Yanlışların Doğru Kabul Edildiği Konulardan Biri: Doğum Kontrol Hapları

1960 yılından itibaren kullanılmaya başlayan doğum kontrol hapları, bugüne kadar üzerinde en çok çalışılmış ilaçların başında gelmektedir. Kullanım oranının artmasıyla birlikte her ne kadar kadınlar daha çok bilgilendirilmiş olsa da, ilaç hala birçok şehir efsanesine konu olmaktadır.

Oral kontraseptif olarak da bilinen doğum kontrol haplarının kullanımı ve etkileriyle ilgili yanlış bilgileri ortadan kaldırmak adına bu yazıyı hazırladık. İşte doğum kontrol haplarıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar!

YANLIŞ: Doğum kontrol hapları kilo aldırır!

Doğum kontrol hapları ile ilgili en büyük şehir efsanelerinden bir tanesi. Bazı kadınların hap kullanımı sonrasında kilo alıyormuş gibi hissetmesine rağmen, yapılan çalışmalar sonucunda hapın kilo aldırdığına dair herhangi bir sonuca ulaşılmamıştır.

Evet, hapın içerisinde östrojen kadınların kendilerini daha şişkin hissetmesine yol açabilir. Hapta bulunan bir diğer hormon progestin iştahınızın açılmasına neden olabilir. Diyet veya egzersiz yapmıyorsanız, bir süre sonra kilo almaya başlayabilirsiniz. Eğer vücudunuz su tutma problemiyle karşı karşıyaysa, bunu da hapın dozunu azaltarak kontrol altına alabilirsiniz.

YANLIŞ: Doğum kontrol hapı kullanımına belli aralar vermek gerekir!

Sağlıklı bir kadının doğum kontrol hapına ara vermesinin tıbbi bir zorunluluğu yoktur. Hapı ihtiyacınız olduğu sürece ara vermeden kullanabilirsiniz. Fakat eğer hapı kullanmaya başlayalı 15 yıl olduysa ve 35 yaşının üzerindeyseniz, doktor kontrollerinizi daha sık gerçekleştirmelisiniz.

Hapın en etkili doğum kontrol yöntemlerinden biridir. Ara verdiğinizde hamile kalma riskiniz artar. Bazen hapın etkisinin kullanım bittikten sonra dahi bir süre süreceği söylenmektedir. Böyle bir durum yoktur. Hapı bırakır bırakmaz hamile kalabilirsiniz. Ayrıca, mola verip tekrar kullanmaya başladıkça hapın ilk kullanım sürecinde hissettiğiniz yan etkileri sil baştan deneyimleyebilirsiniz.

YANLIŞ: Hap doğurganlığınızı bozabilir!

Doğum kontrol hapları, dünyanın en çok araştırılan ve reçete edilen ilaçlarından biridir. Uzmanlar güvenli bir doğum kontrol yöntemi olduğunu sürekli vurgulamaktadırlar.

Her ilaçta görülebileceği gibi, doğum kontrol haplarının da birtakım yan etkileri vardır. Fakat bunların doğurganlıkta bozulma gibi ciddi boyutlara ulaşma ihtimali oldukça düşüktür. Dünyada yaklaşık 151 milyon kadın doğum kontrol hapı kullanıyor. Birçok kadına doğum kontrolünün ötesinde katkılar sağlıyor. Adet döngüsünü düzenliyor, regl ağrılarını azaltıyor hatta isterseniz regl döneminizin gelişini bile geciktirmenizi sağlıyor.

YANLIŞ: Tüm doğum kontrol hapları aynıdır!

Doğum kontrol haplarının farklı markaları ve çeşitleri vardır. Farklı haplar, değişen seviyelerde hormon içerebilirler ve ayrıca her hap paketi döngüsü boyunca kullanıcısına farklı dozlar sağlayabilir.

