Dinçer Güner: ”Astroloji, Yüzleşme ve Keşfetme Konusunda Bir Anahtar!”

Astrolog Dinçer Güner ile astroloji yolculuğu, ay düğümleri, ilişki haritası (sinastri) ve 2020 yılında Türkiye’de ve dünyada yaşanılacaklar gibi birçok konu başlığının yer aldığı keyifli bir sohbet ettik. Okurken hem astroloji hakkında detaylı bilgilere sahip olacak, hem de yılın geri kalanını planlamak adına değerli ipuçları yakalayacaksınız.

– Dinçer Bey öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Astrolojiyle yollarınız nasıl kesişti?

Dinçer Güner: 36 yaşındayım ve profesyonel olarak 10 yıldır astroloji mesleğini yapıyorum diyebilirim. Ama astroloji ile yollarımın kesişmesi aslında çocukluk zamanıma uzanmakta. İlkokulda bile gökyüzünde Ay’ı incelemeyi, gözlemlemeyi severdim. Gökyüzüne aşık bir çocuktum. Üniversite ile beraber gökyüzünün astronomik olarak değil de daha çok insan yaşamına dokunan tarafını keşfetmeye başladım ve o dönem Türkiye’de Oğuzhan Ceyhan gibi önde gelen isimlerin yazılarını takip ederdim. Seminerleri takip eder, kitaplar alır okur, elle kendi başıma haritalar çıkarmaya ve anlamlandırmaya çalışırdım. Üniversiteden sonra profesyonel iş yaşamı ve para kazanmaya başladıktan sonra da farklı disiplinlerden astroloji eğitimleri almaya başladım. Sonra yoluma devam ettim.

– Bir insanın astrolog olup olamayacağı önceden belli olabilen bir şey mi? Doğuştan geliyor diyebilir miyiz?

Hem evet hem hayır. Astroloji haritalarımızda mesleki göstergeler var, kişinin potansiyel olarak hangi meslekleri yapabileceğini görebiliyoruz. Buna astroloji de dahil. Ama herkes astroloji öğrenebilir ve kendince, kendine ait yetenekleri kendine has bir şekilde kullanabilir.

– Astroloji bilmek ya da takip etmek bir insanın hayatında neden önemlidir?

Hava durumunu takip etmekten bir farkı yok aslında. Havanın nasıl olacağını bilerek evden nasıl çıkacağınıza karar veriyorsunuz. Astroloji de bunun gibi yaklaşan göksel etkilerden bahsediyor aslında. Bunun yanı sıra kişinin kendini en dip noktasına kadar tanıma, kendiyle yüzleşme ve keşfetme konusunda büyük bir anahtar.

”Kul plan yapar, Allah onları bozarmış”

– Günlük hayatta birtakım kararlar verirken astrolojiye ne derece başvuruyorsunuz? Kendi geleceğinize bakıyor musunuz ve olumsuz bir şey gördüğünüz zaman bu sizi nasıl etkiliyor?

Obsesif bir şekilde hayatta her adımımı astroloji ile atmıyorum. Yaşamın, hayatın, doğanın kendine ait bir ritmi var. Bu ritmi seviyorum, sürprizleri de seviyorum. Ama tabii hayatımın önemli kararlarında, bir işe başlayacaksam, imza atacaksam vb. elbette yararlanıyorum. Ama unutmamak gerekir ki, kul plan yapar Allah onları bozarmış. Öyle her şeyi bilmiyoruz aslında.

– Bir insanla tanıştınız ve beğendiniz ama haritasına baktığınızda tamamen olumsuz bir tablo ile karşılaştınız. Bu durum hislerinizde bir değişiklik yaratır mı? Astrolojiye göre karar verir misiniz?

Evet kesinlikle yargılarımı etkiler bu durum. Daha bilinçli yaklaşırım.

– Bazı astrologlar, astrolojinin sadece aşk, para ve fal gibi konularla ele alınmasından aşırı derecede rahatsız oluyorlar. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Astroloji ve falı zaten aynı kefede değerlendiremeyiz. İkisi farklı disiplinlinler. Astrolojik veri elde etmek için somut (gökyüzündeki göksel elemanlar) verileri inceleyerek bir analiz ortaya koyarız.

– Bir insanın hayatta neleri daha kolay yapabileceği ya da yapamayacağı haritasından belli olur mu?

