Aylin Tülay Özden: ”Kadından Her Şey Olduğu Gibi Mühendis De Oluyor”

Aylin Tülay Özden
Aylin Tülay Özden

Türkiye’nin sanayide dijitalleşme alanındaki ilk Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirmiş teknoloji şirketi Doruk’un kurucusu ve yönetim kurulu üyesi Aylin Tülay Özden ile şirketin çalışmaları, üretim yönetiminde dijitalleşme gibi çeşitli konu başlıklarının yanında 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü sebebiyle sektördeki kadın mühendisler hakkında konuştuk.

– Aylin Hanım öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde lisans programımı tamamladım. Çalışma hayatıma ilk olarak 1988 yılında İTÜ’de araştırma görevlisi olarak başladım. Özel sektördeki ilk deneyimim ise Siemens firmasında AR-GE mühendisliği görevim oldu. Ardından, eşimin de hissedarı olduğu tekstil boya makinaları üreten İnterservis firmasında sanayi ve üretimin dinamikleriyle tanıştım. Firma, üretim odaklı olduğu için üretimin doğru planlanması, terminlerin zamanında yakalanması, performansların ölçülmesi ve tüm bunların raporlanması konulu sistemlere ihtiyaç duyulduğunu fark ettik.

Sanayideki üretim yapan fabrikalara üretimden sevkiyata kadar olan bütün süreci otomatik olarak organize edecek üretim yönetimi sisteminin gerekliliğine karar verdik ve 1998 yılında Doruk’u kurduk. Bir fabrikanın aldığı siparişten sevkiyata kadar olan bütün üretim süreci, iş emirlerinin üretilmesi, üretim makinalarının planlanması, üretim akışının izlenmesi, stok operasyonları, kalite konusunda operatörlere bildirim yapılması gibi bütün konuları planladık. 1998 yılından 2017 yılının başına dek şirketimizde genel müdürlük görevini üstlendim. Şu anda ise Doruk Uluslararası Genişlemeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyorum.

”Eşit eğitim ve iş fırsatıyla kadınların yapamayacağı hiçbir iş dalı yok”

– Bazılarının ”Kadın işi” olarak görmediği bir sektörde şirket kurmuş ve çok başarılı işlere imza atmışsınız. Bize şirketinizden ve çalışmalarınızdan kısaca bahsedebilir misiniz?

Doruk olarak, üretim yapan sanayi kuruluşlarında üretim operasyonlarının dijital araçlarla yönetilmesi konusunda yazılım ve donanım çözümleri üreten, sanayicilerin dijital dönüşüm yolculuklarında eğitim ve danışmanlık hizmetleri sağlayan 22 yıllık bir teknoloji firmasıyız. 1998 yılında sanayicilerin üretimlerini daha hızlı, çevik, kaliteli ve verimli yönetmeleri için yazılım ve donanım araçları geliştirmek yani sanayiyi dijitalleştirmek hedefiyle kurulduk ve o günden bugüne kadar dünya genelinde 300’den fazla fabrikanın dijital dönüşümünü gerçekleştirdik.

Kuruluş hedefimiz bir bakıma markamızın kuruluşundan 15 yıl sonra 2013 yılında dünyanın gündemine oturan Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm konularının ilk ayak sesleriydi diyebiliriz. Bu noktada, Türkiye’nin sanayide dijitalleşme alanındaki ilk Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirmiş teknoloji şirketiyiz. Endüstriyel işletmelerin üretim operasyonlarının dijital olarak yönetilmesi için akıllı ve dijital üretim yönetimi sistemleri geliştirip kuruyoruz. Fabrikaların gerçek durumundan otomatik geri bildirimler alarak yeni kararlar verebilen akıllı üretim yönetimi sistemimiz ProManage ile işletmeleri akıllı fabrika ve dijital fabrika olarak da adlandırılan yapıya dönüştürüyoruz.

