten bunalması sonucu bir online kıyafet alışveriş şirketine staj başvurusu yapması sonrası başına gelenleri anlatıyor. Öğrenmenin, dünyaya açık olmanın her yaşta mümkün olduğuna dair umutları yeşerten film, kariyer kaygısı çeken arkadaşlar için de aranan kan 🙂

About Time

About Time (2013)

Zamanda yolculuk yapabildiğini öğrenen Tim, 21 yaşına kadar yaptığı tüm büyük yanlışları bu yöntemle değiştirmeye çalışır. Başlarda her şey istediği gibi gitse de bu yöntemi ikili ilişkilerinde de kullanmak istemesi düşündüğü etkiyi yaratmayacaktır. Tanıştığı Mary ismindeki kadın tüm sistemi çökertecektir. Aşk ve umut etmek üzerine bir film izlemek istiyorsanız, bu film tam size göre.

Eddie The Eagle

Eddie The Eagle (2015)

Bir başka gerçek öyküden uyarlanan film. Küçüklüğünden beri rüyası olimpiyatlarda yarışmak olan bir kayakla atlayıcı, Michael Edwards. Ülkesinde bu branşa ait bir takım olmadığı için rüyasını gerçekleştirmesi pek mümkün gözükmeyen Michael, imkansızın peşinden koşar. “Hayalinin peşinden koş” mottosunun başarılı örneklerinden olan Eddie The Eagle, umutları yeşerten bir spor filmi.

Hidden Figures

Hidden Figures (2017)

Yaşanılanlardan esinlenerek senaryolaştıran filmde geçen üç ismin adını anmadan olmaz: Katherine Johnson, Dorothy Vaughan ve Mary Jackson, yaklaşık altmış yıl önce yalnızca bilim için değil tüm kadınlar için de büyük işler başardılar. 60’lı yıllarda NASA’da görev alan üç siyahi kadının yaşadığı zorlukları ve bu zorluklara karşı gösterdikleri direnci anlatan 2017 yılı Oscar adaylarından Hidden Figures, ırkçılık ve mizojini üzerine önemli mesajlar içeriyor. Irk ve cinsiyet fark etmeksizin başaracağımıza dair umutlarımız için..

Coco

Coco (2017)

12 yaşındaki Miguel’in hayali gitarıyla müzik yapmaktır. Ancak birbirine sıkı sıkıya bağlı bir ailenin ferdi olan Miguel’in bu hayal önündeki en büyük engel de ailesi olacaktır çünkü büyük dedesinin müzik kariyeri için evini terk etmesi tüm ailede müziğe karşı bir düşmanlık oluşturmuştur. Miguel bu zinciri kıracaktır. Animasyon türünün zirvesi Pixar’ın Coco’su, bizi başka bir evrene davet edip içimizi umutla dolduruyor.

Chef

Chef (2014)

Ünlü bir restoranda şef aşçı olan Carl’ın, bir akşam restorana gelen ünlü gurme Ramsey’in yazdığı bir eleştiri yazısıyla hayatı değişir. Sosyal medyada dalga konusu olan ve lince uğrayan Carl işinden istifa eder ve yıllardır istediği şeyin peşine düşer: yemek karavanıyla yolculuk ederek sokak yiyecekleri satmak. Gastronomi meraklıları için oldukça iştah açıcı sahneler barındıran Chef, baba – oğul ilişkisine dair de güzel mesajlar içeriyor.

The Bucket List

The Bucket List (2007)

Bambaşka hayatlar yaşamış ancak günün sonunda aynı hastane odasında ölümü bekleyen iki kanser hastası, Edward ve Carter. Küçücük, kasvet dolu odada kurdukları dostluk neticesinde oturup karamsar şekilde ölümü beklemek yerine hayatları boyunca yapmak isteyip erteledikleri şeylerin listesini çıkarmaya ve bunları gerçekleştirmeye başlarlar. Amaçları ölmeden önce yapılacaklar listesini bitirmektir. Morgan Freeman ve Jack Nicholson gibi iki usta aktörün oyunculukları, karakterlerle empati kurmanızı kolaylaştırıyor.

Sing Street

Sing Street (2016)

Öncesinde Once ve Begin Again gibi iki değerli müzik filmi de çeken yönetmen John Carney’in son filmi Sing Street, Dublin’deki 15 yaşındaki Conor’ın müziğe olan aşkını merkezine alıyor. Henüz liseye yeni girmişken bir müzik grubu kurup hoşlandığı kızı etkilemeye çalışan Conor’ın bu süreçteki en büyük destekçisi ona müzik kültürünü küçük yaşlarından itibaren aşılayan abisidir. 80’lerin ve 90’ların imza müzik gruplarına saygı duruşunda bulunan Sing Street, müzikle birlikte umut etmeye hazır olanlar için ideal seçim.

Soul Surfer

Soul Surfer (2011)

Genç bir sörf şampiyonu olan Bethany, denizde sörf yaparken köpekbalığı tarafından saldırıya uğradıktan sonra kolunu kaybediyor. Çoğumuz bu noktada havlu atardık belki de ama Bethany aile ve arkadaşlarının desteği ile sörften vazgeçmiyor. Bu filmin mutluluk ve umutla doldurmayacağı bir kalp yoktur sanıyoruz ki.

Interstellar

Interstellar (2014)

Listenin kapanışını Interstellar ile yapıyoruz. Çoğumuz izlemiş olsak da filmin bu günlerde özel bir anlamı olduğunu düşünüyoruz. Biraz egoist biraz da altruist olan “insanlığı kurtarma” senaryosunu Nolan’ın muhteşem yönetmenliği ile izliyoruz. Sınırları zorlayan hikayesi, insanlık olarak yaşama tutunma ve insanlığı korumaya yönelik sergileyebileceğimiz çabalarımıza dair umutları yeşertiyor.

Bonus Öneriler: Sevdiğimiz Popüler Klasikler

Harry Potter serisi, Finding Nemo (çocukluk favorimiz!), The Shawshank Redemption, Forrest Gump, Up, The Truman Show, Amelie, Ratatouille gibi filmleri bu dönemde izlemek emin olun size iyi gelecek!