Nursel Ölmez Ateş: ”Bu Projeler Kendini Adamış Bir Ekibin Ürünü”

Nursel Ölmez Ateş

Borusan İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Grup Başkanı Sayın Nursel Ölmez Ateş ile Borusan’ın toplumsal cinsiyet eşitliği yolculuğunu ve bu yolculuk süresince hayata geçirilen projeleri konuştuk. Sevgi Dilde Başlar, Cinsiyetçiliğin Adını Koy, Kadına Güç İş Yok ve Cinsiyet Gözlüğü gibi hem iş dünyasında hem de toplumsal alanlarda oldukça ses getiren pek çok farkındalık çalışmasına imza atan Borusan’ın başarılı işlerini tek bir cümleye sığdırmak oldukça zor. Bu sebeple, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü‘ne özel olarak gerçekleştirdiğimiz röportajda yolculuğun tüm detaylarına yer vermek istedik.

– Nursel Hanım önce sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Nursel Ölmez Ateş: İstanbul Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunuyum. Profesyonel iş yaşamımı 24 yıldır sürdürüyorum. Migros Türk T.A.Ş.’de Metod Organizasyon ve Planlama Departmanı’nda uzman yardımcılığı pozisyonu ile iş hayatıma başladım. Bu şirketin Ar-Ge, Planlama, Proje Yönetimi departmanlarında Yönetici olarak çalıştım. 1999 Yılında Migros’ta çalışırken, SAP insan kaynakları modülünün ilk Türkiye uygulamasının Proje Liderliğini yaptım ve bu proje SAP’nin best practice uygulamaları arasına girdi.

2003 yılında Migros’un yurtdışı operasyonlarından Ramstore’a İK ve İdari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandım. Buradaki beş yıllık görev sürem içinde farklı şehirlerdeki 60’dan fazla mağazanın açılışında aktif rol aldım, insan kaynakları sistemlerinin kurulumu ve işletilmesine liderlik yaptım. 2007 yılında Ramenka’nın Rusya’nın en başarılı insan kaynakları uygulamalarına sahip şirketi seçilmesinde önemli rol oynadım.

2008 yılında Türkiye’ye döndüm. Önce Koçtaş, ardından Ford Otosan’da İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak kariyerime devam ettim. Görev yaptığım süre boyunca insan kaynakları dönüşümünün yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitliği üzerinde aktif olarak çalıştım. Mesleğin cinsiyeti olmadığına yönelik farkındalık geliştirmek ve kızların STEM alanında eğitimlerini desteklemek için “Bal Arıları Mühendis Oluyor” projesini kurguladım ve liderlik ettim.

2018 Yılı Mart ayı itibariyle Borusan Holding’e İnsan Kaynakları Grup Başkanı olarak geçiş yaptım. 2019 yılının Kasım ayında İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim, Kamu Politikaları ve Kurumsal İlişkiler Grup Başkanı olarak atandım.

– Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik mücadeleye katılımınız nasıl başladı?

Meslek yaşantım boyunca insan kaynakları dönüşümünün yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitliği üzerinde aktif olarak çalıştım. Mesleğin cinsiyeti olmadığına yönelik farkındalık geliştirmek ve kızların STEM alanında eğitimlerini desteklemek için “Bal Arıları Mühendis Oluyor” projesini kurguladım ve liderlik ettim. Milli Eğitim Bakanlığı ile Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği işbirliğiyle başlatılan bu proje ile 22 ilde; 2668’i kız öğrenci olmak üzere toplamda 4.535 öğrenciye mühendislik mesleği tanıtıldı. Bu projeyle birlikte, mühendislik mesleğini seçen kız öğrenci oranını ve kadın mühendislerin görünürlüğünü artırdığımıza inanıyorum.

