Murat Yüksel: ”Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Ayrımcılığına İzin Vermiyoruz”

GittiGidiyor Çalışan Deneyimi Direktörü Murat Yüksel

GittiGidiyor Çalışan Deneyimi Direktörü Murat Yüksel ile şirketin toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmaları, Great Place to Work ”Diversity” özel ödülü, koronavirüs günlerinde kadın çalışanların deneyimleri gibi çeşitli konu başlıkları hakkında konuştuk.

”Toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramını sadece kadınlar ile sınırlandırmadan, bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarını sürdüren GittiGidiyor’un eşitlik yolculuğu ”Bir şirket nasıl toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı hale gelir?” sorusunun cevabını tüm detaylarıyla veriyor. Din, dil, ırk, kültür, dünya görüşü, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim ayrımcılığının olmadığı bir kurum kültürü hâlâ birçok insan için mümkün değilmiş gibi gözükse de, bunu mümkün hale getirenler var. Üstelik, bunu henüz deneyimlememiş olsa da hayalini kuranlar için önemli bir umut kaynağı oluyorlar.

– GittiGidiyor’da ”Çalışan Meclisi” adında bir projeniz var. Meclisinizde ne tarz çalışmalar yapılıyor ve ağırlıkla hangi gündemler oluyor?

Çalışan Meclisi üyelerimiz, GittiGidiyor’daki departmanların temsilcilerinden oluşuyor. Üyeleri her yıl çalışanlar tarafından seçimle belirleniyor. Çalışma hayatımızla ve ofisle ilgili her konunun gündeme getirilebileceği bir yer olan Calışan Meclisi’nde her şey demokratik bir biçimde tartışılabiliyor. Ortaya çıkan fikir ve öneriler, Çalışan Deneyimi Departmanı’na aktarılıyor. Böylece, problem varsa onun giderilmesi ve yeni bir uygulama öneriliyorsa onun hayata geçmesi için hep birlikte çözüm üretilmesi sağlanıyor.

– Kadın çalışan oranınız nedir? 

GittiGidiyor olarak bugün toplamda 250 kişiyiz. Toplam çalışanlarımızın yüzde 35’i, toplam yöneticilerimizin yüzde 40’ı kadınlardan oluşuyor.

”Kadınların iş dünyasında var olmalarını destekliyoruz”

– GittiGidiyor’da cinsiyetlere yönelik önyargıları kırabilmek ve şirket içinde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak adına yürüttüğünüz çeşitli çalışmalardan bize biraz bahsedebilir misiniz?

Great Place to Work (GPTW) Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesinde üst sıralarda yer alan ve son 5 yılda 4 kere Diversity (Çeşitlilik) Özel Ödülü’nü almaya hak kazanan GittiGidiyor olarak kendimizi insana değer veren bir işyeri, herkesin çalışmak isteyeceği bir marka, huzurlu ve eşit koşullarda çalışılacak bir şirket olarak konumluyor; tüm adımlarımızı bu doğrultuda atıyoruz. Çalışan Deneyimi politikamızın temelinde de güvene dayalı bir kültür ve çalışanlarımıza sunulan hakların korunup geliştirilmesi var.

GittiGidiyor olarak cinsiyet eşitliğini destekleyen ve hem şirket içinde hem de şirket dışında bu konudaki bilinci en üst seviyeye yükseltmeye çalışan bir kurum kültürüne sahibiz. Toplumsal cinsiyet eşitliği deyince akla ilk önce kadınlar geliyor. Ancak bu konu hem kadınları hem de erkekleri ilgilendiriyor. GittiGidiyor Ebeveyn Manifestosu da dahil olmak üzere eşitlikçi bir yaklaşımla yürüttüğümüz Çalışan Deneyimi politikalarımız kurumumuzu sadece hem kadınlar hem de erkekler açısından tercih edilen bir işyeri haline getiriyor.

