KOAH: İhmal Etmeye Gelmez!

Bugün Dünya Koah Günü! Son yılların en sık rastlanan solunum yolu rahatsızlıklarından biri olan Koah oldukça tehlikeli bir hastalık. Nefes darlığı, hırıltı ve öksürük belirtileriyle ortaya çıkan astım hastalığı da tedavi edilmediği takdirde KOAH’a dönüşebiliyor.

Astım ve KOAH hastalıklarının belirtileri birbirine benzerlik gösterse de, aralarında önemli farklılıklar bulunmakta. Astım, çevredeki tetikleyici faktörler ve genetik yatkınlıklardan dolayı daha genç yaşlarda yaşanabilirken; KOAH genellikle uzun yıllar sigara içilmesine bağlı olarak belli bir yaştan sonra ortaya çıkıyor. Her iki hastalıkta hırıltılı solunum, öksürme, nefes darlığı, balgam, göğüste sıkışma hissi ve yorgunluk belirtileri görülürken astımda bu belirtiler ataklar şeklinde, KOAH’ta ise sürekli yaşanmakta.

Doğru tedavilerle sağlıklı yaşayabilirsiniz

Sigara dumanı, mevsimsel geçişlerde görülen alerjenler ve gribal enfeksiyonlar en sık rastlanan astım tetikleyicileri. Hastalarının tetikleyicilerden uzak durması ve yaşam tarzını buna göre belirlemesi astımın en önemli tedavi ayaklarından birisini oluşturmakta. İlaçları ve gerekli tedavilerini aksatmayan, yaşam tarzını astıma göre düzenleyen hastalar, hayatlarını hiçbir sıkıntı yaşamadan tamamen normal olarak sürdürebilmekte.

Sigarayı bırakarak KOAH’ı dur deyin!

Tamamen iyileştirilemeyen ve ilerleyici bir hastalık olan KOAH hastalarının sigarayı bırakmaları tedavinin en önemli evresi. Sigarayı bırakmayarak sadece ilaçlarla KOAH’la mücadele etmek isteyen bir hastanın, nefes darlığı hızla ilerleyerek yaşam kalitesi bozulacaktır. KOAH hastalığında akciğerlerde ve bronşlarda oluşan tamiri mümkün olmayan hasarın ilerlemesini durdurmaya yönelik tedaviler yapılabilmekte. Sigara dumanına bile maruz kalmaması gereken KOAH hastalarının enfeksiyon hastalıklarına karşı da önlem almaları hayati önem taşıyor.

Astımın tedavisini ihmal etmeyin

Astım tedavisine başlamadan önce gerekli olan solunum fonksiyon ve alerji testleriyle birlikte kan tetkikleri ve akciğer röntgeninin çekilmesi gerekmekte. Yapılan tetkikler, hastanın hikayesiyle birleştirilip astımın hangi boyutlarda olduğu belirlenerek tedavi yöntemine karar veriliyor. Astım teşhisi alıp hiç tedavi görmeyen hastaların neredeyse tamamının rahatsızlıkları ne yazık ki yıllar içinde ilerleyerek KOAH’a dönüşmekte. Bunun tam tersi olarak da astım teşhisi alan ve gerekli tedaviyi gören hemen hiçbir hasta KOAH olmadan hayatını normal insanlar gibi sürdürebilmekte.

Spordan vazgeçmeyin

Astımda olduğu kadar KOAH hastalığında da kişilerin spor ve egzersizden uzak kalmamaları gerekiyor. Gerekli tedavilerini olan ve astımını kontrol altında tutan bir kişiler doktor kontrolünde rahatlıkla spor yapabilmekte. Nefes almakta zorluk çektikleri için spor ya da egzersiz yapmak istemeyen KOAH hastalarına solunum fizyoterapisti eşliğinde uygulanacak solunum egzersizleri vücudun oksijen kullanımını geliştirmekte. Bununla birlikte egzersiz ve spor; KOAH hastalarının nefes almasını rahatlatıp, kan dolaşımını geliştirmesi bakımından da önemli.

*Memorial Hizmet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Banu Altoparlak’a teşekkürlerimizle…