Şimdi ise Borusan Eşittir platformumuz altında, Grubumuzda cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik Cinsiyet Gözlüğü programımızı hayata geçiriyoruz. Bu program, tüm karar alma süreçlerimize ve uygulamalarımıza cinsiyet gözlüğü bakış açısıyla bakmamızı sağlayacak. Borusan üst düzey yöneticileri Borusan Eşittir Taahhütnamesini imzalayarak, tüm insan kaynakları süreçlerinde eşitliğin sağlanması için liderlik edecek ve bugünden daha ileriye gitmek için zorlayıcı hedefler koyacaklar. Bu hedefler liderlikte kadın temsiliyetinin artması, kadım çalışan sayısının hem ofis hem de saha çalışanları içinde arttırılması, eğitim ve gelişim fırsatlarından eşit şekilde faydalanma ve ücret eşitliği gibi başlıklara yönelik olacak. Aynı zamanda kadın ve erkek çalışanlara çalışma hayatını kolaylaştıran uygulamalar sunacağız ve tüm bunların etkisini ölçeceğiz.

– Türkiye’de özellikle kurumsal şirketler bazında son 10 yılda ön plana çıkmış olan toplumsal cinsiyet çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Toplumsal cinsiyet eşitliğini uygulamanın, kadın ve erkek çalışan sayılarını eşit seviyeye taşımanın ve kadın yönetici sayısını arttırmanın; kurumlar açısından akıllıca bir tercih olduğunu yapılan araştırmalar kanıtlıyor. Dünyanın en saygın danışmanlık şirketlerinin yaptığı araştırmalar, cinsiyet eşitliğinin kârlılık ve değer yaratmaya pozitif etkisini sayısal olarak ortaya koyuyor. Bu raporlara göre, özellikle yönetici kademesinde kadın ve erkek profesyonel sayısını eşitlemeye yaklaşan şirketler, diğer şirketlere göre EBIT (Faiz ve vergiden önceki gelir) gibi finansal verilerde avantajlı sonuçlar elde ediyor.

Ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliği hakkında üniversitelerde akademik makalelerin çoğalması ve araştırma konusu olmakla birlikte; Türkiye ekonomisine ciddi ölçüde katma değer yaratan şirketler, kadınların çalışma yaşamının her aşamasında yer alabilmelerini sağlamak amacıyla güçlenmelerine destek olan projeler üretiyorlar. Bu projeler daha istikrarlı ve adil toplumların oluşmasına, kalkınma, sürdürülebilirlik ve insan hakları alanlarındaki uluslararası hedeflere ulaşılmasına, kadınların, erkeklerin, ailelerin ve toplumların yaşam kalitelerinin yükselmesine, güçlü ekonomiler inşa edilmesine ve özel sektör kuruluşlarının işlerinde daha başarılı sonuçlar elde etmelerine katkı sağladığından dolayı artarak devam etmeli diye düşünüyorum.

– Borusan’ın toplumsal cinsiyet eşitliği yolculuğu nasıl başlıyor?

Sürdürülebilirlik stratejimiz kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışmalarımıza 2012 yılında başladık. 2013 yılında ise Birleşmiş Milletler Kadının Güçlendirilmesi İlkeleri’ne (WEPs) imza atarak kadının iş dünyası ve toplumdaki yerinin güçlenmesini destekleyeceğimizi taahhüt ettik. Bu alanda gerçekleştirdiğimiz projelerle Birleşmiş Milletler Kadını Güçlendirme İlkeleri Liderlik Grubu’na Türkiye’den seçilen ilk şirket olduk. Bu Liderlik Grubu; akademisyenler, uluslararası sivil toplum kuruluşları, emek örgütleri, kadın kuruluşları ve iş dünyasından temsilcilerin de aralarında yer aldığı üyelerden oluşuyor. Holding, bu alandaki çalışmalarıyla sadece Türkiye’de değil, aynı zamanda dünya genelinde örnek şirketler arasında bulunuyor.