Toplumsal gelişimi önemseyen ve bu konuda sorumluluk üstlenen güçlü bir marka olarak, iş ve kariyer yaşamının ebeveynlikten rol çalmasını engellemek adına “GittiGidiyor Ebeveyn Manifestosu”nu hazırladık. Evlat edinmeyi de kapsayan manifestomuzla, GittiGidiyor olarak tüm çalışanlarımızın 20 hafta annelik ile 12 hafta babalık ve evlat edinme izni dönüşlerinde mevcut pozisyon, ücret ve diğer haklarının korunacağını ve ebeveynlik izninin çalışanımızın kariyerine olumsuz etki etmeyeceğini taahhüt ediyoruz.

Kadınların hem iş, hem de sosyal yaşamlarında güçlenmelerine katkı sağlayan projeler ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik eğitimler düzenliyor; kadınların iş dünyasında var olmalarını destekliyoruz. Bu kapsamda 2015 yılında gönüllülük esasıyla çalışanlarımız tarafından kurulan kurulan GittiGidiyor Women’s Initiative Network (WIN) grubu önderliğinde yarattığımız çalışma ortamıyla kadınların kariyer yolculuklarında güçlenmelerine katkı sağlıyoruz. Yine GittiGidiyor WIN öncülüğünde 2017’de Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ve Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women) ortak girişimi olan Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni (WEPs) imzalayan şirketler arasında yer alıyoruz. Ayrıca Birleşmiş Milletler tarafından fonlanan ve Sabancı Üniversitesi öncülüğünde uygulanan İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı (Business Against Domestic Violence-BADV) projesine de katıldık. GittiGidiyor olarak çalışanlarımıza destek olmak için oluşturduğumuz Aile İçi Siddet Politikası’yla şiddetin karşısında duruyor, çalışanlarımızın yanında olduğumuzu beyan ediyoruz. Proje kapsamında şirket içinde “Aile İçi Şiddet Politikası” oluşturduk ve bu politikayı 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde duyurduk. Bununla birlikte diğer kurum ve kuruluşlara kendi aile içi şiddet politikalarını oluşturarak bu mücadeleye katılmaları çağrısında bulunduk. Aile içi şiddet konusunda çalışmalara özel olarak hassasiyet gösteriyoruz.

Şirket dışında ise kadın çalışanlarımızın, kadın öğrencilere mentorluk yapmalarını organize ediyoruz. Böylece başka kadınlar için de değer yaratılmasını sağlıyoruz. Çalışan Deneyimi politikalarımıza her yeni pozisyon için yapılacak mülakatlarda en az 1 kadın adayla görüşülmesi şartı bulunuyor. Bu sayede aday görüşmeleri aşamasında da cinsiyet ve fırsat eşitliği uygulamasını devreye almış oluyoruz. Genç adaylarımız için, pek çok üniversiteyle uzun dönem staj imkânı konusunda anlaşmalar yaparak çalışmaya başladık. Başvuran öğrencilerden seçimler yaparken yönetici kadromuzun en az bir kadın öğrenci adayla görüşmesini sağlıyoruz.

İşe alım sürecinde de kadın çalışan sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Departman, yönetim kadrosu, yönetici/müdür seviyesinde kadın ve erkek çalışan oranlarımızı takip ediyoruz.

“Babalık izni” Türkiye’nin yeni yeni öğrenmeye başladığı bir kavram. GittiGidiyor’da babalara da doğum izni vermeye başladıktan sonra çalışanlarınızdan nasıl geri dönüşler aldınız? Babalar memnun oluyor mu bu izinden ve sizce çocuk bakımının ebeveynler tarafından eşit üstlenilmesi meselesinde farkındalık kazanıyorlar mı?

Burada amacımız herkesin kendisini iyi hissettiği ve iş-yaşam dengesini kurabildiği bir çalışma ortamı sağlamak. Kadın veya erkek fark etmeksizin yeni ebeveyn olmuş bir birey için çocuğuyla birlikte olmanın, ona vakit ayırabilmenin ve evde iş bölümü yapabilmenin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu yüzden annelerin yanı sıra babaların da yararlanabileceği haklar olması, çocukları olduğu zaman bu haklardan yararlanabileceklerini bilmeleri, tam da amaçladığımız gibi, çalışanlarımızın kendilerini iyi ve güvende hissetmelerini sağlıyor.