Oral kontraseptifler basitçe şu şekilde sınıflandırılır:

  • Kombinasyon hapları (östrojen ve progestin içerir)
  • Sadece progestin hapları (progestin içerir ancak östrojen içermez)

Her markanın, vücut kimyasını etkileme şekli değişkenlik gösterir. Üstelik, farklı faydalar ve yan etkiler de sunabilirler. Endişelerinizi doktorunuzla tartışmadan önce hangi hapı kullanacağınıza karar vermeyin ve ihtiyaçlarınıza uyan hapı tercih edin.

YANLIŞ: Sigara içen kadınlar kullanamaz!

Öncelikle vurgulanması gereken en önemli nokta şudur. Sigara içiyorsanız, doktorunuza karşı dürüst olmak zorundasınız. Çünkü birtakım riskler barındırmaktadır. Bu risklerden bir tanesi, sigara içen kadınların felç geçirme riskinin diğer kadınlara göre daha yüksek olmasıdır. Özellikle 35 yaş ve üstü kadınlarda, hapın sigara ile olan kombinasyonu bu riski daha da artırmaktadır. Bundan dolayı, doktorlar 35 yaş üzerinde olan ve sigara içen kadınlara doğum kontrol hapı kullanmalarını önermez. Düşük doz içeren veya sadece progestin içeren haplar da mevcuttur. Bu tarz haplar, sigara içen kadınlar için daha uygundur. Yine de çok önerilmez.

YANLIŞ: Paketin ortasındayken ilacı içmeyi unutmak çok risklidir!

Bu şehir efsanesi ise bir kadının en doğurgan zamanının reglden sonraki 8. ve 19. günler arasında olduğu fikrinden gelmektedir. Fakat bilinmesi gereken önemli bir nokta vardır ki, hapı kullanmaya başladığınız andan itibaren normal bir adet döngüsü sürecinin dışına çıkarsınız. Eskisi gibi yumurtlamadığınız için, artık daha doğurgan olduğunuz bir zaman yoktur.

“Klasik” 28 günlük (4 haftalık) doğum kontrol hapı paketi kullanıyorsanız, yumurtlamayı önlemek için art arda 7 gün hap içmeniz gerekir. Daha sonra yumurtlama veya hamilelik riski olmadan hap paketinin son 7 gününü kaçırabilirsiniz. Asıl riskli olan, ilk hafta içerisinde ilaç içmeyi unutmaktır.

Bir hapı unutmak için en güvensiz zaman, paketin başı veya sonudur. Bir sonraki paketinize zamanında başlamayı unutursanız, hapsız / plasebo haftasını 7 gün uzatırsınız.

Paketlerinin sonuna doğru hapları kaçıran kadınlar, dönemleri olmak üzereyken bunun önemli olmadığını düşünebilirler. 4. haftanın sonunda eksik haplar, yeterli hormon biriktirmek ve gelecek ay boyunca yumurtlamayı durdurmak için gereken hapları almadığınız anlamına gelebilir.

YANLIŞ: Hap, kadınların kanser olmasına neden olur!

Bu, çoğu kadın için doğru olmayan bir efsanedir. Hapı kullanmak, genel kanser riskinizde herhangi bir artışa yol açmaz.

Hatta, bazı kanser türlerine karşı koruyucu bir etkiye sahiptir. Ortalama kanser riski altında olan kadınlar için yumurtalık, endometriyal ve kolorektal kanser riskini azaltabilir. Aile öyküsü nedeniyle kanser riski daha yüksek olan kadınlar için araştırmalar daha sınırlı kalmaktadır. Bazı araştırmalar meme, servikal ve karaciğer kanserlerinde risk artışı tespit etmiştir.

Meme kanseri riski, sadece doğum kontrolüne değil, hormonlarla ilgili birçok faktöre de bağlıdır. İlk regl kanaması, menopoz yaşınız, ilk hamileliğinizin yaşı (veya çocuk sahibi olmamanız) gibi etkenler hormonlarınızda birtakım değişikliklere yol açar, bu değişiklikler de meme kanseri riskini artırabilir.

 

Kaynak: VeryWellHealth