Evet, doğum haritası doğumdan ölüme kadarki yolculuğu gösteren bir yol haritası. Bu yoldaki dönemeçler, mutluluklar, üzüntüler, hastalıklar vb. daha birçok tema haritamızın içinde sembolik bir dille yer almakta.

– Ay Düğümleri, astrolojide özellikle merak edilen ve görece daha az bilinen bir konu. Bize bu konu hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Ay Düğümlerini biliyor olmak neden önemlidir ve kişileri nasıl etkiler?

Ay düğümleri aslında göksel bir cisim değil. Güneş ve ayın eklipte izlediği yolun bir güney tarafında bir de kuzey tarafında kesişme yerleri vardır. Bu ay düğümlerinde, Güney Ay Düğümü tarafı konforumuz, rahatlıkla yapabildiğimiz, çok fazla emek sarf etmemize gerek kalmayan temalara işaret eder. Kuzey Ay Düğümü ise gelişmek, büyümek, mutlu olmak, ruhsal anlamda gelişmek, tekamüle ulaşmak için nasıl bir yol izlememiz gerektiğine işaret eder. Güney Ay Düğümü’nden öğrendiğimiz bilgilerle Kuzey Ay Düğümü’ne doğru bir yolculuktur bu. Hayata geliş amacımızı, hayattaki sınavlarımızı ve nasıl büyüyeceğimizi anlatırlar.

– İki kişinin uyumunu anlamak için ay burçlarına bakmak yeterlidir ya da değildir gibi iki karşı görüş var. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Konu ”aşk” olunca astrolojide tam olarak nelere bakmak gerekir?

Bu başlı başına bir ders konusu. Ama madem sordunuz anlatayım; İlk etapta elementler dikkatlice incelenmelidir. Uyumlu veya uzun süreli birlikteliklerde birbirlerinin eksik elementlerini tamamlayan çiftleri çok defa görmüşümdür. Hatta 2 haritanın ayrı ayrı gölge ve sentezleri incelenir. Özellikle gölge burçların semboliği her iki taraf içinde çalışıyor ise şahane bir göstergedir. Sonraki adımda Ay ve Güneş incelenir. Karşılıklı olarak Ay ve Güneşin birbirleri ile nasıl bir görünüm yapıp yapmadığı, hatta Ay ve Güneş orta noktalarının birbirlerinin haritaları üzerinde nerelere düştüğüne bakmak gerekir.

Heteroseksüel ilişkilerde erkek haritalarında hoşlanacağı kadın için Ay ve Venüs, kadın haritasında ise Güneş ve Mars’tır. Eğer ki elinizde heteroseksüel bir çifte ait harita var ise bu ikili grupların birbirlerinin haritalarında nerelere düştüğü ve hangi açıları yaptığına bakarsınız. Eşcinsel bir ilişkiyi ele alıyor iseniz, kadın–kadın ise karşılıklı Ay-Venüs, erkek-erkek ise karşılıklı Mars-Güneş etkileşimlerine dikkat etmekte fayda var.

Bunun yanı sıra her türlü sinastri de ASC-MC- Ay- Güneş-Venüs-Mars – Merkür’ler karşılıklı haritalarda nerelere düşüyor, hangi evlere düşüyor, hangi açıları yapıyor incelemek gerek.

Uzun süreli ilişkilerde özellikle Satürn’ün önemli rol oynadığına da çokça şahit olmuşumdur. Satürn’ün iyi evlerde ve diğer kişinin kişisel gezegenleri ile kurduğu olumlu kontaklar ilişkiyi sağlamlaştıran bir etki yaratmaktadır.

Elbette bir ilişkiyi ele aldığımız için, ASC ve DSC hattı çok önem kazanmaktadır. 2 kişinin karşılılıklı ASC’leri haritaların hangi evlerine düşüyor, ASC dispozitörleri birbirlerinin haritalarında hangi alanlara düşüp hangi açıları yaptıkları ilişki kalitesi hakkında önemli bilgiler vermektedir. Örneğin birinin ASC yöneticisi ile diğerinin DSC yöneticisi arasındaki kontak bile bir sinastri yani ilişki göstergesidir.

Sinastri haritalarında klasik astrolojinin temel açıları olan 60-90-120-180 derecelik açılar ve kavuşum standart olarak kullandığımız açılardır. Ama sinastride özellikle benim dikkat ettiğim 150 derecelik açı da önem kazanmaktadır. Tarafların birbirini anlamayacağı, birbirini göremeyeceği, belki de farkında olmayacağı ya da ortak paydada buluşamayacakları temalara işaret etmektedir.