”Önyargı her yaş, cinsiyet için birçok hatanın kapısını açan bir yaklaşım”

– PERYÖN’ün ”Eşitliğe Koşanlar” panelinde en zor şeyin önyargıları kırabilmek olduğunu söylemiştiniz. Hayatın her alanında önyargıları kırabilmek zor ama işyeri dediğimiz zaman işin içine bir de ister istemez rekabet dediğimiz kavram giriyor. O noktada insanlar daha acımasız ve düşünmeden hareket edebiliyorlar. Cinsiyetlere yönelik önyargıları özellikle işyerinde kırmak daha zor diyebilir miyiz?

Einstein’ın ünlü sözü bunu aslında çok net anlatıyor: “Önyargıları kırmak atomu parçalamaktan zordur”. Günümüzün oldukça sıkı rekabet koşullarına baktığımızda da bunu iş yeri ya da sosyal hayat olarak sınırlamamak gerekiyor. Önyargı her yaş her cinsiyet için birçok hatanın kapısını açan, istenmeyen karar ve davranışlara sebep olan bir yaklaşım. Dolayısıyla hem özel hem de iş hayatımızda her türlü önyargıdan kaçınmak, önyargılarını ardında bırakamayan kişilerle ilişkileri sınırlamak her alandaki başarı ve mutluluğumuz için en doğru çözüm olabilir kanaatindeyim.

– Great Place To Work Enstitüsü’nün ”Türkiye’nin En İyi İşverenleri” listesinde, GittiGidiyor bu yıl da ”Çeşitlilik” özel ödülünü kazandı. Türkiye’de bu kelimeden korkan şirket sayısı hâlâ çok fazla. Sizce çeşitliliğin bir şirkete kazandırdığı en önemli değer nedir? Şirketler neden çeşitlilikten korkmamalı?

GittiGidiyor’da “insan odaklı” bakış açımızla huzurlu ve mutlu bir çalışma ortamı sunmak bizim için çok önemli. Platformumuzun sürdürülebilir başarısının temelinde daima en iyiyi hedefleyen, mutlu çalışanlar var. GittiGidiyor olarak başarımızın en önemli göstergesinin çalışanlarımızın mutluluğu olduğunu düşünüyoruz. Çalışanlarımızı iş anlamında desteklemenin ve kariyerlerinde gelişmelerini mümkün kılmanın yanı sıra duygusal ve sosyal açıdan da değer yaratmalarını sağlıyoruz. Kendilerini geliştirmelerini mümkün kılan ve onları destekleyen bir kurumda çalışan kişilerin, kurumlarına duydukları güvenin ve bağlılık hissinin çok daha yüksek seviyede olacağının bilincindeyiz ve bu hissi yaratmayı önemsiyoruz.

Eşitlik, çeşitlilik, dâhil etme ve güven kültürü kurumsal kimliğimizin temelini oluşturan değerlerin başında geliyor. GittiGidiyor olarak çeşitliliğin kurum içinde zenginlik yarattığı bilinciyle hareket ediyoruz. Bu anlayışımız bizi en çok çalışılmak istenen şirketlerden biri yapıyor. Gelişmiş kurum kültürümüzle birbirimizin farklılıklarına büyük bir saygıyla bir arada çalışıyor ve farklı bakış açılarının yarattığı zenginliğe inanıyoruz. Bu sayede kendimizi; insana değer veren bir işyeri, herkesin çalışmak isteyeceği bir marka, huzurlu ve eşit koşullarda çalışılacak bir şirket olarak konumluyoruz. Bu yaklaşımlarımızla da yalnızca kendi sektörümüzde değil tüm iş alanları için örnek teşkil ediyoruz. Diğer şirketlerin de bu yaklaşımları içselleştirerek uygulaması başta kendi değer zincirlerine ve elbette ülkemizin kalkınmasına büyük katkı sağlayacaktır.