IIoT, artırılmış gerçeklik, yapay zekâ ve makine öğrenmesi teknolojileri ile tamamen entegre olan dünyadaki tek üretim yönetimi sistemi ProManage, Production ve Management kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Sanayicilerin kendilerini sürekli ve otomatik olarak geliştirebilmesini sağlayan ProManage, bu doğrultuda işletmelerin dar boğazlarını, zayıf yönlerini, gelişime açık noktalarını sürekli olarak gösteren ve bu açıkların iyileştirilmesi için işletmeyi uyarı mesajları ve farklı yollarla bilgilendiren bir sistem. Bu sistemle dünya genelinde binlerce üretim yöneticisinin know-how ve taleplerini karşılıyoruz.

Uluslararası standartlara uygun işlev ve kaliteye sahip ProManage sistemimiz, 22 yıldan bu yana sürekli geliştirilerek kullanılıyor. Üretim yönetimi sistemi ProManage ürünümüzü kullanan firmalar, üretimlerini daha verimli ve çevik hale getiriyor, kayıplarını tespit edip azaltarak maliyetlerini ve rekabetçiliklerini yönetebiliyor. ProManage ile Türk sanayiciler dünya firmaları ile rahatlıkla rekabet edebiliyor ve kendi sektörlerine yön vererek liderlik yapabiliyor.

Doruk olarak “Türkiye’de üretim yönetiminde dijitalleşme” pazarını inşa eden firma konumundayız. Uluslararası pazarlara ilk adımımızı ise 2006 yılında Romanya Arctic fabrikasına ilk ihracatımızı gerçekleştirerek attık. Bugünse Türkiye’de Teknopark İstanbul’da yer alan merkez ofisimiz, Antalya Teknokent ofisimiz ve İzmir Depark Teknokent ofisimizin yanı sıra Amerika’nın Chicago kentinde ProManage Smart Manufacturing Solutions Corp. isimli şirketimiz bulunuyor.

Ayrıca Amerika’da üretim endüstrisini kuvvetlendirmek için kurulan MxD’nin Ar-Ge partneriyiz. Amerika’daki şirketimizde Japonya merkezli ITO Corporation ile partnerlik anlaşması imzalayarak Asya Pasifik pazarına giriş yaptık. ABD, Rusya, Belçika, Romanya, Bulgaristan, Cezayir, Sırbistan ve Tataristan’a ihracat gerçekleştiriyoruz ve gelecek hedefimiz ise akıllı üretim yönetim sistemleri alanında “dünya markası olmak”.

Bu sektörde 30 yılı aşkın süredir aktif olarak faaliyet gösteriyorum ve bu süre zarfında cinsiyetçiliğe dayanan herhangi bir ayrımcılık yapıldığına rastlamadım. Belki ben çok şanslıydım ama bu alanda önemli olanın bilgi, beceri ve sonuç üretme başarısı olduğunu düşünüyorum. Teknoloji sektöründeki işler çoğunlukla beyin gücüne dayalı olduğu için kadınlara çok ideal bir alan sunuyor. Şunu da eklemek isterim ki sadece teknoloji sektörü değil eşit eğitim ve iş fırsatıyla kadınların yapamayacağı hiçbir iş dalı yok.

”Üretim sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğunun hızlanması gerekiyor”

– Artırılmış gerçeklik ve yapay zekâ günümüzün en önemli konularından biri haline geldi. Bu alanlarda üretim yapılmasının Türkiye açısından önemi nedir?

Dünya ekonomisi dijitalleşme temelinde yeniden kurgulanırken Türkiye’nin bu yapılanmada avantajlı konuma geçebilmesi için üretim sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğunun acilen hızlanması gerekiyor. Gerek büyük çaplı sanayicilerin gerekse Türkiye’deki toplam girişimlerin yaklaşık yüzde 99’unu oluşturan KOBİ’lerin çağ atlamaları, küresel pazarlarda daha rekabetçi olabilmeleri ve sürdürülebilir büyüyebilmeleri için tek yolun üretim ve yönetim sistemlerini dijitalleştirmekten geçtiğine inanıyoruz.