Sinastri incelemesinde karşılıklı olarak hangi açıların daha güçlü olduğu sayı olarak bize bir fikir verir. 120likler mi yoksa 180likler mi? Hangi açı çok ise, ilişkide daha çok açının temsil ettiği enerji ortaya çıkacak demektir.

Ve elbette Ay düğümleri sinastrinin vazgeçilmez parçalarıdır. Karşılıklı haritalarda gezegenler ay düğümünün hangi ucunu tetikliyor incelemek gerekir. Güney tarafı tetikleniyor ise ilk etapta tanıdık, konforlu güzel gelen temalar zamanla gücünü kaybeder ve zarar verici çalışmaya başlayabilir. Keza kuzey tarafına denk geliyor ise bu sefer kişiyi ruhsal-psikolojik büyüten ama zorlayarak –mücadeleye çağırarak büyüten bir etki yaratır.

Birlikte yaşamak gibi bir kararda AY’ların birbirleri ile ilişkileri çok önemlidir. Kişinin kendi geçmişlerinden öğrendikleri temaları ne kadar iyi harmanlayıp-harmanlayamayacağı hakkında bilgi verir. İletişim kalitesi için Merkür’lerin birbiri ile yaptıkları kontakları incelemek gerekir. Sevgi, estetik, romantizm, sosyal ilişkiler açısından Venüs’ün birbirleri ile yaptıkları kontakları incelemek gerek. Harekete geçme, motive edici, güç kullanma, rekabet gibi konular için ise Mars’ı karşılaştırmak gereklidir. Yardımseverlik, etik ve ahlaki değerler için genel olarak Jüpiterleri karşılaştırmak gereklidir. Sorumluluk alma kapasitesi, ciddiyet, sabır ve iş birliği gibi konular için ise Satürn’leri karşılaştırmak gereklidir.

Erkek ve Kadının ayrı ayrı evlilik noktaları hesaplanarak haritalara eklenmelidir.

Erkek Evlilik Noktası: ASC + Venüs – Satürn

Kadın Evlilik Noktası: ASC + Satürn- Venüs

Noktalar birbirlerinin haritalarında nereye düşüyor ve hangi gezegenlerle irtibat içinde incelenmelidir. Aynı şekilde aşk noktası da kullanılabilir. Juno astreoidi incelenebilir ama unutmamak gerekir ki, Juno’da aslında tecavüze uğrayan bir HERA’nın şeytani aklı ile Zeus’u evlenmeye zorlaması vardır. Bu yüzden Juno’lar göründüğü veya zannedildiği kadar masum bir etki yaratmayabilir. Aksine, ilişkideki bazı mecburiyetleri ve vicdan azabı ile yapılan, mecbur bırakılan eylemleri de ifade edebilir.

Cinsel çekim Venüs ve Mars’ın işidir. Hem birbirleri ile kurduğu kontak hem de karşılıklı haritalarda kişisel gezegenlerle kurduğu kontak cinsel heyecan, tutku gibi temaların nasıl çalıştığı hakkında bilgi verirler.

– Ülkelerin de burçları olduğu her zaman söylenir. Türkiye’nin burcu nedir? Önümüzdeki günlerde bizi neler bekliyor?

Türkiye, Akrep burcu bir ülke. Her şekilde, krizlerle büyümeyi ve baş etmeyi biliyoruz. Bu sene Türkiye ve dünyayı neler bekliyor diye baktığımızda ise;

Jüpiter Oğlak burcunda seyahat ederken Pluton ile bir araya gelerek yeni bir 13 senelik döngü başlayacak. 30 Haziran ve 13 Kasım 2020 Jüpiter Plüto Kavuşumunun olduğu zamanlar. Bu tarihler ekonomik olarak dikkat edilmesi gereken zamanlar. Yine bu tarihlerde geçmişe ait medeniyet kalıntıları bulunabilir, petrol ve su krizleri patlak verebilir. Bu tarihlerde ülkeler arası intikam oyunları, değişen yasalar, büyüyen kriz gibi düşünebiliriz.