– GittiGidiyor’un toplumsal cinsiyet eşitliği meselesini önemseyen birçok şirketten daha farklı bir yaklaşımı olduğunu görüyoruz. Çalışmalarınızı sadece kadınlar üzerinden ilerletmiyorsunuz. Kadın, erkek, LGBTI ayrımı yapmadan çalışanlarınızın tamamını kapsayan bütüncül bir yaklaşımınız var. Süreç içerisinde zorluklar yaşıyor musunuz? Yaşıyorsanız üstesinden nasıl geliyorsunuz? 

Daha önce de bahsettiğim gibi GittiGidiyor olarak cinsiyet eşitliğini destekleyen bir kurum kültürüne sahibiz. İşyerinde din, dil, ırk, kültür, dünya görüşü, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim ayrımcılığına izin vermiyoruz. GittiGidiyor’da görev yapan herkes çeşitlilik (diversity) bakış açısı ve ilgi alanları özelinde oluşturduğumuz çalışan gruplarına dahil olabiliyor. Bu kapsamda, şirketimizde 3 farklı çeşitlilik ve kapsayıcılık grubumuz bulunuyor. Kadınların iş hayatında ve sosyal yaşamlarında güçlenmelerine katkı sağlamak ve toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini artırmak çekmeyi hedefleyen Women’s Initiative Network (WIN), engelli bireylerin karşı karşıya kaldıkları zorluklara dikkat çekmeyi amaçlayan Hand in Hand ve LGBTİ bireylerin iş hayatında karşılaştığı bariyerlerle ilgili farkındalığı artırmayı amaçlayan United in Pride gruplarımız öncülüğünde çalışmalar yürütüyoruz. Çalışanlarımız arasında herhangi bir ayrım gözetmediğimiz için bu anlamda bir zorlukla da karşılaşmıyoruz.

”Herkese yeni başlangıçlar için şans veriyoruz”

– Yaptığınız çalışmalar muhakkak birçok çalışanınızın hayatına dokunmuştur. Bu konuda, çalışanlardan aldığınız ve size ”İyi ki yapmışız” dedirten unutamadığınız bir çalışan deneyimi hikayesi var mı? 

Aslında Çalışan Deneyimi Direktörü olarak en gurur verici hikayeler, kariyer yolculuğunda koçluk yapılan ve yollarını doğru çizmelerine yardımcı olduğumuz kişilerin hikayeleri. Bu çerçeveden bakacak olursak, departman değiştiren arkadaşlarımızın hikayeleri en çok “İyi ki yapmışız” dediğimiz hikayelerden. Mesela uzun yıllar önce yönetici asistanı olarak işe başlayan bir arkadaşımız kariyer macerasına Kategori Uzmanı olarak devam ediyor. GittiGidiyor’da çalışan herkese yeni başlangıçlar için şans veriyoruz.

– Koronavirüs günlerinde uzaktan çalışma dönemi başladığı andan itibaren ev işlerinin paylaşımındaki eşitsizliği de konuşmaya başladık. Bazı kadınlar hem ev işlerini yapıyor, hem çocuklarına bakıyor hem de evden çalışmaya devam ediyorlar. Bu dönemde kadın çalışanlarınızdan nasıl geri dönüşler alıyorsunuz? İş süreçlerini yönetmekte zorlananlar oluyor mu? Sizce, bu tarz durumlar karşısında şirketler ne yapabilir?