Üreticilerin ayakta kalabilmelerinin ve istihdama devam edebilmelerinin ne kadar önemli olduğunu pandemi döneminde bir kez daha gördük. Biz de Doruk olarak akıllı üretim yönetim sistemi ProManage ile sanayicilere çağı yakalamanın ötesinde çağ atlamaları için destek oluyoruz. Yapay zekâ, artırılmış gerçeklik, IIoT, makine öğrenmesi ve görüntü işleme teknolojileriyle tam entegre olan dünyadaki tek akıllı üretim yönetim sistemi ProManage ile şirketlere maksimum verimlilik sağlıyoruz.

Akıllı üretim yönetim sistemi ProManage’ın artırılmış gerçeklik (AR) ve yapay zekâ (AI) çözümleriyle işletmelerin teknoloji gelişimine destek oluyoruz. İşletmede daha önce izlenilen yolların ve bilgilerin kendi içlerindeki ilişkilerini anlamlandıran ProManage yapay zekâ uygulamamız sayesinde fabrikalar, gelecekte neler olabileceğini kestiren, yani kestirimci algoritmaların temelini oluşturan altyapıya geçiş sağlıyor. ProManage kullanıcısı pek çok işletme, 2019 yılının ilk aylarından itibaren üretim operasyonları yönetiminde makine öğrenmesi ve yapay zekâ konulu yatırımlarını hayata geçirdi ve 2020 yılı itibariyle bu yatırımlarının sonuçlarını almaya başladı.

ProManage, anlık üretim organizasyonlarının yapılmasına ek olarak işletmede normalde fark edilmeyen hız düşümü, duruş, arıza, bekleme ve kalite kayıplarının nedenleriyle birlikte görünür olmasını ve analizler yapılarak kök nedenlerinin tespit edilmesi yoluyla bu sorunların giderilmesini sağlıyor. Bu sayede işletmelerde üretim hızlanıyor, üretim miktarı artıyor, kayıplar azalıyor ve maliyet ciddi oranda düşüyor.

İşletmelerin dijital dönüşüme geçirilmesinin yalnızca 4 ila 8 hafta sürdüğü bu sistemimizle sanayiciler yaklaşık 2 ay sonunda yüzde 20’ye varan oranda verimlilik artışına tanık olmaya başlıyor. Yıl olarak düşünüldüğünde ise örneğin ayda 1 milyon Euro’luk girdi maliyeti olan bir işletme için 10 ayda yapılan 10 milyon Euro’luk masraf 8 milyon Euro’ya düşüyor ve işletme yılda 2 milyon Euro tasarruf edebiliyor.

Fabrikaların dijital dönüşmesi sadece üretim bandında avantaj sağlamak anlamına gelmiyor. Şu an içinde bulunduğumuz pandemi dönemi gibi öngörülemez risk ve tehditler için de dijital dönüşüm adeta bir koruyucu kalkan haline geliyor. Örneğin üretimde tam kontrol sağlayan Artırılmış Gerçeklik teknolojisinin kullanıldığı ProManage AR uygulamamız sayesinde fabrikada değilken bile oradaymış gibi çalışmak ve üretimi takip etmek mümkün. Online makine izleme imkânı sunan bu uygulama, işletmedeki bilgiye hızlıca ulaşılmasına ve proaktif davranılarak önlem alınmasına katkıda bulunuyor.

Ek olarak işletmelerdeki üretim şefleri, operatörler ve teknisyenler üretim alanı içinde dolaşırken akıllı telefon, tablet ya da AR gözlüklerindeki kameraya makine üzerindeki AR etiketini göstererek, o makinenin üretim performansına ve görüntülenmesini istediği tüm verilere gerçek zamanlı olarak ulaşabiliyorlar. Uygulama sayesinde operasyonel işlemlerde görev alan çalışanlar bilgiye anında erişim sağlayabiliyor.