2020 senesinin Mart ile Temmuz ayında ise Satürn bir süreliğine, ki bunu fragman gibi düşünebilirsiniz, Kova burcunda seyahat edecek. Temmuzda yeniden şu anda olduğu gibi Oğlak burcuna geçiş yapacak ve Aralık ayına kadar Oğlak’ta seyahat edecek. Satürn Kova süreci, Mars-Temmuz arası çok önemli. Zira Aralıktan sonra 2,5 sene hangi tema ve konulardan yana sınavlar vereceğimize işaret etmekte. Bunun en başında özgürlük ve insan hakları gelmekte. Dünya üzerinde baskıcı rejimlere karşı isyan hareketleri başlayabilir, bu hareketleri sıra dışı fikirleri ve yaşamları olan insanlar başlatabilir. Fikir ve düşünce özgürlüğünün önemli olduğu bir sürece giriş yapmış olacağız. Özgürlüklerin kısıtlandığı, herkesten farklı düşünenlerin baskı gördüğü örnekler çoğalabilir. Otoriteye karşı isyanlar başlayabilir. Büyük teknolojik kazalar, büyük uçak kazaları, hava yolu şirketleri ile ilgili büyük problemler gündeme gelebilir. Grevlerin ve isyanların dünyada yankı uyandıracağı bir zaman dilimi olabilir Mart ile Temmuz arası.

5 Mayısta ise kaderi sembolize eden Ay düğümleri burç değiştirecek ve tutulmaların gerçekleşeceği burçlar İkizler ve Yay burçlarına geçiş yapacak. Bu geçişle beraber bilgi, iletişim, yayıncılık, öğrenme, sınavlar, eğitim, sosyal medya, dijital platformlar ve uluslararası ticaret, akademik konular ön planda olmaya başlayacak. Yanlış ve hatalı bilgilerin hızla yayılabileceği, bilginin tahrip edilebileceği, iletişim-sınav-eğitim skandallarının ortaya çıkabileceği, dijital platformlara dair yaptırımların artabileceğine işaret etmekte.

Tutulmalara göz attığımızda ise sırayla Güneş ve Ay tutulma zamanları şu şekilde;

10 Ocak’ta 20 derece Yengeç burcunda Ay Tutulması

5 Haziran 15 Derece Yay burcunda Ay Tutulması

21 Haziran’da 0 derece Yengeç burcunda güneş Tutulması

5 Temmuz 13 Derece Oğlak burcunda Ay Tutulması

30 Kasımda 8 derece İkizler burcunda Ay Tutulması

14 Aralık’ta 23 Derece Yay burcunda Güneş Tutulması

Tutulmaların genel olarak etki süreleri, meydana geldiği gün itibari ile ortalama +/- 1 aydır. Bu zaman biraz uzayabilir ve kısalabilir. Yengeç ve Oğlak burcundaki tutulmalar dünya üzerinde; inşaat-güvenlik, emlak, iş dünyası, para piyasası, borsa, askeri konular üzerinde etkili olacak iken İkizler ve Yay burcunda başlayacak olan tutulmalar ise eğitim, sınavlar, bilgi, iletişim, seyahatler, akademik konular, ifade, resmi evraklar üzerinde etkili olacaktır.

5 Haziran’daki tutulmanın Mars ile sert kontağı olmasından dolayı büyük bilgi hataları, belgelerin sızması -ki daha önce Wikileaks skandalları gündeme gelmişti- gibi benzer gökyüzü pozisyonunda, eğitim ile ilgili skandal durumların olabileceğini düşünebiliriz.

Tutulmaların sene boyunca gündeme getireceği temalar, 3 aşağı 5 yukarı bu şekilde olacaktır. 2020 senesinin bir diğer önemli gezegen etkisi ise tabii ki Retrolar olacaktır. 2020 senesi Retrolarla geçecek bir sene. Venüs, Mars, Jüpiter, Merkür, Satürn, Plüton, Neptün, Uranüs senenin büyük bir çoğunluğunu geri giderek geçirecekler. Bunlardan Venüs ve Mars ikilisinin geri gideceği zamanlar, diğer gezegenlere göre hızlı hareket ettiklerinden dolayı çok daha önemli olacaktır.

12 Mayıs’ta ise Venüs gezegeni İkizler burcunda geri hareketine başlayacak ve 25 Haziran’a kadar devam edecek. Bu tarih aralığında dünyada yankılanabilecek özel hayata dair yazışmaların ortaya çıkması, moda ve sanat sektöründe problemlerin ortaya çıkması, zenginlerin mal varlıklarına ilişkin skandalların ortaya çıkması olasıdır.

