Bölgesel Yağlanmaya Dikkat!

Diyet yapıyorsunuz, hatta ufak egzersizler de cabası. Ancak bölgesel yağlanma konusunda bir adım ileri –ya da geri- gidemediniz. Yalnız değilsiniz! Sadece olay sandığınızdan biraz daha komplike. Sağlıklı beslendiğini düşündüğü halde karın, basen, kalça ve bacak bölgelerinde yağlanma olanlar, çözümü farklı beslenme yollarında arıyor. Oysa ki, beslenme dışında bölgesel yağlanmalara neden olan başka durumlar da var!

Bölgesel yağlanmalar sadece beslenme kaynaklı olmayabilirler. Yani siz en iyi diyeti uygulasanız da belirli bölgelerde biriken yağlardan kurtulmanız pek o kadar kolay değil. Konu diyet değilse ne ola ki, dediğinizi duyar gibiyiz. İşte bölgesel yağlanmaya neden olan durumlar…

Hormonal düzensizlik yağlanmayı etkiler: Hormonal düzensizliğin bölgesel yağlanmada rolü büyüktür. Bel çevresi kalınlaşmaya başladığı zaman insülin hormonu şekeri hücre içine koymaya zorlanır ve vücut insülini yükseltmeye başlar. Bu durumda iştah çok açılır ve yağlanma daha fazla olur. Yani şeker hastalığı başlangıcının da böylece temelleri atılmış olmaktadır.

Yağ hücreleri bazı bölgelerde daha fazla dağılır: Yağ oranı yüzde 25’i geçince tehlike çanları çalmaya başlar. Yağ hücresi vücudumuzda vitamin A, D, E, K’nin depo yeridir. Vücut ısısını sağlar, dışarıdan gelen darbeleri çekip kemik kırılmalarını önler. Ama bu oran kadınlarda vücut ağırlığının yüzde 30’undan, erkeklerde yüzde 25’inden fazla olursa başta kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, eklem hastalıkları ve birçok kanser türüne sebep olabiliyor. Yağ hücreleri bazı bölgelerde daha fazla dağılır. Yağ hücrelerinin vücutta dağılımı ise genetik eğilimle belirlenmektedir. Bel çevresindeki yağlanma daha risklidir. Çünkü buradaki yağ hücreleri daha büyüktür ve iç organlara daha yakındır. O nedenle bel çevresi kalın olanlar metabolik açıdan daha risklidir.

Fazla karbonhidrat vücudun farklı bölgelerinde yağ depolanmasına neden olabilir: Fazla karbonhidrat yağ hücrelerini şişirir. Her ne kadar vücudun temel enerji kaynağı karbonhidratlarsa da gereğinden fazla tüketildiğinde üretilen enerjinin fazlası vücudumuzda yağ depolarında saklanır. Pilav, makarna, börek, ekmek, pasta, patates, mısır, tatlı ve meyve en çok tükettiğimiz karbonhidrat kaynaklarıdır. Kültürümüzde, etli bir patates yemeği yanına pilav ve ekmek gibi karbonhidratlı besinleri yan yana tüketme sıklığı da fazladır. Bu nedenle yemek öğünündeki karbonhidrat kaynaklarının miktarını sınırlayıp, yoğurt, et, tavuk, sebze, salata ile yiyecek çeşitliliğini arttırarak kilo kontrolünü sağlamak mümkün olacaktır.

Bölgeye yönelik egzersiz yapmak şarttır: Bölgesel yağlanmada sadece diyetle veya bir ürünü kullanmak belli bir bölgeden daha fazla kilo verdirmeyi sağlamaz. Sağlıklı ve düzenli bir beslenme programının yanında bölgeye yönelik egzersiz programını da yapmak şarttır.

Kaynak: Uzman Diyetisyen Olcay Barış