Adıyaman Borusan Neşe Fabrikası

Borusan Neşe Fabrikaları, çocuğun sorumluluğunun çoğu zaman kadına yüklenmesi nedeniyle artamayan kadın istihdamına getirilmiş en somut çözümlerden biri. Bize projeden biraz bahsedebilir misiniz?

2013 yılında, sanayide kadın istihdamını artırmak amacıyla dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliği ile “Annemin İşi, Benim Geleceğim” projesini hayata geçirdik. Bu proje kapsamında organize sanayi bölgelerinde (OSB), 0-6 yaş grubu çocukların bakım ve okul öncesi eğitim hizmeti alacağı, “Borusan Neşe Fabrikası” adlı kreş ve gündüz bakım evlerini inşa ettik. Bugüne kadar Adıyaman, Afyonkarahisar, Malatya ve Balıkesir’de Borusan Neşe Fabrikaları’nı hizmete açtık ve şu ana kadar 600 anne ve çocuğuna ulaştık. Projemiz Birleşmiş Milletler tarafından örnek uygulama seçildi.

Borusan ”Sevgi Dilde Başlar”

– Borusan diğer şirketlere göre daha özgün bir noktada duruyor. Hatta kendi içinde Borusan Eşittir platformunu dahi kurmuş durumda. Bize toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve Borusan Eşittir platformunun kurum için taşıdığı anlamdan bahsedebilir misiniz?

Borusan olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama yolunda kurum içi uygulamalarımızda kadın çalışanlarımızı destekliyor, cinsiyet ayrımına imkân vermeyen politikalar uyguluyoruz. Toplumsal alanda kadınların iş hayatında aktif rol üstlenmeleri adına altyapı ve finansman destekleri geliştiriyoruz. Bu platform çatısı altında ilk aksiyonlarımızdan biri, Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi iş birliği ile “İş Yaşamında Ayrımcılık İçeren Söz ve Davranışlardan Kaçınma Rehberi” yayımlamak oldu. Bu rehberi “Sevgi Dilde Başlar” isimli hareketimizle duyurduk.

Ardından ise “Cinsiyetçiliğin Adını Koy” isimli çalışmamızla dilimizdeki ve ofis yaşamındaki ayrımcı dil ve davranışlara dikkat çekmeyi sürdürdük.

Platform kapsamında kadın çalışan sayısının düşük olduğu birimlerimizde bu sayıyı artırmaya yönelik insan kaynakları politikaları geliştirmeye, ayrımcılıktan uzak bir çalışma kültürü oluşturmak ve zihniyet değişimi gerçekleştirmek için iletişim kampanyaları yapmaya devam ediyoruz.

– Borusan’da babaların da çocukların sorumluluğunu en az kadınlar kadar üstlenebilmesi adına çalışmalar gerçekleştiriyor musunuz?

Günümüz iş yaşamında babaların sorumluluğu da, annenin sorumluluğu kadar önem taşıyor. Babaların çocuklarının sorumluluğunu alması konusunda Borusan Mannesmann, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ile iş birliği yaparak “Önce Babayım” eğitim programını hayata geçirdi. Bu eğitimler, 2019 yılında Borusan Mannesmann’ın Gemlik ve Halkalı fabrikalarında 2 – 11 yaş arası çocuğu olan 45 babaya uzmanlar tarafından verildi. Bu yıl da devam edecek eğitimler ile beraber daha fazla babaya erişilerek, ailelere katkı vermeyi hedefliyoruz.

60 katılımcıya haftada iki saatten 13 seans eğitim verilmesini içeren program, babaların çocuklarıyla erken yaşlardan itibaren sevgi ve güvene dayalı yakın bir ilişki inşa etmesine ve onların zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimine katkı vermesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Eğitimlerde ilgili babalığın ne olduğu, anneyle beraber eşit koşulda çocukla ilgilenme, çocuk gelişimi, toplumsal cinsiyet gibi konular üzerinde duruluyor.