Koronavirüsün ülkemizde de görülmesiyle birlikte hem yayılımın önüne geçmek hem de çalışanlarımızın ve toplum sağlığını korumak için GittiGidiyor olarak aynı gün içerisinde karar alarak, 13 Mart itibarıyla evden çalışmaya başladık. Bir teknoloji şirketi olarak uzaktan çalışmak alışık olduğumuz ve sık sık da deneyimlediğimiz bir yöntem. Dolayısıyla tempomuzda da bir değişiklik olmadı. Fakat içinde bulunduğumuz bu dönem herkes gibi bizim için de normalden farklı bir dönem. Hepimizin evde kaldığı bu sürecin ev içi sorumluluklardan dolayı bazı arkadaşlarımız için biraz daha yoğun geçtiğini biliyoruz. Ancak esnek çalışma saati uygulamamız sayesinde onların da iş planlamalarını yapmaları kolaylaşıyor ve müsait oldukları zaman dilimlerini en verimli şekilde değerlendirebiliyorlar. İş planlamasını çocukların yemek saatleri veya farklı ihtiyaçlarına göre yapabiliyorlar. Herkes bu konuda çok anlayışlı ve empati kurabiliyor. Şirketin esnek yaklaşımının da ciddi bir rahatlık oluşturduğunu dile getiriyorlar. Buna bir örnek vermek gerekirse, bildiğiniz gibi 13 Mayıs günü uzun bir aradan sonra 0-14 yaş arası çocukların dışarı çıkmasına 4 saatliğine izin verildi. Biz de bu 4 saat boyunca, şirkette toplantı yapılmamasını ve ebeveyn çalışanlarımız ile yanıt bekleyen iş iletişimine girilmemesini rica ettik. Uzun zaman sonra çocuklarını dışarı çıkarıp onlarla vakit geçirme şanslarını ellerinden almak istemedik.

Genel itibarıyla, evden çalıştığımız şu günlerinde birbirimizle düzenli olarak iletişim kuruyoruz. Bu da motivasyonumuzu yüksek tutmamızı sağlıyor. İşyeri Doktorumuz ve İş Sağlığı Güvenliği Uzmanımız ile merak ettiğimiz sorular için yine online olarak bir araya geliyoruz. Bunun dışında çalışanlarımızın iş-yaşam dengelerini sağlamak adına “Çalışan Destek Programı”mız tüm hızıyla faaliyetlerine devam ediyor. Bu kapsamda çalışanlarımıza ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmeti sağlıyoruz. Ücretsiz online mindfulness ve egzersiz dersleri ile de ekibimizin motivasyonunu en üst seviyede tutmaya çalışıyoruz.

 


 

Murat Yüksel’in Kariyer Yolculuğu

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olduktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans yaptı. Çalışma hayatına Şişecam’da başlayan Yüksel, 2008-2011 yılları arasında Societe Generale’de İnsan Kaynakları Müdürü olarak görev aldı. 2011 yılında ilk olarak eBay Dublin ofisinde göreve başladı ve bugüne kadar başta Türkiye olmak üzere çeşitli eBay ofislerinde insan kaynakları departmanlarında dönemsel olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında eBay Dublin Kıdemli İnsan Kaynakları Danışmanı görevini yürüttü. 2013-2019 yılları arasında ise GittiGidiyor’daki görevlerinin yanı sıra eBay İspanya, İtalya, Fransa, Lüksemburg, Çekya ve Rusya İnsan Kaynakları birimlerinin sorumluluğunu üstlendi. 2019 yılından beri GittiGidiyor Çalışan Deneyimi Direktörü olarak görevini sürdürüyor.

Türkiye’de insan yönetimi alanında kurulmuş ilk sivil toplum kuruluşu olan PERYÖN Türkiye İnsan Yönetimi Derneği’nin üyesidir. 2015 yılında Co-Active Coaching Institute’den koçluk eğitimi, 2017 yılında Harvard Üniversitesi’nde liderlik ve koçluk, 2019 yılında da ORSC ilişki ve takım koçluğu eğitimleri almıştır. Uzun yıllar TEGV’de gönüllü olarak çalışan Murat Yüksel, YeniBirLider, Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) ve TÜSİAD gibi sivil toplum kuruluşlarının projelerine de desteğini sürdürmektedir.