2020 için bir diğer önemli gezegen etkisi Mars’ın 6 ay Koç burcunda seyahat edecek olması. 28 Haziran’da Koç burcuna geçiş yapacak. 9 Eylül ile 15 Kasım arası Koç burcunda geri hareket edecek. Mars’ın Koç burcundaki seyahati dünya üzerindeki stresi ve ateşi körükler nitelikte olacak. Ülkelerin birbirine meydan okuması, savaş durumları, volkanik hareketlenmeler, büyük yangınlar söz konusu olabilir. Özellikle yılın ikinci yarısından sonra, Dünya üzerinde suların pek durulmayacağı bir 2020 senesi olacak.

Zira 2019 yılında Mars Terazi burcunda iken ortaya çıkan meseleler ve konuların üstünden yeniden geçileceğine işaret eder. Mars Terazi burcunda iken Suriye’de teröristleri temizlemek adına yapılan hareket gündemde idi. Bu tarih aralığında Suriye meselesi yeniden gündeme gelebilir ve bu zaman dilimi içerisinde yeni bir harekat yapılabilir.

2020 senesi özellikle Amerika’nın güç ve toprak kaybı yaşayacağı bir sene olarak tarihe geçebilir. Medeniyetin ve gücün yavaştan Batı’dan Doğu’ya doğru kaymaya başlayacağını 2020 senesinde göreceğiz. Özellikle Çin ve Rusya, Amerika’nın yerini alacak yeni 2 güç olarak karşımıza çıkacak. 2020, eski tüm sistemlerin büyük kriz ve önemli olaylar ile bitip yeni bir düzene geçildiği sene olacak. Kapitalist sistemin çöküp yerine insan temelli bir sisteme geçiş. 21 Aralık tarihinde Satürn ve Jüpiter’in Kova burcunda bir araya gelişi ile yeni bir çağa ve yeni bir sisteme geçiş yapmaya başlayacağız. Bu yeni çağda; teknoloji ve insanın birleştiren, temelinde insan olan, insanların hak ve özgürlüklerin temel alındığı, kölelik döneminin son bulmaya başlayacağı bir çağdan bahsetmek mümkün. Toprağın, mülkiyet duygusunun yerine bilgi-teknoloji ve insanın geleceği bir çağın başlangıcı. Jüpiter ve Satürn tam 0 derece Kova burcunda (0 derece başlangıçlarla ilgilidir) Kova (Hava) çağının başlangıcı olacak. Avrupa birliği haritasında ise tam tepe noktasından Uranüs geçmekte, bu da Avrupa birliğinin çözülmeye ve ayrışmaya başlayacağı bir 2020 senesini işaret ediyor.

Biraz da Türkiye haritasında neler var bunlara göz atalım. Türkiye’nin 2019/2020 Güneş Dönüşü haritasında “BAŞAK” burcu yükselmekte. Demek ki dışarıya yansıttığımız profil, ülke içindeki genel hava ve çerçeve daha çok Başak sembolizmi ile ortaya çıkacak demektir. Peki ne demek Başak burcu? Başak burcu dünya astrolojisine göre; arınmak, temizlenmek, saf hâle gelmek, hizmet etmek, işçi kesim, sağlık sektörü, çalışanlar, memurlar, askerler, silahlı kuvetler tarım ürünleri, salgın hastalıklar ve sendikalar demektir.

Demek ki, sene boyunca ülkede hizmet sektöründe önemli gelişme ve değişimlerin olabileceğini düşünebiliriz. Sene boyunca ülkede gereksiz fazla olan ne varsa temizlenme zamanı olacak. Özellikle sağlık sektörü, eczane, ilaçlar, medikal uygulamalar konusunda önemli gelişmelerin hız kazanacağını söylemek pek de yanlış olmaz. Aynı şekilde EYT konusunda, memurlar ve işçi kesimi ilgilendiren önemli gelişmelerin de olacağını düşünebiliriz. Özellikle çalışma koşulları, maaşlar, emeklilik konusunda. Yine askeri konularda, askerlikle ilgili uygulamalar, askeri düzen, süre, askeri hizmet ile ilgili birtakım değişiklikler söz konusu olabilir. Tarım konusunda da çiftçiyi teşvik edecek, güzel gelişmeler söz konusu olabilir. Sene boyunca halk sağlığı çok önemli olacak. Sendikaların da aynı şekilde güç kazanacağı bir sene olabilir.

Başak burcu Türkiye haritasında 4.evi temsil etmekte. Bu, 4. Ev temaları sene boyunca ülkenin gündem maddesi içinde yer alacak demektir. 4. Ev ise muhalefet, topraklar, tarım, yer altı kaynakları, madenler ve muhalefeti sembolize eder. Demek ki, bu sene muhalefet parti ve liderleri için önemli bir sene olacak. Aynı şekilde madenler, yer altı kaynakları ile ilgili gelişmeler, önemli yer altı kazıları, arkeolojik bulgular elde edilebilir.