AÇEV, “İlgili babalık” kavramını babanın çocuğun bakım ve gelişiminde sorumluluk üstlendiği, çocuğun gelişimi için ortam ve fırsat sağladığı, çocukla karşılıklı ve yakın ilişki kurduğu, onunla vakit geçirdiği, onu dinlediği, çocukla ilişkisinde ve çocuğun desteklenmesinde etkin yöntemler kullandığı babalık modeli olarak tanımlıyor. Bu doğrultuda, cinsiyet rollerine dayalı erkeklik kalıpları tarafından belirlenen “babalık” davranışlarının aksine, “ilgili babalık” erkeklerin katılımcı ve demokratik bir yaklaşım benimsemelerini, çocuklarının gelişimine destek vermelerini, çocukların gelişim alanlarında kendilerini en az anne kadar sorumlu görmelerini ifade ediyor.

Yapılan araştırmalara göre; Türkiye’deki babaların yarısı çocuğunu hiç tuvalete götürmemiş, %35’i altını değişmemiş ve %36’sı tırnaklarını kesmemiş. Babalara verilen bu eğitim sayesinde çocuklar şiddetten uzak, şefkat ve sevgi ile büyüyerek kendine güvenen bireyler olacaklar. Bu eğitimle hem ailelere, hem şirkete hem de topluma faydalı olmayı hedefliyoruz.

Borusan ”Kadına Güç İş Yok!” projesiyle çelik sektöründe kadın istihdamı gerçekleştirdi.
Kaynak: istekadinlar.com

– Borusan, ”Kadına güç iş yok.” diyor ve ağır sanayi kollarında dahi kadın istihdam ediyor. Sürecin öncesini ve sonrasını kısaca öğrenebilir miyiz?

Borçelik’in geliştirdiği bu proje ile işgücü piyasasına erişim olanakları artırılarak, statüleri güçlendirilmiş kadınlar ile toplumsal cinsiyet eşitliğinin gelişimine katkıda bulunmak, Borçelik aday havuzunu genişletmek ve kurum içi kültürün zenginleştirilmesi hedefleniyor.

Eğitim ve gelişim faaliyetleri kapsamında başvuruda bulunan kadın adaylara tavan vinci ehliyet programı gibi teknik eğitimlerin yanı sıra kişisel gelişim ve mentor- menti programıgibi 250’şer saatlik kapsamlı eğitimler verildi. Program sonucunda eğitimlerini tamamlayan 26 kadının farklı işlerde istihdam edilmesi sağlandı.

Kendi işini kurmak isteyen ve ekonomik özgürlüğüne girişimcilik ile ulaşmaya çalışan kadın girişimciler için 2009 yılında Afyonkarahisar’da ve 2013 yılında Bursa’nın Gemlik ilçesinde Türkiye Grameen Mikrofinans Programı kapsamında birer mikro kredi şubesi kurduk. Her iki Mikro Finans şubesinde şimdiye dek, kendi işlerini kurmaları veya geliştirmeleri için farklı iş alanlarında 2800 kadın girişimciye toplam 5,5 milyon TL kredi sağladık.

Borusan ”Cinsiyet Gözlüğü”

– Cinsiyet Gözlüğü projenizden kısaca bahsedebilir misiniz?

Cinsiyet Gözlüğü programı ile iş yaşamında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yol açan görünmez bariyerleri mercek altına alıyor ve bu konuya çözüm getirmek adına bir reçete sunuyoruz.

Bu program ile üç yıl içerisinde tüm şirketlerde üst yönetim kademesinde yüzde 30, orta yönetim kademesinde yüzde 40 kadın oranına ulaşma, üst ve orta yönetim işe alım ve terfi sürecinde en az bir kadın adayın kısa listede olması ve Liderlik Fakültesi’nde yüzde 50 kadın oranının teşvik edilmesi hedefleri konuluyor. 2020 – 2023 arasında ofis çalışanları için yüzde 40, fabrika, saha ve atölye çalışanları için ise yüzde 20 kadın alım oranı hedef olarak belirlendi.