– Bu alanlarda çalışmak isteyen gençlere ve girişimcilere ne yapmalarını önerirsiniz?

Öncelikle kesinlikle teknolojinin ilgi alanları olması gerekiyor. Baş döndürücü bir hızla değişen trendleri takip edebilmeye hevesli ve daima öğrenmeye açık olmak da olmazsa olmazlardan. Öğrencilere farklı sektörlerde ve şirketlerde staj yapmalarını ve kurumsal hayatta bir süre çalışmayı öneriyorum.

Pek çok başarılı girişimcilik ekosistemi ve artık cebimizden ulaşacağımız online etkinlikler mevcut; bu platformlarda yer alıp diğer girişimcilerle tanışmak ve onların deneyimlerden faydalanmak da çok kıymetli oluyor. Çok okumak, çalışacağınız ülkenin dinamiklerine hâkim olmak ve aynı zamanda dünyanın artık cebimize sığacak kadar küçük olduğunu, her şeyin ve herkesin etkileşim içinde olduğunu da bilmek gerekiyor.

– Şirketinizde kadın yönetici ve çalışan sayısını erkeklere karşı dengede tutmayı gözeten bir kurum politikanız var mı?

Şirketimizde şu anda çalışanların hemen hemen yarısı kadın ve bu sayıyı artırmak üzere çalışıyoruz. Uluslararası operasyonlarda da üst düzey kadın çalışanlarımız bulunuyor. Aslında cinsiyetten bağımsız gelişmeye açık, üreten, teknoloji tutkunu herkese eşit işe giriş ve çalışma fırsatı sunuyoruz.

– Kadın olmanızdan dolayı çalıştığınız sektörde birtakım zorluklar yaşadınız mı? Yaşadıysanız bize kısaca bahsedebilir misiniz?

Teknoloji sektörünün diğer pek çok sektörden farklı olarak özellikle akıl, mantık ve matematiksel yaklaşıma itibar eden, var olduğu çağın ilerisindeki dönemleri de hesaba katan kişilerden oluşan bir sektör olduğunu söyleyebilirim. Dolayısıyla sektörümüz, bu özelliklere sahip herkesi kapsıyor. Güçlü bir altyapıya sahip olmanın yeterli olduğunu düşündüğüm teknoloji sektöründe cinsiyetin bir önemi olmadığını söyleyebilirim.

”Kadın mühendis sayısı 200 binin üzerinde”

– ”Kadından mühendis mi olur!” diyenlere ne demek istersiniz?

Bu tarz yaklaşım ve söylemlerin artık çok geride kaldığına inanıyorum. Türkiye, çok iyi mühendislik fakültelerinin olduğu bir ülke… Son yıllarda kadın mühendis sayısında gözle görülür bir artış oldu. Geçen sene TMMOB tarafından kadın mühendis sayısı 200 binin üzerinde olarak açıklandı. Kadın mühendislerimiz birçok önemli projede yer alıyor, öncü şirketlerin dümeninde sektöre öncülük ediyor. Özetle, kadından her şey olduğu gibi mühendis de oluyor.

– 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler günü vesilesiyle kariyerinin başındaki genç kadın mühendislere neler söylemek istersiniz?

Genç arkadaşların mühendisliği isteyerek seçerlerse çok sevecekleri bir işe sahip olacaklarını düşünüyorum. Bu aslında her türlü meslek seçimi için geçerli, çünkü insan severek yapacağı bir işe sahip olduğunda başarı da kendiliğinden geliyor. Kendini geliştiren, meraklı, öğrenmeye açık, yönetim yeteneğine sahip ve analitik zekâ düzeyi yüksek kadınlara her sektörün ihtiyacı var. Sadece istedikleri her alanda başarılı olacaklarını inanmaları yeterli…

Son olarak değerli platformunuz aracılığıyla tüm kadın meslektaşlarımın gününü kutlarım.

 


 

Türkiye’nin Mühendis Kızları: Mühendislikte Cam Tavanları Yıkan Kadınlar 5. Yılında