Şimdi son 2 paragrafta saydığım temaların hepsi Güneş dönüşü haritasında Merkür’e bağlanıyor ve o da Akrep burcunda 3. evde yer almakta. Akrebin olduğu yerde her zaman bir derinlik, güç kazanma, manipüle etme ve değişim-dönüşüm temalarını görürüz. Sene boyunca; muhalefetten tutun da, sağlık sektörüne, sendikalardan tutun da, askeri düzene, eğitimden tutun da, medya yayıncılık işlerine, memur konularından tutun da medikal konulara kadar bir dizi büyük değişimler bizleri bekliyor demektir. Merkür’ün herhangi bir sert kontağı yok, bu iyi haber ve yanında Venüs bulunmakta. Bu da bize meydana gelecek olan tüm değişimlerin hızlı, köklü ve fayda sağlayacak yönde olacağına işaret etmekte. Tabii ki, Akrep olduğu için bazı değişikliklerin de gizliden, el altından yapılabileceğini göstermekte. Hatta Merkür’ün yükselen burç ile kurduğu olumlu kontak, bu değişimlerin olumlu yönde olacağını da destekler nitelikte.

Jüpiter’in 4. Evden Yükselen burç ile kurduğu kontak, toprakların verimli hale gelmesi için yapılacak muhtemel çalışmalara ve toprakların genişleyebileceğine işaret etmekte. Jüpiter’in özellikle 4. Evde yer almasından dolayı, bu sene emlak piyasasının da canlanabileceğini düşünebiliriz.

Güneş ve Ay arasındaki ilişkiye baktığımızda ise, bu sene ülkemiz YENİ AY yaşayacak ve tüm seneyi yeni ay etkisinde geçirecek. Yeni ayın yaşandığı seneler adeta yeni bir sayfa açmak demek. Yeniliklerin, yeni başlangıçların bol olacağı bir sene bekliyor bizleri. Bu yeni ay Türkiye haritasında 2. evde meydana gelecek. 2. Ev ise maddi koşullar, gelirler, ekonomi, kazançlar, ulusal zenginlik, bankalar, finansal kurumlar, para piyasaları demektir. Bu sene ekonomik olarak güçlü adımların atılabileceği, ekonomik olarak yeni önemli sayfaların açılacağı bir sene olacak gibi görünüyor. Ekonomik güçlenme söz konusu fakat ortaklık kurmamak şartıyla. Başkaları ile kurulması muhtemel ortaklıklar ve anlaşmalar için pek faydalı bir sene değil gibi, zira Mars hâlâ Terazi burcunda. Yeni ekonomik modeller, uygulamalar, vergi uygulamaları, faizler, krediler konusunda önemli büyük ve radikal değişimlerin olacağını bekleyebiliriz. Zira Güneş ile Uranüs arasında ki zorlu görünüm, şok edici ani kur dalgalanmalarını, beklenmeyen sert çıkış ve aynı sertlikte düşüşlerin olabileceğine işaret etmekte.  Alışılagelmiş kuralların çok dışında seyreden bir kur süreci söz konusu olabilir. Ya da ekonomik gelişmeler beklenenden, alışılagelmişin çok dışında yöntemler kullanılabilir.

Özellikle Mart ve Nisan ayında muhalefet partilerinde yönetmelik değişikliği, parti içindeki isimlerin görev değişikliği ya da liderlerin değişimi söz konusu olabilir. Yine aynı aylarda ticari anlamda önemli büyük bir anlaşma yapılabilir başka ülkelerle.

28 Şubat itibari ile Satürn Türkiye haritasında 8. evine geçiş yapacak. 8. Ev vergiler, bankalar ile ilgilidir. Yepyeni vergiler ve bankacılık sisteminde çok önemli değişimler söz konusu olabilir. Faiz oranları, kredi verme yöntemleri, faiz hesaplama araçları, kur, borçlanma gibi temalar zorlayıcı bir şekilde gündeme gelebilir. Yine Mars ve Haziran diplomatik ilişkiler konusunda ilginç zaman dilimi. Provokasyona gelinmemesi gereken aylar bunlar. Haziran ve Ekim ayları ile Uranüs’ün etkisi ile eğitim ve sınav sisteminde değişiklikler söz konusu olabilir.