Cinsiyet Gözlüğü aynı zamanda çalışma hayatını kolaylaştıran kapsayıcı çözümler de getiriyor. Bunlar arasında kadın ve erkek çalışanlara doğum teminatlı özel sağlık sigortası, kadınlara doğum ve annelik izinlerini kesintisiz 5,5 ay kullanma olanağı, doğum ve doğum sonrası destek programı, kreş yardımı uygulamasının yaygınlaştırılması, okulun ilk günü ve karne günü izinleri, esnek çalışma uygulamaları, kadın çalışanlar ile yüz yüze paylaşım toplantıları gibi uygulamalar sayılabilir.

– Yeni projede dil bir tık daha sertleşmiş diyebilir miyiz? Tanıtım metninde de ”Zorlayıcı hedefler” tanımını kullanmışsınız. Çoğu şirket ve kurum bu tarz konularda güvenli alanda kalmayı tercih ederken, sizin konuya daha da kapsamlı yaklaşmanızın en önemli sebebi ve tetikleyicisi nedir?

Türkiye’nin sürdürülebilir bir şekilde kalkınması, refaha kavuşması ve bütün yaşam standartlarıyla gelişmiş ülkelerin safına katılmasının yolu toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaktan geçiyor. Borusan olarak bunun uzun mesafeli bir koşu olduğunu ve zaman alacağını biliyoruz. Bu uzun yolda ilerlemek için kararlı olmak ve bu kararlılık için de zorlayıcı hedefler koymamız gerekliydi. Her ne zorluk olursa olsun; bu yolda ilerlemeye, eşitliği kendi grubumuzda hâkim kılmaya kararlıyız. Şimdi yolculuğumuzda yeni bir sayfa açtık ve tüm Grup Şirketlerimizin Genel Müdürleri ile kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyduk.

– Borusan Eşittir platformunun Sevgi Dilde Başlar, Cinsiyetçiliğin Adını Koy, Kadına Güç İş Yok ve Cinsiyet Gözlüğü projelerinin üzerine detaylıca düşünülmüş olduğu ilk bakışta dahi belli oluyor. Bu farkı yaratan şeyin sebebi projelerin başında bir kadın yöneticinin olması mı?

Bu projelerin gerçekleşmesi kadın veya erkek ayrımı olmadan tamamen kendini adamış bir ekibin ürünü. Birbirini tamamlayan ve çözüm odaklı hareket ederek sinerji oluşturan bir ekibimiz var. Burada yönetimin desteği de çok önemli. Kurum içinde bir projeyi başarmak için arkanızda yönetim desteğini almazsanız başarılı olmanız çok zordur. Borusan’ın bu projeleri hayata geçirmesi; kadın-erkek demeden projeye gönül vermiş doğru bir ekip ve bu ekibe her türlü destek sağlayan üst yönetim sayesinde olmakta.

Borusan Eşittir platformunun çalışmalarını hayata geçirmesinin ardından, size ”İyi ki yapmışız!” dedirten bir deneyiminiz oldu mu? Çalışanlarınızdan nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Gerek grup şirketlerimizden gerekse de basın ve kamuoyundan çok olumlu geri dönüşler aldık. Çalışma arkadaşlarımız günlük yaşamda farkında bile olunmadan kullanılan bazı sözcüklerin cinsiyetçi bir kültürü nasıl desteklediğini çok net bir şekilde gördüler ve bu konu üzerinde düşünme ve konuşma fırsatı buldular. Şirketlerden gelen bilgiler iş atmosferlerinde olumlu değişimler olduğu yönünde. Ayrıca 14 Şubat Sevgililer Günü’nde web sitemize koyduğumuz “Sevgi Dilde Başlar” adlı videomuz milyonlarca kişiye ulaştı. Bu da bizi çok mutlu etti.

Bunların yanı sıra bu projemiz önemli bir uluslararası başarıya da imza attı. 2017’de 14’üncüsü yapılan The Stevie Awards’da (Uluslararası İş Ödülleri), “Sevgi Dilde Başlar” kampanyası Sosyal Medya kategorisinde Yılın İletişim Kampanyası dalında “Bronz Ödül” kazandı. 60’ı aşkın ülke ve bölgeden 3.900 adayın yarıştığı bu organizasyonda ödül almaktan mutluluk duyduk. Ayrıca kampanyamız iletişim dünyasının en prestijli ödülleri arasında gösterilen European Excellence Awards’da finale kaldı.

İnsan kaynakları politikalarımızı da Borusan Eşittir ilkeleri doğrultusunda yeniden yorumladık. İşe alımdan terfie, ücretlendirmeden fiziki çalışma ortamlarının gözden geçirilmesine kadar pek çok alanda yaptığımız düzenlemeler çalışanlarımız tarafından büyük bir ilgiyle ve memnuniyetle karşılandı.

– Kapsayıcı ve eşitlik gözeten bir şirket olmanın o şirkete kazandırdığı en önemli şey sizce nedir?

Borusan Grubu olarak toplumsal ve bireysel refahın kadın ve erkek eşitliğine bağlı olduğuna inanıyoruz. Toplumsal cinsiyet ve fırsat eşitliğine dayalı insan kaynakları politikaları tüm insan kaynakları uygulamalarımızın temelini oluşturuyor. Paydaşlarımız ve toplumumuz nezdinde bu farkındalığın artırılması adına çalışmalar yürütüyoruz.

Grubumuzun başarısının, en başta çalışanlarımızın kişisel gelişimi ve başarısıyla sağlanabileceğinin bilincindeyiz. Bu doğrultuda, çalışanlarımızın sürekli gelişim içerisinde olmasını sağlayarak, çalışma motivasyonunu en üst düzeyde tutmayı amaçlıyoruz. Çalışanlarımızın iş deneyimini daha iyi bir noktaya taşımak amacıyla, her yıl çalışan bağlılığı ve memnuniyetini ölçüyoruz. Stratejik hedeflerimiz doğrultusunda yetenekli ve yüksek potansiyelli adaylarla ekiplerimizi güçlendirerek, yeni başarılara imza atmayı amaçlıyoruz. Borusan Akademi ile çalışanlarımızın gelişimine destek veriyoruz. Yüksek potansiyel ve performansa sahip çalışanlarımızın uzun vadede Borusan’da kalmalarını sağlamak amacıyla Holding seviyesinde başlattığımız uygulamaların yanı sıra Grup şirketlerimiz özelinde de projeler geliştirmeye devam ediyoruz.

Grup genelinde benimsemiş olduğumuz “Geleceğin bugünden daha iyi olması” vizyonuyla, çalışan memnuniyetini ve bağlılığını artırmayı hedefleyen uygulamalar hayata geçiriyoruz.

– PERYÖN kongresinde Cinsiyetçiliğin Adını Koy kampanyanızı anlatırken, ”Bunları yaşamayan kimse neredeyse yoktur. Ben de çalışma hayatımda bir çok kez yaşadım.” demiştiniz. Yaşadıklarınız sizi güçlendirdi mi? Bugün üst düzey bir yönetici olarak, kariyerine yeni başlamış genç kadınlara bu konuyla ilgili tavsiyeniz nedir?

Yaşadıklarım elbette beni güçlendirdi. Eşitsizlik her alanda var, önemli olan kurban psikolojisine girmeden, pozitif alanda kalarak mücadele etmek. Bu mücadele azmi beni güçlendiren en önemli unsur oldu. Bunun yanında gençlere hedef koymalarını ve bu hedefe ulaşmaya odaklanmalarını tavsiye ediyorum. Hedeflerini geliştirerek bir sonraki sefer daha yüksek hedefler koyarlarsa, bu yolculukta kendilerinin de geliştiklerini görecekler.